Neyzen Tevfik,
Sokakta yalın ayak
Yere çökmüş,
Vaziyette duruyormuş…
Ayakkabı boyacısı bir çocuk
Yanına yaklaşarak
Biraz da muziplik yapmak için,
“Boyayalım mı ağabey?” deyince,
Neyzen
Çocuğa biraz da acıyarak cevap vermiş,
“İskarpinim yok,
Yüzümü boya” demiş…
Tabi
Çocuk hemen boya sandığını açarak
Neyzen’in,
Yüzünü boyatmaya başlamış…
Yüzü boyatıldıktan sonra
Neyzen,
Cebindeki üç kuruşu da
Çocuğa vermiş…
Yüzü siyahlar içinde olan
Neyzen’i,
Ünlü yazar Ahmet Rasim görünce,
“Bu ne?
Othello’yu mu oynadın?” diye sormuş.
Neyzen’in cevabı
Düşündürücü olmuş.
“Merhamet
Bazen
İnsanın yüzünü kara çıkartır üstat!”
Ahmet Rasim,
Neyzen Tevfik’i evine götürüp,
Yüzünü yıkayıp, temizlemiş…
Neyzen ayna karşısında
Temizlenen kendine bakarak,
“Üstat” demiş,
“Allah’ımıza cc şükürler olsun ki,
Böyle bir yüz karam oldu…”
İşte
Neyzen,
Sonradan silinen
Yüzünün karasına sevinmiş…
Ancak
Şimdilerde öyle yüzü kararanlar var ki,
Onların yüz karalığı
Hem bu dünyada
Hem de öbür dünyada çıkmayacaktır…
İnsanlara
Umut aşılayıp,
Dün dediğinin bugün
Tam tersini yapan,
Olmayan bir şeyi olmuş gibi gösteren,
Yalan konuşan siyasetçiler,
Rüşvet alan bürokratlar,
Ayak oyunlarıyla
İnsanları birbirine kırdıranların,
Yüzleri,
Hiç ağarmayacaktır…
Onların,
Hem bu dünyada,
Hem de
Öbür dünyada yüzleri kara olacaktır…
…
Bununla ilgili
Ataol Behramoğlu’nun
Şiiri örnek bir cevaptır…
Yunus Gibi…
Kıran vurdu memleketi,
Zalimler hakan olmuştur…
Yedikleri yoksul eti,
İçtikleri kan olmuştur…
Kula, kulluk etmeyenin,
Vicdanını satmayanın,
Haram lokma yutmayanın
Mekânı zindan olmuştur…
Yalan, dolan yazıp çizen,
Kudretliye övgü düzen,
Dün dinsizim diye gezen,
Bugün Müslüman olmuştur…
Emeksiz zengin olanın,
Kitapsız bilgin olanın,
Sermayesi din olanın,
Rehberi Şeytan olmuştur…
Haramisi, soyguncusu,
Uğursuzu, vurguncusu,
Cellat ruhlusu, soysuzu,
Bakan, Sadrazam olmuştur…
Korkan varsa konuşmaya,
Anlam yükleyip susmaya,
Gerek kalmadı korkmaya,
Çünkü korkulan olmuştur…
Sesime ver gülüm,
Tutsaklığa yeğdir ölüm…
Nerde varsa böyle zulüm,
Çaresi isyan olmuştur…
…
Ömer Hayyam’ ın
Şu şiiri de
Bugünü yansıtıyor değil mi?
Gün gelir;
Hırsızlar zengin, metresler eş,
Serseriler adam olur…
Odundan kapı,
Taştan saray olur…
Gün gelir;
Kezbanlar destan,
Onları destan yapanlar mestan olur…
Gün gelir;
Çivisi çıkar dünyanın…
Konuşamayanlar hatip,
Şifa veremeyenler tabip,
Yazamayanlar kâtip olur…
Ama yine öyle bir gün gelir ki;
İşler ters döner,
Aldatan, bir gün sadakat için,
Çalan, bir gün adalet için,
Döven, bir gün şefkat için yalvarır…
‘Piyon’ deyip geçme, gün gelir şâh olur…
Şâha da fazla güvenme,
Gün gelir mat olur…
İnsan yaratıcısına bile nankör iken
Sana vefalı mı olur?
Oluruna bırak her şeyi bak neler, neler olur…
Bahar biter kış olur.
Gün biter gece olur.
Söz biter sükût olur.
Zenginlerde metelik,
Güzellerde cemâl,
Güçlülerde kuvvet kalmaz olur…
Hayaller kaybolur,
Ümitler yok olur…
Hayat bazen boş olur, saçma olur,
Çekilmez olur, yalan olur…
Gün gelir ki
Sen bakmazken her şey hallolur…
Ve öyle bir gün gelir ki:
Hayat biter son olur…
Gün artık gelmez olur…
…
Bu duygularla,
Hoş kalın, hoşça kalın…
27.11.2025
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar
Çok güzel yazmışsınız
Gönlüne sağlık Rahman hocam