Haber : Süleyman Hacıbektaşoğlu
Trabzon’da Halkevleri’nden Manifesto Çağrısı: “Yoksulluğa, talana ve Saray rejimine karşı halkın sözünü büyütüyoruz!”

Trabzon’da Halkevleri’nden Manifesto Çağrısı: “Yoksulluğa, talana ve Saray rejimine karşı halkın sözünü büyütüyoruz!”
Trabzon – Halkevleri’nin Türkiye’nin dört bir yanında yükselttiği “Saray’ın karşısına Halkın Manifestosu’yla dikilelim!” çağrısı, Trabzon’da bugün Meydan Parkı’nda yapılan buluşmayla karşılık buldu. Halkevciler, hem ülke genelindeki yoksullaştırma politikalarına hem de Karadeniz’de derinleşen doğa talanına karşı mücadeleyi büyütme iradesini ortaya koydu.
“Bu kent talan sahası değil, emekçi halkın onurlu yurdudur”
Eylemde konuşan Halkevleri MYK üyesi Haktan Özkan, Karadeniz’in yıllardır yoksulluk, maden projeleri, doğa tahribatı ve faşist provokasyonlar karşısında verdiği direnişin altını çizdi. Trabzon’un yalnızca kabinelere bakan veren bir şehir olmadığını vurgulayan Özkan, şu sözlerle iktidara seslendi:
“Bu kent sizin sadece kabinenize 3-5 bakan çıkardığınız bir kent değildir.
Bu kent Ankara’da oturup ormanını, yaylasını ruhsatlandırdığınız maden sahalarından da ibaret değildir.
Bu kent; bir milyon nüfusuyla, bağda bahçede çalışan emekçi kadınlarıyla, üreticileriyle, gençleriyle, sayısı on binleri bulan işsizleriyle, haklarını savunan üniversitelileriyle onurlu ve kadim bir kenttir.”
Özkan, yağma ve talan politikalarına Karadeniz’in her köşesinde set çekileceğini söyleyerek konuşmasını şöyle tamamladı:
“Her sokak başında, her köyde, şairin dediği gibi eğri ve uzun bir yol, inatçı ve kararlı suratlarla karşılaşacaksınız. Tüm Karadeniz halkını mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”
“Emeğimize ve doğamıza sahip çıkacağız”
Özkan’ın konuşmasının ardından Halkevciler adına basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada, ülkeyi saran yoksullaştırma politikalarının Karadeniz’deki etkisine dikkat çekildi. Çay ve fındık üreticilerinin alım fiyatlarının baskılanmasıyla yoksulluğa mahkûm edildiği vurgulandı.
Karadeniz’in doğal güzelliklerini, vadilerini, ormanlarını ve ekosistemini hedef alan maden, enerji, inşaat ve turizm projelerinin bölgeyi bir rant laboratuvarına dönüştürdüğü belirtildi.
Halkevciler, çıkış yolunun tek olduğunu ifade etti:
“Bu yoksulluk ve talan çemberinden kurtulmanın yolu, her alanda hak mücadelelerini yükseltmekten geçiyor. Karadeniz’de emeğimizin ve temel haklarımızın çalınmasına göz yummayacağız; direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz.”
30 Kasım için çağrı: “Trabzon’dan Ankara’ya, halkın sözü bir araya gelsin”
Halkevciler, tüm Karadeniz halkını ortak mücadeleye katılmaya davet ederek açıklamalarını şu sözlerle sonlandırdı:
“Çağrısını yaptığımız direnişin ilk adımı olarak tüm Trabzon ve Karadeniz halkını 30 Kasım 2025 Pazar günü Ankara’da yapılacak Saraya Karşı Halkın Manifestosu Konferansı’na davet ediyoruz.”
Eylem boyunca “Yoksulluğa teslim olmayacağız!”, “Madene geçit yok!”, “Halk kazanacak!” sloganları yükselirken, Trabzon’dan Ankara’ya uzanan çağrı meydanda güçlü bir karşılık buldu.
Trabzon – Halkevleri’nin Türkiye’nin dört bir yanında yükselttiği “Saray’ın karşısına Halkın Manifestosu’yla dikilelim!” çağrısı, Trabzon’da bugün Meydan Parkı’nda yapılan buluşmayla karşılık buldu. Halkevciler, hem ülke genelindeki yoksullaştırma politikalarına hem de Karadeniz’de derinleşen doğa talanına karşı mücadeleyi büyütme iradesini ortaya koydu.
“Bu kent talan sahası değil, emekçi halkın onurlu yurdudur”
Eylemde konuşan Halkevleri MYK üyesi Haktan Özkan, Karadeniz’in yıllardır yoksulluk, maden projeleri, doğa tahribatı ve faşist provokasyonlar karşısında verdiği direnişin altını çizdi. Trabzon’un yalnızca kabinelere bakan veren bir şehir olmadığını vurgulayan Özkan, şu sözlerle iktidara seslendi:
“Bu kent sizin sadece kabinenize 3-5 bakan çıkardığınız bir kent değildir.
Bu kent Ankara’da oturup ormanını, yaylasını ruhsatlandırdığınız maden sahalarından da ibaret değildir.
Bu kent; bir milyon nüfusuyla, bağda bahçede çalışan emekçi kadınlarıyla, üreticileriyle, gençleriyle, sayısı on binleri bulan işsizleriyle, haklarını savunan üniversitelileriyle onurlu ve kadim bir kenttir.”
Özkan, yağma ve talan politikalarına Karadeniz’in her köşesinde set çekileceğini söyleyerek konuşmasını şöyle tamamladı:
“Her sokak başında, her köyde, şairin dediği gibi eğri ve uzun bir yol, inatçı ve kararlı suratlarla karşılaşacaksınız. Tüm Karadeniz halkını mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.”
“Emeğimize ve doğamıza sahip çıkacağız”
Özkan’ın konuşmasının ardından Halkevciler adına basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada, ülkeyi saran yoksullaştırma politikalarının Karadeniz’deki etkisine dikkat çekildi. Çay ve fındık üreticilerinin alım fiyatlarının baskılanmasıyla yoksulluğa mahkûm edildiği vurgulandı.
Karadeniz’in doğal güzelliklerini, vadilerini, ormanlarını ve ekosistemini hedef alan maden, enerji, inşaat ve turizm projelerinin bölgeyi bir rant laboratuvarına dönüştürdüğü belirtildi.
Halkevciler, çıkış yolunun tek olduğunu ifade etti:
“Bu yoksulluk ve talan çemberinden kurtulmanın yolu, her alanda hak mücadelelerini yükseltmekten geçiyor. Karadeniz’de emeğimizin ve temel haklarımızın çalınmasına göz yummayacağız; direnmeye, mücadele etmeye devam edeceğiz.”
30 Kasım için çağrı: “Trabzon’dan Ankara’ya, halkın sözü bir araya gelsin”
Halkevciler, tüm Karadeniz halkını ortak mücadeleye katılmaya davet ederek açıklamalarını şu sözlerle sonlandırdı:
“Çağrısını yaptığımız direnişin ilk adımı olarak tüm Trabzon ve Karadeniz halkını 30 Kasım 2025 Pazar günü Ankara’da yapılacak Saraya Karşı Halkın Manifestosu Konferansı’na davet ediyoruz.”
Eylem boyunca “Yoksulluğa teslim olmayacağız!”, “Madene geçit yok!”, “Halk kazanacak!” sloganları yükselirken, Trabzon’dan Ankara’ya uzanan çağrı meydanda güçlü bir karşılık buldu.