Ne yazık ki,
En büyük hünerlerimizden biri,
Yalakalık oldu…
Hayatını idame ettirmek için
Sanatçı, iş insanı
Veya
Zanaatkâr olmaya gerek yok…
En büyük sanat
Yalakalık sanatı oldu…
Hayır
Öyle hayatını
Ömür boyu çalışmakla
Ve
Heba etmekle geçirmeye uğraşma!
Bir iki,
Takla atmayı öğren,
“En iyisini
Siz bilirsiniz efendim” derseniz,
Ömür boyu rahat edersiniz…
Para mı istersiniz?
Al size 7 sülalene yetecek para…
Mevki,
Makam mı istiyorsun?
Al sana
En güzelinden mevki, makam…
İyi yalakalık yapabilirsen,
5-6 tane kurula
Yönetim kurulu üyesi olarak atanır,
Ballı maaşlarla
Paraya, para demezsin…
Bir anda
Hemencecik,
Bütün kapılar sana açılır…
Yoksa
Sizde hep doğruyu söyler,
Hak,
Hukuk,
Adaletten yana,
Liyakate önem verir
Ve
Yalan söylemez misiniz?
Oooo,
Tuzunuz kuru o zaman,
Ya topçu,
Veya
Popçusunuz ve
Ömür boyu rahat yaşıyorsunuzdur…
Para, mevki,
Makama ihtiyacınız yok…
Hayır
Onlardan değilim diyorsanız,
Durun o zaman…
Bu dünyada
Çekecekleriniz var
Ve
Ömür boyu sürter durursunuz…
Eş, çocuklar,
Evde
Ekmek bekler sizden…
Günde
12 saat çalıştığınız halde,
Onların
Beklentilerine karşılık veremezsiniz…
Aldığınız maaş
Kiraya bile yetmez,
Mesaiden sonra
Başka işler kovalayarak,
3-5 kuruş daha kazanmak için uğraşırsınız…
İçten içe,
Eş ve çocuklarda
Açıkça düşman olur size…
“Ne olmuş yani
Bu kadar dürüst olmazsan,
Azıcık yalan konuşup,
Bir, iki takla atmış olsan…
Değer mi?
O kadar dürüst olmaya
Ve
Çocuklarını aç bırakmaya…
Dürüstlük,
Kimin karnını doyurmuş ki!
Bak falancanın
Eşi ve
Çocuklarının yediği önünde
Yemediği arkasında…
Türlü
Türlü giyip,
AVM’ de geziyorlar…
Kimse
Palyaçolar gibi
Şarlatanlık yapın istemiyor…
“En iyisini
Siz bilirsiniz efendim” desen,
Dilinde tüy mü biter?
Ortaya çıkıp,
“Bende şöyle düşünüyorum”
Demezsen ne olur?
Şimdiye kadar,
Yalandan kim ölmüş te,
Yalan
Söylememek için
Öyle direniyorsun” diye,
Haklı olarak, içten içe kızarlar…
Bak
Tarikatlara girenlere,
Düşünmeyecek,
Görüş belirtmeyeceksin,
Şeyh, Şıh,
Hoca Efendi ne diyorsa,
İtiraz etmeyeceksin” diyorlar…
Öyle olsan
Eş,
Çoluk, çocuk rahat eder…
…
Eski
Belediye başkanı,
Eski bakanlardan birisi,
Sayın Cumhurbaşkanımızın da olduğu
Protokolün önünde
Bir anısını anlatmakta…
“Ünlü bir sanatçımız Hac görevi için
Kâbe’ye gitmiş…
Oradan
Sayın eski bakanımızı arayıp,
“Ağabey,
Ben tavaf edemiyorum” demiş…
Sayın eski bakan,
“Hayırdır ne oldu?
Hayranların Kâbe’yi mi bastı,
Niye tavaf edemiyorsun?” demiş…
“Hayır,
Önümde Türk bayrağı var,
Sarı benizli, Kara derili,
Çekik gözlü
Ve
Hiç tanımadığım milletten insanlar
Beni durdurup,
Türk bayrağını öpüyorlar
Ve
Elimden tutup, beni Kâbe’ye çevirip
Elimi açtırdıktan sonra
“Recep Tayyip Erdoğan” diye,
Duaya başlıyorlar” demiş…
…
İşte
Bir sanatçımızın
Kâbe’de başına gelenler
Ve
O anıyı,
Dünyaya aktaran siyasetçi…
Zaten
Sayın Cumhurbaşkanı da
Bu hikâyeye
Çok inanmamış olacak ki, hiçbir tepki vermedi…
60 ülkeyi gezdim
Montumun kenarında
Türk Bayrağı var…
Ama
Bana bir tane bile
Böyle birisi rastlamadı…
Zaten
Gittiğim ülkeleri yazılarımla
Sizlere
Günübirlik aktarıyorum…
Montesquieu,
“Bir ülkede yalakalığın getirisi,
Dürüstlüğün
Getirisinden fazla ise,
O ülke batar” diye söyler…
Sayın Cumhurbaşkanının uçağında
Bir ülkeye giderken
Uçakta bulunan yalakalardan biri,
“Sayın Cumhurbaşkanım,
Ürdün’de
Başbakan istifa etti…
Başbakan olarak
Kimi
Atayacaksınız?” diye sorunca,
Etrafındakiler,
Hem
Sayın Cumhurbaşkanına
Hem de
Yalakalık yapan kişiye bakarak,
Donup kalmışlar…
Bu işte
Öyle uç noktaya gelen
Yalakalığı yapan kişiyi bu yalakalığın üstüne
Ne yapacaklar da geçecekler…
Diğerleri
Boynunu bükerek
Onu yalakalıkta geçemeyeceklerine
Kanaat getirdiler…
Bu yalakalık
Öyle fazla oluyor ki,
Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek,
“Ücretlileri,
Enflasyona ezdirmedik” deyince,
Onu alkışlayan,
Yalan söylediğini bile bile,
Tasdik edenler var…
…
Cenap Şehabettin,
“Yüksek tepelerde hem yılana,
Hem de
Kuşa rastlayabilirsiniz;
Ama biri sürünerek,
Diğeri ise
Uçarak, oraya çıkmıştır” der…
Bu duygularla,
Hoş kalın, hoşça kalın…
18.12.2022
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar