KUPA TRABZON’UN, TFF YİNE SINIFTA KALDI
Sezon boyunca Fatih Tekke’ye eleştiriler yağdı. Kaçan fırsatlar, yitirilen puanlar… Taraftarın gözü bunlara takıldı. Ama sezonun başına dönelim. Gelen transferlerin ne yapacağını kimse bilmiyordu. Takım neredeyse sıfırdan kurulurken ortak beklenti ilk 4 idi. Kimse hayal satmadı.
Fatih Tekke işte bu noktada devreye girdi. Takımın çapını en iyi o biliyordu. Haddini bilerek ilerledi, sezon başındaki hedefin dışına çıkmadı. Üçüncülük hedefin içindeydi ama üzerine bir de Ziraat Türkiye Kupası eklendi. Bu kadar belirsizlikle başlayan bir sezonu kupayla taçlandırmak büyük iştir. Sezon başarılıdır, kimse kusura bakmasın.
Bu noktada Konyaspor’u da yürekten tebrik etmek gerekir. Final tecrübesi olmayan bir takım için buraya gelmek bile büyük iş. Sahada savaştılar, pes etmediler. Ama tecrübe farkı kritik anlarda kendini gösterdi ve kupa bu akşam onlara gelmedi. Ancak bu final Konyaspor için bir başlangıçtır. Saygıyla selamlıyoruz.
Şimdi parmağımızı başka bir tarafa, TFF’ye çevirelim. Ligi yönetmekle görevli kurum, sayısız hakem hatasına seyirci kaldı, adaleti değil kaosu tesis etti. Skandal açıklamalar geldi. TFF’nin çifte standardı yaşandı. Tribünler haksız ceza ile seyircisiz bırakıldı. Kimine göz yumuldu, kimine sergi açıldı. Aynı suça aynı ceza verilmedi. Kiminin cezası yendi, kiminki sümen altı yapıldı? Kayserispor’un itirazına rağmen alelacele ligi tescil etti. 7 Haziran’daki mali kongreden çekinildiği için kulüp yöneticilerine ve TFF yöneticilerine bahis soruşturması açılmadı. TFF’nin adı başarıyla değil, skandalla anılıyor.
Bu başarısızlık finalde de kendini gösterdi. Maç daha başlamadan sahaya meşale yağdı, maç durdu. O meşalelerin içeri nasıl girdiğini hâlâ anlamış değiliz. Üstelik stat seçimi tam bir felaketti. Finalistler belli olmadan Antalya’yı dayatan TFF, taraftarı maça değil yola mahkûm etti. Kim nereden geliyor, nasıl ulaşacak, hiç düşünülmemiş. Bu akıl tutulması tercihle TFF, finalin ruhunu öldürdü. Organizasyonun her aşamasında sınıfta kaldılar.
Şimdi bir düşünelim: Bu maç bir Avrupa kupası finali olsaydı, sahaya atılan onlarca meşale yüzünden maç uzun süre durur, UEFA talimatları gereği büyük olasılıkla maç tatil edilirdi. Kupa verilmez, saha kapatılır, kulüp ağır cezalara çarptırılırdı. İşte bu tablo, hem taraftarlara hem kulüplere hem de TFF’ye net bir uyarı niteliğinde: Bu işin şakası yok. Seyirci sorumluluğunu bilecek, kulüp taraftarını kontrol edecek, TFF ise organizasyonu UEFA standartlarında yapacak. Aksi halde bir gün çok daha ağır bir bedel öderiz. Yaşananlar “amatör ruhla” geçiştirilecek kadar küçük değil.
Peki seneye? Fatih Tekke bu sezonu üzerine koyamazsa, daha iyi bir kadroyla Avrupa’da ses getirmez, lige daha iddialı girmezse, işte o zaman “başarısız” diyebiliriz. Ama bu sezon için söylenecek tek kelime var: Tebrikler Fatih Hoca.
Prof. Dr. Ömer DALMAN
Yeni kurulan bu kadroyla Fatih Tekke bana da göre başarılıdır…
Fatih hoca ile seninle aynı görüşteyim.Bence iyi iş çıkardı.Haksız yere kaybettiği punlarıda düşünürsek çok başarılı da diyebiliriz.Trabzonsporu tebrik ediyorum.Konya ile ilgilide Deniz Türüç gibi sporcularının sakatlık yapmak için özel hareket ettiğini düşünüyorum.Antalya ayrı bir vaka.
Son sözüm; Bu ülkenin spor akademilerinde,ünüversitelerinde,spora kulüplerinde Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki,çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” prensibi defalarca tekrarlanmalı ve amacına ulaştırılmalıdır.