Hukuk devleti, kavramların keyfî biçimde kullanılmasına izin vermez. “Butlan” gibi hukukun en ağır yaptırımlarından biri, ancak kanunun öngördüğü şartlar oluştuğunda ve yetkili merciler tarafından değerlendirilir. Hukuki kavramları siyasal mücadelenin silahı hâline getirmek, ne hukuka ne de demokrasiye hizmet eder.
Bugün “butlan” üzerinden yürütülen tartışmalar, Türkiye’nin gerçek sorunlarını gölgede bırakmaktadır. Ekonomik sıkıntılar, üretim, işsizlik, eğitim, adalet ve milli egemenlik gibi hayati meseleler dururken, hukuki kavramların siyasi polemik malzemesi yapılması toplumsal kutuplaşmayı artırmaktan başka bir sonuç doğurmaz.
Cumhuriyet, hukukla kuruldu; hukukla yaşayacaktır. Hiçbir siyasi hedef, hukukun temel ilkelerinin önüne geçirilemez. Hukuk, kişilere göre eğilip bükülecek bir araç değildir. Hukukun üstünlüğüne inanıyorsak, herkes için aynı kuralların geçerli olmasını da savunmak zorundayız.
Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yol, tam bağımsız Türkiye idealidir. Tam bağımsızlık; sadece sınırlarımızı korumak değil, hukukun üstünlüğünü, milli egemenliği ve demokratik meşruiyeti de korumaktır. Cumhuriyet’in gücü, hukuku tartışmalı hâle getirmekte değil, hukuka güveni güçlendirmektedir.
İşte tam da bu nedenle, Atatürk ilke ve devrimlerine gönülden bağlı bütün Kemalist devrimcilerin ve Cumhuriyet sevdalılarının tarihi bir sorumluluğu vardır. Kısır siyasi tartışmaların peşinden sürüklenmek yerine, tam bağımsız Türkiye idealini yeniden ayağa kaldıracak, hukukun üstünlüğünü, laik Cumhuriyet’i ve milli egemenliği tavizsiz savunacak yeni siyasal oluşumlarda demokratik yollarla birleşmek, ülkemizin geleceği açısından önemli bir tercih olacaktır.
Bugün çağrı; kişilere değil, ilkeleredir. Makamlara değil, Cumhuriyet’in kurucu felsefesinedir. Bütün Kemalist devrimcileri, tam bağımsız Türkiye ülküsünü büyütmek, Atatürk’ün emanetine sahip çıkmak ve bu hedef doğrultusunda kurulan yeni siyasi çatı altında demokratik mücadeleye omuz vermeye davet ediyorum.
Çünkü tarih göstermiştir ki; hukuk zedelendiğinde devlet zayıflar, hukuk güçlendiğinde ise Cumhuriyet güçlenir. Türkiye’nin ihtiyacı hukuksuz “butlan” tartışmaları değil; güçlü hukuk, güçlü demokrasi ve tam bağımsız Türkiye idealidir. Bu ideale ulaşmanın yolu ise, millet iradesine güvenen, hukuka bağlı ve Cumhuriyet değerlerini kararlılıkla savunan güçlü bir siyasal birliktelikten geçmektedir.