61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

KARADENİZ AFFETMEZ: CESARET YETMEZ, BİLGİ DE GEREKİR « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Akademisyen ve Yazar | KTÜ | Üst Klasman Temsilcisi | Bilim, spor ve fikirler paylaşılır

Prof. Dr. Ömer DALMAN (Karadeniz Teknik Üniversitesi)

KARADENİZ AFFETMEZ: CESARET YETMEZ, BİLGİ DE GEREKİR

KARADENİZ AFFETMEZ: CESARET YETMEZ, BİLGİ DE GEREKİR
Son Güncelleme :

28 Temmuz 2026 - 7:54

41 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

KARADENİZ AFFETMEZ: CESARET YETMEZ, BİLGİ DE GEREKİR

Bulancak’tan gelen haber, Karadeniz’in yüreğine bir kez daha ateş düşürdü.
Denizde boğulma tehlikesi geçiren ikisi çocuk üç kişiyi kurtarmak için hiç düşünmeden suya giren Yusuf Koç, onların hayata tutunmasını sağladı. Ancak kendisi rip akıntısına kapıldı. Saatler sonra açıklarda bulundu, hastaneye kaldırıldı. Ne yazık ki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Yusuf Koç’a Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.
Fakat şimdi kendimize şu soruyu sormak zorundayız:
Yusuf Koç’u kim öldürdü?
Sadece Karadeniz mi?
Yoksa yıllardır bildiğimiz hâlde toplum olarak yeterince anlatamadığımız, gerekli önlemleri alamadığımız görünmez bir tehlike mi?
Karadeniz kıyılarında her yaz benzer haberleri okuyoruz. İsimler değişiyor, ilçeler değişiyor ama acı değişmiyor. “Akıntıya kapıldı”, “Boğuldu”, “Kurtarılamadı”…
Oysa bu ölümlerin önemli bir kısmının ortak nedeni rip akıntısıdır.
Rip akıntısı, halk arasında bilinen adıyla “çeken akıntı”, kıyıya ulaşan dalga sularının dar bir koridordan büyük bir hızla yeniden açığa dönmesiyle oluşur. İnsanları denizin dibine çekmez; kıyıdan uzaklaştırır. Asıl tehlike de burada başlar. Akıntıya kapılan kişi paniğe kapılarak kıyıya doğru yüzmeye çalışır. Gücünü birkaç dakika içinde tüketir. Yorgunluk, panik ve dalgalar birleşince hayatta kalma şansı hızla azalır.
Peki kaç kişi bunu biliyor?
Kaç anne baba çocuğuna rip akıntısının ne olduğunu anlatabiliyor?
Kaç okulda deniz güvenliği eğitimi veriliyor?
Kaç plajda, “Bu bölgede rip akıntısı riski vardır” yazan kalıcı ve dikkat çekici tabelalar bulunuyor?
Her yıl valilikler, belediyeler ve meteoroloji birimleri kuvvetli dalga ve rip akıntısı nedeniyle peş peşe uyarılar yayımlıyor. Hatta birçok sahilde denize girmek geçici olarak yasaklanıyor. Demek ki tehlike biliniyor.
Peki öyleyse neden her yaz aynı acıları yaşamaya devam ediyoruz?
Sorun yalnızca uyarı yapmak değildir. Uyarının vatandaşa ulaşmasını sağlamak da kamu kurumlarının sorumluluğudur. Sahildeki bir vatandaş, cep telefonuna gelen bir açıklamayı okumamış olabilir. Ama plaja adım attığında karşısında büyük uyarı levhaları, kırmızı bayraklar ve görev başındaki cankurtaranları görmelidir.
Bir başka gerçek daha var.
Karadeniz, Akdeniz değildir.
Kıyıları daha diktir, dip yapısı daha değişkendir ve kuvvetli dalgalar rip akıntısının oluşması için uygun ortam hazırlar. Özellikle fırtına sonrası, rüzgârın şiddetlendiği ve dalga boyunun arttığı günlerde risk katlanarak büyür. Denizin sakin görünen bölümü çoğu zaman en tehlikeli yerdir. Çünkü rip akıntısı köpüren dalgaların arasında değil, çoğu zaman daha durgun görünen dar bir koridorda oluşur.
İşte bu nedenle iyi yüzme bilmek tek başına yeterli değildir.
Rip akıntısına karşı kas gücü değil, doğru bilgi hayat kurtarır.
Akıntıya kapılan bir kişi kıyıya doğru inatla yüzmek yerine paniğe kapılmadan su üstünde kalmaya çalışmalı, mümkünse kıyıya paralel yüzerek akıntının dışına çıkmalı ve yardım istemelidir. Dünyanın birçok ülkesinde bu bilgi ilkokul çağından itibaren öğretilirken, biz hâlâ her yaz acı olaylardan sonra konuşuyoruz.
Yusuf Koç, hiç düşünmeden başkalarının hayatı için kendi hayatını ortaya koydu. Onun gösterdiği cesaret, hafızalardan silinmeyecek.
Ama Yusuf Koç’un ardından sadece taziye mesajları yayımlanacak, birkaç gün sonra her şey unutulacaksa gelecek yaz aynı haberleri okumaya devam ederiz.
Asıl soru şudur:
Her yıl aynı sahillerde insanlar hayatını kaybederken biz gerçekten gerekli dersleri çıkarıyor muyuz?
Yoksa Karadeniz’in görünmeyen katili olan rip akıntısını, bir sonraki canı alana kadar yine görmezden mi geleceğiz?

Prof. Dr. Ömer DALMAN

YORUM YAP

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x