61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et

Beşikdüzü’nde zeytin Dalını Kim Tutacak? « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Beşikdüzü’nde zeytin Dalını Kim Tutacak?

Beşikdüzü’nde zeytin Dalını Kim Tutacak?
Son Güncelleme :

09 Eylül 2026 - 11:26

47 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Siyasette bazen kazanmak, rakibini yenmekle başlar sanılır. Oysa asıl siyasal olgunluk, gerektiğinde kendi adaylığının önüne ortak aklı koyabilmektir. Beşikdüzü şimdi tam da böyle bir sınavdan geçiyor. Yeni partinin ilçe başkanlığı için üç aday ortaya çıkmış durumda. Adaylardan biri, mevcut kurucu ilçe başkanına zeytin dalı uzatıyor. “Gelin ortak bir aday üzerinde buluşalım, ilçeyi bölmeden, parçalamadan, hep birlikte daha güçlü bir yapı oluşturalım” diyor. Karşılığı ne oluyor? “Ben.” “Israrla “ben”… Oysa siyaset yalnızca “Ben kimim?” sorusuyla yapılmaz. Asıl soru “Biz Beşikdüzü için ne yapabiliriz?” sorusudur.
Aynı zeytin dalı diğer adaya da uzatılıyor. Genç, eğitimli, kadın bir aday… Beşikdüzü gibi çağdaş, kültürel yapısı güçlü, eğitim düzeyi yüksek bir ilçeye kadın bir ilçe başkanının çok yakışacağı açıktır. Hele genç ve eğitimli bir kadının siyasetin önünde yer alması, parti adına önemli bir kazanım olabilir.Fakat siyasette yaş, cinsiyet ve diploma tek başına yeterli ölçüt değildir. İlçe başkanlığı bir vitrin görevi değildir. Hele Türkiye’nin ve siyasetin böylesine ağır bir dönemden geçtiği koşull arda, ilçe başkanlığı ciddi bir sorumluluk, güçlü bir örgüt bilgisi, saha deneyimi, insan ilişkileri ve siyasi birikim gerektirir. Parti geçmişi henüz iki yıl civarında olan bir kişinin bu ağır yükü taşıyacak örgütsel birikime ulaşması zaman alabilir. Burada sorun kadın olması, genç olması ya da eğitimli olması değildir. Sorun, görevin gerektirdiği birikime henüz ulaşmamış olmasıdır. Üstelik aynı zeytin dalı bu adaya da uzatıldığı halde “Ben” diyerek ortak akla kapıyı kapatıyorsa, burada artık kişisel adaylıktan daha büyük bir sorun ortaya çıkar. Ego, siyasetin önüne geçmeye başladığında örgüt kaybeder. Peki bütün bunların ortasında üçüncü aday ne yapmalıdır? İki aday da ortak akla yanaşmıyorsa, önünde kalan seçenek bellidir: Yoluna devam etmek. Çünkü zeytin dalını uzatan insan, elini uzattığı için suçlanamaz. Uzattığı eli karşılıksız bırakanlar kendi tercihlerini yapmıştır.
Bir başka yafta daha var: “Bu aday ilçe başkanlığını basamak olarak kullanıyor. Sonra belediye başkanlığına, ardından milletvekilliğine gidecek.” Bu iddia, ortada somut bir dayanak yoksa siyasi etikle bağdaşmaz. Hele söz konusu kişi Beşikdüzü’nde yıllardır tanınan, siyasi geçmişi ve toplumsal karşılığı bulunan bir isimse… Üstelik önünde başka bir makama ulaşmak için ilçe başkanlığını basamak yapmaya ihtiyacı yoksa… Daha da önemlisi, üstlendiği görevi süresi dolmadan bırakmayacağını açıkça taahhüt ediyorsa… Bu durumda “basamak” suçlaması hangi zeminde yapılmaktadır? Siyaset, insanların niyetlerini okumakla yapılmaz. Siyaset, ortaya koydukları tutum ve verdikleri söz üzerinden değerlendirilir. Dahası var.Bu aday, bir sonraki döneme kad ar görevini sürdüreceğini ve süreç içinde genç bir arkadaşını yetiştirerek pareti üyelerinin de onay vermesi durumunda bayrağı ona devretmeyi hedefliyorsa, burada kişisel makam arayışından çok örgütün geleceğini düşünmek vardır. Asıl tartışılması gereken de budur. Bugün ilçe başkanlığı koltuğuna kim oturacak sorusundan çok, yarın o koltuğu kime ve nasıl bırakacağımızı konuşabilmeliyiz.
Beşikdüzü’nün ihtiyacı kişilerin birbirini tasfiye ettiği bir siyaset anlayışı olmamalıdır. Beşikdüzü’nün ihtiyacı; deneyim ile gençliği, kadınların gücü ile örgüt deneyimini, eğitim ile saha bilgisini aynı çatı altında buluşturacak bir anlayıştır.
Bir aday “Ben” diyebilir. İkinci aday da “Ben” diyebilir. Üçüncü aday ise “Biz” diyorsa, onu sırf aday olduğu için suçlamak yerine ne söylediğine bakmak gerekir. Çünkü siyasette bazen en güçlü aday, en yüksek sesle “Ben” diyen kişi olmak yerine kendi önüne başkalarını da koyabilendir.
Zeytin dalı uzatmak yenilgi değildir. Uzlaşma aramak güçsüzlük değildir. Ortak aday önermek geri adım değildir. Tam tersine… Bunların her biri siyasi olgunluğun göstergesidir. Beşikdüzü şimdi bir ilçe başkanı seçmeye hazırlanıyor. Ama aslında bundan daha önemli bir tercih yapacak:Kişisel hırsların siyasetini mi, ortak aklın siyasetini mi? Zeytin dalını uzatanın elinde hâlâ bir dal var. Önemli olan, o dalın kime uzandığı kadar, kimin onu tutacak siyasi olgunluğa sahip olduğudur.
Çünkü Beşikdüzü’nün artık “Ben” diyenlerden çok, “Biz” diyebilenlere ihtiyacı var.

YORUM YAP

4 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x