Türkiye’de son yıllarda yeniden ısıtılan” çözüm süreci” tartışmaları, aslında çok daha derin bir soruyu önümüze koyuyor.
Bu ülkeyi bir arada tutan, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin temel felsefesinde Ulus devlet ve eşit yurttaşlık anlayışıdır.
Atatürk’ün ulus anlayışı, bugün kimi çevrelerin iddia ettiği gibi etnik değildir. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir ifadelerinde,
Kan yoktur, Irk yoktur, Mezhep yoktur. Ortak kader, ortak vatan ve ortak hukuk vardır. Yani Atatürk, Kürt’ü, Çerkes’i, Laz’ı, Arap’ı ayrı ayrı siyasal kimlikler haline getirmemiş; hepsini eşit yurttaşlıkla birleştirmiştir.
DEM Partinin bu süreçteki yanlışı nerede?
Bize göre DEM Parti söylemlerini, hukuk ve demokrasi meselesi olmaktan çıkarıp, etnik kimlik meselesine indirgemektir.
Yerel özerklik, ana dilde kamusal eğitim, etnik temelli siyaset gibi talepler, bize Türkiye’de sadece Kürtler mi yaşıyor sorusu geliyor. Eğer devlet bir etnik kimliği merkeze alır, diğerlerini görmezden gelirse bu durum eşit yurttaşlık ilkesi ile çelişir. İşte Ulu Önder’in reddettiği olayda buydu.
Üniter devlet; Tek bayrak, Tek hukuk, Tek egemenlik demektir. Bu yapı farklı kültürleri yok saymadığı gibi ayrı siyasal alanlar da yaratmaz.
DEM Partinin ısrarla vurguladığı yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, etnik temelinde ele alındığında fiili özerklik, merkezden kopuş ve devlet otoritesinin zayıflaması sonucunu doğurur. Bu açıkça demokrasi değil, devletin çözülmesidir.
Peki, Emperyalizm bu işin neresinde?
İşte asıl sorun bu..!
Bugün Emperyalizm, artık tankla tüfekle gelmiyor.
Kimlik siyaseti, yerelleşme, haklar söylemleriyle güçlü ulus devletleri zayıflatmaktır. Irak’ta, Suriye’de, Libya’da yaşanan sonucu barış, demokrasi ve güvenlik hiç gelmedi.
Türkiye’de herkes, anadilde konuşabilir, kültürünü yaşayabilir, kendini özgürce ifade edebilir ve ediyor. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak, ayrı siyasal yapı, ayrı yönetim, ayrı hukuk noktasına geldiğinde konu artık hak değil egemenliktir. Milleti etnik çizgilerle ayırmak bağımsızlığı tehlikeye atmaktır. Atatürk’ün ulus devleti Emperyalizme karşı kurulmuştur.
Bugün tek ihtiyacımız; Etnik siyaset değil, Eşit yurttaşlık. Özerklik değil hukuk devleti. Dış akıllar değil ulusal irade.