61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

AYDINLIKLA GELEN KARANLIK TEHLİKE: TASARRUFLU AMPULLERİN CIVA GERÇEĞİ « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

AYDINLIKLA GELEN KARANLIK TEHLİKE: TASARRUFLU AMPULLERİN CIVA GERÇEĞİ

AYDINLIKLA GELEN KARANLIK TEHLİKE: TASARRUFLU AMPULLERİN CIVA GERÇEĞİ
Son Güncelleme :

26 Şubat 2026 - 2:43

187 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Aydınlıkla Gelen Karanlık Tehlike: Tasarruflu Ampullerin Cıva Gerçeği

Hatırlayın…
Yıllarca margarin bize “sağlıklı” diye anlatıldı. Kalp dostu denildi, bitkisel denildi, kolesterol yok denildi. Sonra ne oldu? İçinden trans yağ çıktı. Damar tıkayan, kalp yoran bir tabloyla karşılaştık. Gerçeği öğrendiğimizde ise iş işten geçmişti.

Şimdi benzer bir hikâyeyi başka bir alanda yaşıyor olabilir miyiz diye sormak zorundayız.
Bu kez konu lambalar.

Son on yılda evlerimizde sessiz bir devrim oldu. O sarı ışıklı, insanın içini ısıtan akkor ampuller raflardan kaldırıldı. Yerlerine soğuk beyaz ışıklı, helezon şeklinde “tasarruflu” ampuller girdi. Devlet teşvik etti, dağıttı, önerdi. Biz de doğal olarak sevindik. Faturalar düştü, “doğru bir iş yapıyoruz” sandık.

Ama kimse bize şunu sormadı:
Bu ampullerin içinde ne var?

Ben bu soruyu ilk kez duyduğumda açıkçası ben de şaşırdım. Çünkü kimse anlatmadı. Kimse uyarmadı. Tıpkı margarinde olduğu gibi.

Evlerimizi aydınlattığını sandığımız o cam helezonların içinde, modern hayatın en sinsi ağır metallerinden biri bulunuyor: cıva.

Hafızayı biraz zorlayalım.
2013 yılında bir profesör çıkıp televizyonlarda “Devlet tasarruflu ampul fabrikası kursun, ampulleri bedava dağıtsın” dedi. Gerekçe netti: Akkor ampuller enerjinin yüzde 95’ini boşa harcıyordu. Tasarruflu floresanlar ise aynı ışığı çok daha az enerjiyle sağlıyordu.

2008’de Enerji Bakanlığı harekete geçti.
On ilde milyonlarca ampul ücretsiz dağıtıldı.
ENVER projeleri, Enerji Hanım kampanyaları derken topluma tek bir mesaj verildi:
“Ampulü değiştir, ülkeyi kurtar.”

Avrupa Birliği de aynı yolu izledi. 2012’de akkor ampuller yasaklandı. Kimse itiraz etmedi. Hem cebimiz hem dünya kazanıyor sanıldı.

Ama mesele tam da burada başlıyor.

Bu ampuller çalışmak için cıva buharına ihtiyaç duyar. Elektrik akımı cıvayı uyarır, cıva ultraviyole ışık üretir, fosfor kaplama bu ışığı görünür hale getirir. Yani her tasarruflu ampulün içinde, farkında olmadan küçük bir cıva deposu saklanır.

“Ne olacak, miktarı az” diyenler olabilir.
Bir ampulde ortalama 4–5 miligram cıva var. Ama cıva öyle bir madde ki, çok küçük dozlarda bile ciddi sağlık riskleri oluşturur. Kırılan bir ampulden yayılan cıva buharı, özellikle kapalı alanlarda solunum yoluyla hızla vücuda girer.

Bir tasarruflu ampul kırıldığında yapılması gerekenleri buraya özellikle yazıyorum. Çünkü bunları bilen insan sayısı çok az:

– Odayı hemen boşaltın.
– Çocukları ve evcil hayvanları uzaklaştırın.
– Pencereleri açın, en az 15–20 dakika havalandırın.
Elektrik süpürgesi kesinlikle kullanmayın.
– Eldivenle camları karton yardımıyla toplayın.
– Kalan tozları bantla alın.
– Atıkları ağzı sıkı kapanan bir kapta saklayın.
– Kıyafete bulaştıysa, o kıyafeti bir daha giymeyin.

Bu bir abartı değil.
Uzmanların uyarısı net: Cıva beyin bariyerini çok hızlı geçen bir ağır metal. Baş ağrısı, titreme, hafıza sorunları, kaygı bozukluğu yapabiliyor. Hamilelerde ise plasentayı geçip bebeğe ulaşabiliyor.

Asıl can alıcı soru şu:
Bu ampuller ömrünü tamamladığında ne yapıyoruz?

Cevap basit ve ürkütücü: Çöpe atıyoruz.
Oysa bu ampuller tehlikeli atık. Çöplüklere gittiğinde içlerindeki cıva toprağa karışıyor, suya karışıyor, balıklara ulaşıyor ve sonunda dönüp yine bizim soframıza geliyor.

Türkiye’de yüz binlerce ton elektronik atık olduğu tahmin ediliyor. Geri dönüşüm tesisleri var ama vatandaş bilmiyor. Belediyelerin çoğunda toplama noktası yok ya da kimse yerini söylemiyor.

İşin ironik tarafını söylemeden geçemeyeceğim:
Avrupa Birliği, 2021’den itibaren bu tasarruflu floresan ampulleri yasaklamaya başladı. Yerlerine cıva içermeyen LED teknolojisi geçti.

Yani bize yıllarca “kullanın” denilen ürünler, bugün Avrupa’da terk ediliyor.
Tıpkı margarin gibi.

Şimdi sormak zorundayız:
Yine mi geç kalıyoruz?

Tasarruflu ampuller faturada birkaç lira kazandırmış olabilir. Ama evimizin havasına, suyuna ve çocuklarımızın geleceğine karanlık bir gölge düşürmüş olabilir.

Ne yapmalı?
Önce bilmeliyiz.
Sonra belediyelere “tehlikeli atık toplama noktaları nerede?” diye sormalıyız.
Ve yeni bir ampul alırken, cıva içermeyen LED teknolojisini tercih etmeliyiz.

Unutmayın:
Bazen en masum görünen ışık, en büyük tehlikeyi saklar.
Tıpkı bir zamanlar “en sağlıklı” dedikleri margarin gibi.

Prof. Dr. Ömer DALMAN

YORUM YAP

5 4 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Menderes Yunus Yarar
Menderes Yunus Yarar
3 gün önce

Sevgili hocam verdiğiniz bilgiler ve aydınlatıcı yazınızdan dolayı teşekkür ederiz yazılarınızın devamını bekliyor sevgiler saygılar sunuyoruz kalın sağlıcakla

1
0
Would love your thoughts, please comment.x