Evet, bu hesabı kim yapıyor?
Enflasyon %30
Emekliye zam %12.19
Tüik çıkıyor, büyük bir ciddiyetle enflasyonu açıklıyor: %30.
Ardından devleti yönetenler, emekliye yapılan zammı ilan ediyor: %12.19
Şimdi birlikte derin bir nefes alarak şu soruyu soralım.
Bu nasıl bir akıldır?
Bu nasıl bir matematik, bu nasıl bir vicdandır?
Demek ki ülkede fiyatlar %30 artmışsa, ekmek, pazar çantası, kira, elektrik,
Su, ilaç, ulaşım yüz de otuz kadar can yakıyordur. Elbette seviniriz.
Peki, emekliye verilen %12.19 zam ne anlama geliyor?
Ben ifade edeyim. Emeklinin cebinden %17.81 sessiz sedasız geri almak demektir.
Bu zam değildir. Bu maaş artışı kılıfına sokulmuş bir eksiltmedir.
Şimdi 70 yaşında bir emekliye düşünelim.
Belki şeker hastası, belki de tansiyon ilacı kullanıyor ve daha neler.
Bunları bırakalım.
Torununa harçlık vermek istiyor veremiyor. Pazarda filesini yarıya kadar doldurup geri dönüyor. Ama mutfakta tencere yine boş. Siz bu insana diyorsunuz ki, enflasyon %3o ama sen %12 ile idare et.
Nasıl idare edecek,
Hangi matematikle,
Hangi mantıkla ve hangi vicdanla?
Daha da vahimi şu;
Bu rakamları açıklayanlar, aynı pazara çıkmıyor, aynı faturayı ödemiyor, aynı maaşla ay sonunu ay sonunu getirmeye çalışmıyor. Elbette makam arabasından bakınca enflasyon düşüktür. Ama emeklinin mutfağında TÜİK değil gerçek hayat vardır.
Açıkça ifade edelim; enflasyonun bu kadar düşük olduğuna elbette inanmak isteriz. O zaman emekliye en az enflasyon kadar zam yapılması gerekmez mi? Neden yapılmadı?
Emekli sadaka istemiyor. İnsan gibi yaşamak istiyor. Lütuf beklemiyor. Kendi alın terinin, kendi ödediği priminin karşılığını istiyor. Sonuçta olan yine emekliye oluyor. Senelerce çalışmış insan bugün hesabını ekmekten yapıyor. İlacını mı alsın, pazara mı çıksın diye düşünüyor.
Emekli bu ülkenin yükü değil, emeğidir.
Unutmayalım,
Emeklinin sofrasında ekmek eksikse, hiçbir enflasyon rakamlarının anlamı yoktur.