

2 Ocak,
Evet bugün benim doğum günüm ve yeni bir yaşı karşılıyorum.
Ama sadece yılları değil, içimde sessizce büyüyen kırgınlıkları da taşırarak.
Bazen kimse bilmez, kimse duymaz; ama insanı, en çok da sessizliğe anlatıracıyan yerlerini.
Ben de bugün kendi sessizliğimi dinliyorum.
Kalbimde iz bırakan insanlar oldu.
Söz verip arkasında durmayanlar, yarım kalan cümleler, geri dönmeyen selamlar,
bir anda yüzünü çeviren dostluklar..
Belki ben fazla inandım, fazla bekledim. Ama pişman değilim. Zira kırılmak bile insana kendini öğretir.
Kendime söz veriyorum. Artık kırgınlıkları taşımayacağımı kadar ağır olduğunda bırakmayı öğreneceğim. Yükümü büyütenlere değil, yüreğime iyi gelenlere yer açacağım. Sesimi duyanlara değil, yüreğimi anlayanlara güveneceğim.
Her ne kadar içimde tamir edilmeyi bekleyen yerler olsa da, şunu biliyorum. Kırılan yerlerden ışık sızar. Belki o yüzden içimde hep küçük bir umut taşıyorum. Çünkü hayat, en kırgın halimde bile bana yeniden başlama cesareti verdi.
Evet 2 Ocak benim doğum günüm.
Belki içimde yara izleri var. Ama bu yaraları saracak arkadaşlarımın olduğunu da biliyorum. İçime gömdüğüm kırgınlıklar kadar ortaya çıkarttığım umutlarım da var.
Hayat çok acı ama yaşamaya değer.!