Terör denildiğinde akla yalnızca elinde silah taşıyan örgütler geliyorsa, büyük resmi kaçırıyoruz. Zira modern çağın en yıkıcı terörü, üniforma giyen, bayrak taşıyan ve demokrasi nutukları atan devletler eliyle uygulanmaktadır. bu açıdan bakıldığında dünyayı en geniş ölçekte tehdit eden terör devleti şüphesiz ABD’dir.
ABD, terörü çoğu zaman ambargoyla, darbeyle, iç karışıklıkla ve ekonomik çökertme yöntemleriyle uygular. Irak’ta milyonlarca insanın ölümüne yol açan işgale özgürlük operasyonu dedi. Afganistan’ı yirmi yıl boyunca yerle bir etti sonra ardına bakmadan kaçtı. Suriye’de vekalet savaşlarıyla bir ülkeyi paramparça etti. Küba’yı yarım asırdan fazla açlığa mahkum etti. Venezuela’yı ise ambargolarla nefessiz bıraktı. bunlar hata değil bilinçli yapılan devlet terörünün parçalarıdır.
Amerika’nın en büyük yalanı şudur; “Biz terörle mücadele ediyoruz” Gerçekte ABD, terörü kendi çıkarları için üreten, yöneten ve kullanan bir merkezdir. İkiyüzlülüğü artık gizlenemez hale gelmiştir. Venezuela örneği Amerikan terörünün en steril biçimidir. Elbette Venezuela’daki yönetim eleştiriden muaf değildir. Venezuela’da yaşanan krizde sosyalizmin payını da hatırlatmak isterim. Ülkede sosyalizm, üretici değil tüketimci bir modele sıkıştı. Özel sektörle sağlıklı bir denge kurulamadı. Ülkede sosyalizm, doğru üretken ve kurumsal uygulanamadı. Yönetim özeleştiri ve reform cesaretini gösteremedi. Bu durum sosyalizmin değil tek gelirli devletçi ekonomin hatasıdır. Sosyalizmin hataları vardır ama yıkımı hızlandıran ve derinleştiren esas unsur Amerikan emperyalizmidir. Ancak. ifade ettiğimiz gibi Amerikan siyaseti, mafya mantığı ile işler.
Amerika Birleşik Devletleri, dünyada barışın garantörü değil çatışmanın küresel üreticisidir.
Savaşları demokrasi diye pazarlayan bu devlet modern çağın en örgütlü şiddet aygıtıdır. Bugün Venezuela’yı hedef alan aynı zihniyet yarın başka bir ülkeyi tehdit eder. Tarihte bunları beraberce yaşıyoruz.
ABD’nin olduğu yerde barış değil istikrarsızlık vardır. Güvenlik değil korku vardır.
Dünya barışı bu haydut düzen sorgulanmadan ve sınırlandırılmadan mümkün değildir.