61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

EĞİTİMSİZLİĞE UTANDIK MI? « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

EĞİTİMSİZLİĞE UTANDIK MI?

EĞİTİMSİZLİĞE UTANDIK MI?
Son Güncelleme :

06 Aralık 2025 - 12:27

171 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Ankara’da bir grup liseli öğrenci, ders anlatmaya çalışan öğretmenleriyle alay etti; üstelik bunu kameraya alıp eğlenceye dönüştürdü.

Bu görüntüler, tek bir sınıfın değil, yıllardır eğitimde biriken sorunların fotoğrafı.

 

Sınıfta kalmanın kaldırıldığı, düşük not vermenin neredeyse yasaklandığı, velinin en küçük şikâyetinde öğretmenin zan altında bırakıldığı bir düzen… Bugün Türkiye’nin dört bir yanında aynı manzarayı görüyoruz: derse ilgisiz, okula yabancılaşmış, saygıyı diline bile almayan gençler. Bu olay tesadüf değil; yıllardır görmezden gelinen çöküşün yankısı.

 

Neden Gençler Eğitim Almıyor?

-Otorite çöktü…

Sınıf artık sınıf değil; telefon, gürültü ve saygısızlık kol geziyor. Öğretmen uyarınca suçlu, uyarmayınca “yetersiz”.

Bu iklimde genç nasıl eğitime bağlansın?

-Aile yoruldu…

Evler, çocukların nefes aldığı yer olmaktan çıktı; stres, kavga ve ekonomik kaygı mekânı hâline geldi. Sınır koymayı bilmeyen, sevgiyi gösteremeyen, sorumluluğu öğretmene bırakan aile düzeninde eğitim kök salabilir mi?

-Dikkat süresi düştü..

Dijital çağın hızı, 40 dakikalık dersleri çekilmez kılıyor. 15 saniyelik videolar her zaman daha cazip geliyor.

Okul hayatı hayata benzemiyor…

Gençler dışarıda hayatı görüyor: işsizlik, geçim derdi, belirsizlik… Okulun verdiği bilginin çoğu bununla ilgisiz.

 

Kısacası,

  1. Umut azaldı:

Sınav sistemi yoruyor; genç, bitiş çizgisine asla ulaşamayacakmış gibi hissediyor. Umutsuzluk, en büyük öğrenme düşmanıdır.

  1. Örnek kalmadı;

Gencin önüne konan “başarı profili” çoğu zaman sosyal medya şöhretleri. İçleri boş, parıltılı ve emeksiz kazanılmış hayatlar…

  1. Eğitim politikaları popülizme teslim;

“Sınıfta kalma yok, not kırma yok, disiplin cezası olmasın.” Bu politikalar gençleri korumuyor, aksine sorumsuzlaştırıyor.

  1. Öğretmen yalnız bırakıldı;

Eğitimin direği öğretmen; kendini yenileyemiyor. Toplum, veli ve medya öğretmeni hedef tahtasına oturtuyor. Bu baskılar altında öğretmenler de artık mesleğini icra etmek yerine kriz yönetiyor.

  1. Ekonomi nefes aldırmıyor;

Birçok genç çalışmak zorunda; eğitim bu yükün altında eziliyor.

Sonuç:

Gençler ders çalışmaktan kaçmıyor; onları eğitime bağlayan bütün bağlar kopmuş durumda: otorite, umut, rehberlik, aile desteği, toplumsal saygı…

Sınıflar derslik değil, dağınık kalabalık hâline geldi.

 

Bugün karşımıza çıkan tablo, yıllar önce başlayan bir çöküşün meyvesi…

“Eğitim almıyorlar” diye şikâyet ettiğimiz gençler, aslında içine doğdukları dağınıklığı yaşıyorlar. Bozulan aileyi, zayıflayan otoriteyi, çöken disiplini, kaybolan umudu…

 

Bir ülkenin gerçek geleceği, gençlerin diplomalarında değil, hayata bakışında saklıdır. Sesi çok çıkanın haklı sayıldığı, gücün kutsandığı, yalanın “idare-i maslahat” diye süslendiği bir dünyada büyürlerse, doğruluğu bir kitap paragrafından öğrenmelerini bekleyemeyiz.

 

Eğitimi yeniden kurmak sadece okulu değil, toplumsal düzeni de onarmayı gerektirir.

Öğretmene itibarını geri vermek şart.

Aileyi desteklemek şart.

Disiplini yeniden tanımlamak şart.

Dijital çağda gençlere temas edecek yeni bir eğitim dili şart.

 

Bugün bu bakış maya tutmuyorsa, yarının hamuru da kabarmayacaktır.

 

YORUM YAP

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x