Hani,
Muhalefet bir milletvekili,
“Utanmıyor musunuz?
Utanmıyor musunuz?
Yaptıklarınızla
Utanmıyor musunuz?” dediğinde,
İktidar milletvekili,
“Hayır
Utanmıyoruz,
Utanmıyoruz Efendim,
Yaptıklarımızla
Gurur duyuyoruz” diye cevap vermişti…
Bu ülkede makama atananlar,
Gerçekten
Yapmış oldukları uygulamalarla,
Artık
Çok göze batmaya başladılar…
Yaptıklarıyla
Utanması gerekenler,
Fütursuzca,
Yüzü kızarmadan,
Dolaşmaya başlamış oldular…
Başka
Bütün kurumlar gibi,
Bilim yuvası olması gereken
Fakat
Bilimin değil de, filimin döndüğü
Üniversitelere,
Eş,
Dost ve akrabalarını dolduran
Koskoca hocalar,
Yaptıklarıyla
Utanmamaya başladılar…
“Allah cc utandırmasın,
Allah cc utandırmasın” diye diye,
Duaları kabul olmuş,
Artık
Utanma duyguları,
Bunlardan alınmış oldu…
Yüz kızartıcı da olsa
Ne yaparsalar,
Kendilerine hak görerek, utanmıyorlar…
Buraya
Utanması gereken,
Yüzleri kızarması gereken,
Binlerce olay yazabilirim…
Ancak
Ele geçirdikleri yönetimde
Kendilerinden öncekileri
Yaptıklarıyla eleştiren,
Onları
Şiddetle kınayanlar,
Kendi yaptıklarını
Yüzlerine söyleyince,
Umursamamaya başlamış oldular…
“Yaptıklarınızın
Yarın hesabını veremezsiniz” dendiğinde,
Sırtlarını dayadıklarından
Güç almış olacaklar ki,
Kesinlikle umursamıyorlar…
Bakın
KTÜ’de onlarca yöneticiyi
Dışardan getiren
Ve
Atama için liyakate bakmayan rektör,
Yeni atadığı
Çaykara MYO Sekreteri için,
Bana
Yüzlerce şikâyet geldi…
Memurların
Yönetici olarak atanması için
“Memur Akademisi” denilen
Ve
Yaşını almış memurları
Belli yaştan sonra
Ders çalışmaya sevk eden uygulamayı
Devreye koymuşlardı…
En azından
Hak eden hakkını alacak
İntibaı doğmuş,
Ama
Kendi yapmış oldukları
Uygulamayı bile
Kendileri çiğnemeye devam edince,
“Memur Akademisi’nde”
Eğitim almaya devam edenlerin,
Bütün şevkleri kırılmıştı…
…
KTÜ
Farabi Hastanesi
Bir tek Trabzon’un
Veya
Karadeniz Bölgesi’nin değil,
Doğu ve
Güneydoğu Anadolu Bölgesine
Hatta
Gürcistan,
İran ve Azerbaycan gibi
Ülke vatandaşlarına hizmet veren
Çok önemli bir hastanedir…
Orada görev yapan
Doktor ve
Sağlık çalışanlarımız,
Tecrübeli,
İşini en iyi şekilde yapan
Ve
“Hayat kurtarmak” gibi
Çok ulvi
Bir görev üstlenmişler…
Bölgede
Başka hastanelerde olmayan teçhizat
Ve
Tecrübe,
Burada olduğundan,
Çok yoğun bir hasta sirkülasyonu var…
Fakat
Son iki gündür,
Onlarca Doktor ve
Sağlık çalışanı beni arayıp,
Yüzü kızarmayan uygulamalardan
Birini daha anlatıyorlar…
Burada
Çok ihtiyaç olan otopark
Birkaç yıl önce yapılarak,
Hizmete girdi…
Doktorlar,
Arabasını çektikten sonra
Hastane içinde
Asansöre binerek,
Ameliyathaneye veya
Muayenehanesine gidebiliyor,
Ameliyatını,
Muayenesini yapabiliyordu…
Hem hasta,
Hem doktor halinden memnun oluyor,
Aradaki iletişimi
Rahatça kurabiliyordu…
Büyük olan bu otoparka
Hasta ve
Hasta yakınları da arabasını çekiyor,
Üniversite döner sermayesine
Büyük katkı yapıyordu…
Tabi
Para çok tatlı gelmiş olacak ki,
Doktor ve
Sağlık çalışanlarının araçlarından,
İlk Üç saat hariç
Ücret alınmaya başlanılacakmış…
Daha önce
Tamamen ücretsiz olan
Bu uygulamadan sonra,
Hastanede
Adeta infial oluşmuş…
Beni arayan bir doktor hocamız,
“Rahman Bey,
Bu işi
Sizden başka kimse
Gündeme getirmeye cesaret edemiyor…
Herkes
Sus, pus olmuş…
Saniyelerin bile çok önemli olduğu
Ameliyatlara giriyorum…
Tek ben değil,
Hemşire,
Asistan, sekreter gibi,
Ameliyat ekibi
Konsantre olmazsak,
Hayati tehlike çok yüksek, ameliyat bunlar…
8-10 saatten fazla
Ameliyatta kaldığımız oluyor…
Bizi
Hastaneden çok uzaktaki
Bir otoparka yönlendiriyorlar…
Saniyelerin bile
Önem arz ettiği böyle durumlarda,
Hastayı kaybedersek,
Bunun sorumlusu kim olacak?
Örneğin
10 saatlik bir ameliyatta
Arabamın başına gelip
Hayat kurtarmanın mutluluğuyla,
7 saatlik
Otopark ücreti
Benden istendiğinde,
Bütün moralim bozularak,
Şevkim kırılacak…
Biz
Can kurtarma peşinde,
Onlar ise
Para kazanma derdindeler” diyor…
Evet
Hocamızın
Bana anlattığı bu durumu sorduğum
Prof. Dr. Asım Örem,
Prof. Dr. Yüksel Aliyazıcıoğlu gibi
Başarılı bir yöneticilik yapan
Prof. Dr. Celal Tekinbaş,
“ Buradaki otopark
1300 araçlık…
900 personel aracını buraya çekiyor
Ve
En az 3 Bin de,
Hasta ve hasta yakını aracı var…
Hasta ve hasta yakınları
Hastanenin
Çevresine gelemiyor,
Hastasını uzaktan
Taşımak zorunda kalıyor,
Bu uygulamadan önce mağdur oluyordu…
Onları düşünerek,
Böyle bir uygulama yapılmış oldu…
Bugün
Burada yöneticiyiz,
Yarın ise
Biz de hasta ve yakını olabiliriz,
Hasta odaklı
Düşünmek zorunda olduğumuz için
Bu olay böyle oldu” dedi…
KTÜ Rektör Yardımcısı
Prof. Dr. Bünyamin Er
Ve
Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş’ ı
Bu durumu sormak için aramış oldum…
Ancak
Her iki hocamız da
Telefonlara bakmadığı için
Kendilerine soramadım…
Prof. Dr. Bünyamin Er Hocamız
“Rahman,
KTÜ ile ilgili yazarken
Bana danış ta öyle yaz…
Arada
Bilgi kirliliği olmasın” demişti…
Ama
Birçok konuda
Kendini aradığımda cevap vermeyip,
Geri dönüşte yapmıyor…
Bu iş
Nasıl olacak
Bana izahat ederse,
Çok memnun olurum…
Bu duygularla,
Hoş kalın, hoşça kalın…
25.02.2026
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar