Fizan’a Sürgün Edilir…
Akşam
Evime gelmiş,
Yemek yedikten sonra
Ailece
Çay içiyorduk…
Tam çaydan bir fırt alırken,
Telefonum
Acı acı çalmıştı…
0312 ile başlayan
Bir numara beni arıyordu…
Telefonu açarak
“Alo” diye seslenmişim…
“Alo,
Rahman Beyle mi görüşüyorum?”
“Evet, buyurun”
“Rahman Bey,
Sayın Cumhurbaşkanımızın emriyle
Sizi aramaktayım…”
“Yaaaaaa bırakın,
Benimle da.ak geçmeyin”
“Efendim,
Sizinle niçin dalga geçeyim…
Yarın öğleden sonra
Sayın Cumhurbaşkanı sizi
Ak Sarayda bekliyor…”
Tabi
Beni kanıtlarla inandırınca
Aldı beni vıy vıylar…
Sayın Cumhurbaşkanı
Beni yanına niçin çağırır?
Arada
Makalelerimde
Onu eleştiriyorum…
Ancak
Hakaret,
Kötü söz bizde olmaz…
Peki
Bana ne diyecek?
Yoksa
Diğerlerine ettiği gibi
Beni de kodese mi tıkayacak?
Veya
Ayağıma taş bağlayıp,
Ankara’da ki denize mi attıracak?
Sabaha kadar
Bu duygularla,
Karabasanlar gördüm…
Bir ara uyumuş
Padişahın emriyle boğdurulan
Kişiler gibi,
Boğazıma kement geçirilip
Beni boğmaya çalışırlarken
Bir anda kendimi atmış,
Kan, ter içinde uyanıvermiştim…
Kısaca
Sabahı zor etmiş,
Hemen
İnternetten bilet alarak
Yola koyuldum…
Ankara’ya varınca,
Ak Saraya doğru yola çıktım…
Kapıda karşılanıp,
Hemen
Sayın Cumhurbaşkanının
Ofisine getirildim…
Sayın Cumhurbaşkanının yanına gitmeden
Görevli birisi gelmiş,
Sayın Cumhurbaşkanının yanında
Nasıl davranacağımı
Bana anlatmaya çalışıyordu…
“Sana sorulmadan cevap verme,
O oturmadan,
Sakın sen oturma,
Ayağa kalktığında, sen de kalk” gibi şeyleri,
Bana anlatıyordu…
Ancak
Ben heyecandan
Ne söylediğini anlamıyordum…
Biraz sonra
Başka biri gelerek,
“Sayın Cumhurbaşkanı
Sizi bekliyor” dedi…
Akıbetimi bilmediğimden dolayı
Ameliyatlı kalbim
Sanki yerinden çıkıyordu…
Biraz sonra
Sayın Cumhurbaşkanının huzurundaydım…
Sayın Cumhurbaşkanı
Bütün haşmetiyle karşımdaydı…
Masada oturarak,
Bir şeyler imzalıyordu…
Başını kaldırmadan
“Otur” deyince, oturmuştum…
Fakat
Elim, ayağım titriyordu…
“Beni,
Yazılarında eleştiriyormuşsun” deyince,
Kekelemeye başladım…
“Şe,
Şeeeeeeeeee,
Şeeeeeeeeeeeeeeeey,
Sayın Cumhurbaşkanım,
Benimkisi
Eleştiri değil, özeleştiri…”
“Tamam,
İyi yapıyorsun,
Biliyorsun
Diyanet İşleri Başkanının süresi bitiyor…
Onun yerine seni
Diyanet İşleri Başkanı olarak
Atamak istiyorum…”
“Şeeeee,
Şeeeeeeeeeeeyyyyy,
Şey Sayın Cumhurbaşkanım,
Elhamdürüllahi
Ve
Kulhüvellahi den başka
Bir sure bilmiyorum…
Kur’an okumasını bilmem,
Arada kıldığım namazlarda, yarım yamalak…
60 ülkeyi gezdim
Ama
Hac’ a gidemedim…
Benden
Diyanet İşleri Başkanı olmaz ki!”
“Senden önceki de
Kelimeyi Şehadet bile getiremezdi,
Duayı eline yazar, oradan okurdu…”
“Şey Efendim,
Ben teknolojiyi takip ederim,
Elime yazıp okumam,
Sizin gibi
Prompterdan okurum” dedim…
Bir anda aklıma
Kızım geldi…
Üniversiteyi bitireli
4 yıl oldu ama
Daha
Bir işe giremedi…
Diyanet İşleri Başkanının kızı
Bir üniversiteye alınacak
Öğretim Görevlisi kadrosuna başvuranların
En kötü sonuçlarına sahipti…
Fakat
Sözlü sınavını yapanlar
Diğerlerine
Az puan verip,
Sayın başkanın kızına bol puan verince,
Hooooooooooop
İşe giren kişi,
Diyanet İşleri Başkanının kızı oldu…
Sayın başkanın karısı ise
Kontenjandan,
Yedi defa Hac’ a gitmişti…
Görevi kabul etmezsem
Eşim ve kızım
Beni eve koymazlar…
Sayın Cumhurbaşkanımız
Bana dönerek,
“Bir dua et de göreyim” deyince,
“Allah cc’ ım,
Sayın Cumhurbaşkanımızı
Başımızdan eksik etme…
Ona,
Ölene kadar
Bu ülkeyi yönetmeyi nasip et…
Onun
Rakiplerini yok eyle…
Ömrünün sonuna kadar
Manda yoğurdu,
Mango yemeyi
Ve
Sağlıklı yaşamayı nasip et…”
“Tamam,
Bu kadar yeter,
Rahman Bey’in kararnamesini getirin,
Hemen imzalayayım” dedi…
Sayın Cumhurbaşkanı
Beni
Diyanet İşleri Başkanı olarak
Atamamı yaparken,
Bir müptezel
Başucuma gelerek sesli olarak,
“Kalk,
Kalllllllkkkkkk,
Kaaaaaaaaaaaaaaaaaaalk,
Ula
Kalk diyrim saaaaaaanaaaaaaa”
Bir anda
Kendimi atmışım…
Yine
Kâbus görüyormuşum…
Ve
Bana “kalk” diyen hanımmış…
Meğer
Çay içerken uyuyakalmışım…
“Şeeeeeyy,
Diyanet İşleri Başkanı olarak
Atamam yapılıyordu” deyince,
Hanım,
“Senin gibi beynamazın,
Ne işi var
Diyanet İşleri Başkanıyla” diyerek,
Beni uyandırmış…
…
Cevat Hocanın
Nefesinin tesiri kalmamış…
Okudukça
Kâbus görmem çoğalıyor…
Neyse
Şimdiye kadar
Çok özen göstererek okumazdı,
Artık
Diyanet İşleri Başkanı olarak
İyi okumazsa,
Onu
Fizan’a sürerim…
Bu duygularla,
Hoş kalın, hoşça kalın…
09.09.2025
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar