61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

Hayat Yorgunu Kadınlardan Biri Fatma Babuşçu yazdı « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Hayat Yorgunu Kadınlardan Biri Fatma Babuşçu yazdı

Hayat Yorgunu Kadınlardan Biri  Fatma Babuşçu yazdı
Son Güncelleme :

07 Şubat 2026 - 11:51

95 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Markalı elbiselerini yatak odasının duvarını boydan boya kaplayan elbise dolabındaki askılıklara istemeye istemeye asarken,

Artık kendimi yaşayacağım, dedi.
Umarsızca çıkmıştı ağzından bu söz.
Bana değil, kendine ettiği bir itiraftı sanki.
Yadırgatıcı bir etki bıraktı bende.
Elimde olmadan yüreğim eksildi ona karşı.
Köklü olduğunu sandığım sevgileri pamuk ipliğine bağlıymış meğer, sancıdı bir yerinden.

Doğru zamanda, doğru insanın ağzından çıkmış bir söz olsaydı! Ah, olsaydı! Kapkaranlık ve sancılı geçen bir geceden sonra günün ilk ışıkları neyse, o anlama gelirdi.

Bir toplumda, bir evde ya da kişiler arasında süregelen koca bir inat kırılır, anlamsız bir töreye son verilirdi.
Prangalarından sıyrılırdı bir köle.
Inatçı bir cahilin gözlerindeki karanlık perdesinin kalkmasına tanık olmuşçasına sevinirdim.
Sevgi adına, bağlılık adına, emek adına…

O an, içime yayılırdı sevinç çığlığım.
Belki de gün gelir, kağıtlara taşardı yankısı.

Artık kendimi yaşayacağım, sözü, doğru zamanda, doğru insanın ağzından çıkmış bir söz olsaydı…
İçinde anlamlı bir özgürlük isteği barındırırdı.

Hani dünyadan, her şeyden bihaber yaşayan kadınlar vardır ya, daracık dünyalarına mahkum edilen.
Ev ortamı güzeldir de ev işleri nankördür.
Akşamlar da nankördür o evlerde. Alacakaranlıkla birlikte, ürettikleri ne varsa çarçabuk tükettiği için nankördür.

Bir bakıma da silik işlerin, silik kahramanlarıdır o kadınlar.
Takdir görmeden angarya bir hayatı yaşarlar.
Kim bilir, belki de hiçbir gün, yeni değildir onlar için.

Hani bir çırpıda sevgileri eskitilen kadınlar vardır ya. Kendini birine, bir sevgiye adayan duygusal kadınlar. Zamanla, bir başına üstlenirler evin geçimini.
En zorlu, en berbat işlerde bile çalışarak.
Ayyaş kocalarının harçlığını, içkisini, mezesini bile temin etmek zorundadırlar.
Ne yapsa, ne etseler değerleri bilinmez.
Üstüne üstlük aldatılır, horlanır, dayak yerler.

İşte o hayat yorgunu kadınlardan biri, nihayet acılarından silkinip, artık kendimi yaşayacağım! dese, diyebilse, içim ışırdı. Onların dudaklarına yakıştırırdım bu sözü…

fbabuscu@hotmail.com

YORUM YAP

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
2 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Sengul
Sengul
22 gün önce

Bu metin, kadınların maruz kaldığı yorgunlukların ve kırılmaların İslam’ın kadına yüklediği değerle değil, o değerin anlaşılmaması ve hayata geçirilmemesiyle ortaya çıktığını düşündürüyor. Sorun, “kendini yaşamak” isteğinde değil; bu isteğin, merhamet, adalet ve emanet bilinciyle şekillenmiş bir inanç dünyasından koparılarak dünyevî bir kurtuluş söylemine indirgenmesinde yatıyor. Kadını yücelten ilahi ölçüler yerine, insanın kendi kurguladığı hayat düzeni belirleyici olduğunda; özgürlük de, sevgi de, emek de anlamını yitiriyor.

Nur
Nur
20 gün önce

Merhaba Fatma,
“Artık kendimi yaşayacağım” cümlesinin herkes için aynı anlama gelmediğini çok güzel anlatmışsın. Bazı kadınlar için bu söz bir heves değil, yılların yorgunluğundan sonra gelen bir nefes alma isteği. Evde, hayatta, ilişkilerde görünmeden verilen emeği hatırlatması çok kıymetli. Okurken pek çok kadının hikayesi gözümün önünden geçti.
Eline, kalemine sağlık..
Teşekkür ederim…

2
0
Would love your thoughts, please comment.x