61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

REYTİNG SOFRASINDA BİTİRİLEN YEMEK KÜLTÜRÜ… « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

REYTİNG SOFRASINDA BİTİRİLEN YEMEK KÜLTÜRÜ…

REYTİNG SOFRASINDA BİTİRİLEN YEMEK KÜLTÜRÜ…
Son Güncelleme :

25 Şubat 2026 - 12:27

22 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Ülkeleri ve milletleri birbirinden farklı kılan özellikler arasında, iletişim ve yemek kültürleri önemli bir yer alır. Yemek kültürü milletin geçmişinden gelen yaşayış biçimi sonucunda oluşan bir soyut mirastır. Bu mirasın sorumluluğu öncelikle ülkemizde Anadolu kadınının olmuştur.

Anadolu’nun zengin yemek kültürü, sadece lezzetli yemeklerden ibaret değildir.  Bu lezzetlerin arkasında, kadınların büyük emeği bulunmaktadır. Bir anne yemek yaparken sadece malzemeleri değil, aynı zamanda ailedeki kültürel ve toplumsal değerleri de aktarır.

 

Yemek kültürü bir zamanlar aileyi, bereketi, paylaşmayı temsil ederdi. Bir sofranın etrafında toplanmanın bir ruhu vardı. Ev kadınlarının, ustaların, aşçıların bilgeliği saygı görürdü. Şimdi ise aynı mutfak, televizyonlarda küçük bir hesaplaşma alanına çevrilmiş durumda. Her şey “kim daha çok bağıracak, kim daha çok laf sokacak, kim daha iyi iftira paketleyecek?” üzerine kurulu. Yani aslında yemek bahane, gerilim şahane.

 

Hangi kanalı açarsak açalım, gözümüzün önüne düşen sahne neredeyse aynı: Bir mutfak dekoru, renkli tabaklar, birkaç yarışmacı ve her saniyesi kurgulanmış bir kargaşa. Yemek pişirmek üzerine kurulan bu yapay dünyada artık yemeğin tadı, kültürü, emeği değil; kavganın tonu konuşuluyor. Çünkü reyting böyle istiyor. Çünkü izleyicinin dikkatini ancak gürültüyle topluyorlar. Ve ekranlar da bu gürültüyü üretmek için en kolay yolu seçiyor: İnsanları özellikle kadınları car car bağırtmak. Aslında bu, sadece bir televizyon formatı meselesi değil; çok daha derin ve tehlikeli bir toplumsal yozlaşmanın göstergesi.

 

Kadının temsili yerle bir ediliyor: 

Ekranda yansıyan tablo üzerinden toplumun kadın algısı şekilleniyor. Kadın, sabırlı, üretken, becerikli bir hayat taşıyıcı olmaktan çıkarılıp; sürekli kavga eden, laf yetiştiren, birbirine düşman edilen bir karaktere indirgeniyor. Kadınların gerçek hayat yükünü taşıyan emeği, ekranda bir eğlence unsuruna dönüştürülüyor. Böylelikle toplumun saygı duyduğu kadın profili zarar görüyor.

 

Reyting uğruna insanlık aşındırılıyor:

Televizyon artık insanı iyileştiren, eğiten, kültür aktaran bir mecra olma iddiasını yitirdi. Onun yerine, hızlı tüketilen gerilim üreticisi bir fabrikaya dönüştü. İzleyici de bu fabrikada üretilenleri sorgulamadan tüketiyor. Her gün bir miktar daha duyarsızlaşıyor, biraz daha hoyratlaşıyor, biraz daha saygısızlaşıyor.

Kavga izlemeye alışan toplum, bir süre sonra kavgasız konuşamaz hâle geliyor.

İşte toplumsal yozlaşmanın en tehlikeli biçimi de budur:

Normal olanın yavaş yavaş anormalleşmesi… Anormal olanın olağanlaşması.

 

Kavganın gerçekte bir bedeli var:

Bir ülkede ekranlar sürekli kavga gösterirse, sokaklar da bir süre sonra onun kopyası hâline gelir.

Evde iletişim kültürü bozuluyor, ilişkiler sertleşiyor, sabır azalıyor. Ve en kötüsü: Kadınların sesi, varlığı ve emeği değersizleşiyor. Çünkü toplum ekranı yalnızca izlemiyor; bilinçaltında model alıyor. Yani mesele sadece bir yemek programı değil.

Mesele, toplumun yavaş yavaş içine çekildiği yobazlık ve şiddet…

 

Sonuç olarak:

Kadın kavganın dekoru değil, hayatın omurgası olmalıyken, kadını tüketen, kadını bağırttıran bir ekranla karşı karşıyayız. Bugün televizyonda gördüğümüz o “car car bağırtılan kadınlar” görüntüsü bu dönemin yozlaşmış televizyon anlayışının ayıbıdır.

 

Emeği ve kültürü gürültüyle boğan, yozlaştıran televizyon programlarına ve de dizilerine dur denmeli…

 

YORUM YAP

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x