Sessizlik de Suça Ortaklık
Modern dünyanın göbeğinde, kan ve gözyaşı durmaksızın akıyor. İnsanlığın yüreğini dağlayan katliamlar karşısında sessiz kalanlar, en az bu suçların failleri kadar sorumludur. “Allah belanızı versin” diye haykıran öfke, sadece katillere değil, suskunluğa da yöneliktir.
Silah ticaretinden nemalananların eli kanlıdır. Her gün milyonlarca insanın yaşamı, şirketlerin kâr hanelerinde yok sayılıyor. Bu rezalete ses çıkarmayan, “modern dünya”nın vitrini arkasında ellerini ovuşturan devletler ve kurumlar da aynı zincirin halkalarıdır.
İnsan sevgisinden yoksun bu düzen, toplama kamplarını, sürgün yollarını, bombalanan şehirleri, yanan bedenleri normalleştirmeye çalışıyor. Ama hayır! Ne kadar parlatırlarsa parlatsınlar, bu sistemin adı açıktır: Faşizm.
Bugün dünyanın dört bir yanında yükselen lanet aynı cümlede birleşiyor:
Kahrolsun faşizm, kahrolsun sömürü düzeni.
Çünkü insanlığın onuru, ne borsalarda satılabilir ne de sessizliğin karanlığında boğulabilir. Tarih, bu sessizliği de, bu suçu da yazacak.