Değerli okurum Kadir Özyüksel’in Türkiye siyaseti ile ilgili düşüncelerini yansıtan mektubunu aynen yayınlıyorum. Çünkü her kelimesine imzamı atarım.
“Bitti Sandılar
Bizi gömmeye çalıştılar. Oysa ki, tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.”
Siyasette en büyük hata, görünen tabloyu nihai sonuç sanmaktır. Düşen oranlar, daralan alanlar, azalan görünürlük… Bunlar çoğu zaman bir hareketin sonu gibi yorumlanır. Oysa siyaset yüzeyden ibaret değildir.
Muhalefet açısından bakıldığında, geri çekilme her zaman yenilgi değildir. Bazen yeniden konumlanmadır. Bazen toparlanmadır. Toplumsal karşılığı olan hiçbir fikir, birkaç zor dönemeçle ortadan kalkmaz. Sessizlik, çoğu zaman dağılma değil; birikmedir.
İktidar açısından ise asıl tehlike algı yanılmasıdır. Rakibini zayıf görmek, onu gerçekten zayıflatmaz. Güç duygusu arttıkça gerçeklik algısı daralabilir. “Artık etkisiz” denilen yapılar, uygun zemini bulduğunda beklenenden daha güçlü geri dönebilir. Çünkü siyaset boşluk kaldırmaz.
Türkiye’de güç dengeleri sabit değildir. Dün belirleyici olan bugün gerileyebilir; dün sessiz görünen yarın yön verici olabilir. Kalıcı olan üstünlük değil, toplumsal zemindir.
Asıl hata şudur:
Süreci değil, sadece anı okumak.
Ve siyaset, anlık zaferlerle değil, uzun soluklu karşılıkla ölçülür.
Bitti sandılar.
Ama siyaset bitmez; sadece yön değiştirir.