Cumhuriyetinin
10. yılı için yazılan
10. yıl marşında,
“Başta bütün dünyanın saydığı
Başkumandan,
Demir ağlarla ördük
Anayurdu dört baştan” deniliyordu…
Peki
Cumhuriyetin
10. yıl marşı
Şu anda niçin aklıma geldi?
Durun sizlere anlatayım…
Ankara’ya
Bir iş için gidip,
İşimi gördükten sonra
Her zaman yaptığım gibi
Ankara Garına gitmiş,
En erken
Tren rotasındaki şehre bilet almıştım…
Bu şehir,
Kadim kent olan Kayseri idi…
Kayseri maceramı,
Buradaki
Güzel anılarımı,
Başka makalemde sizlere anlatacağım…
İşte
Tren içinde oturup,
Ankara’dan
Kayseri’ye doğru giderken,
Cumhuriyetin
10. yıl marşı aklıma geldi…
Tren,
Gerçek gelişmişliğin,
Çağı yakalamanın,
Zenginin yanında,
Fakir fukara,
Garip gurebanın da ulaşım aracıdır…
Tren,
Ucuzluğun garantisi,
Garanti ulaşımın yüz akıdır…
Mal ve
Can güvenliğinin
En önemli kriterlerinden biridir…
100 otobüsün
Taşıdığı yolcuyu,
50 tırın taşıdığı yükü,
Bir trenle rahatça taşıyabilirsiniz…
Eğer
Ülkeyi örümcek ağı gibi
Tren rayları ile çevrelerseniz,
En ücra yerlere bile
Çok ucuza yolcu taşır,
Yiyecek ve
Giyecek gibi insanların ihtiyaçları,
Çok ucuzlardı…
Bunları düşünürken
Trabzon’a
Acımadım değil…
Bu iktidar
Ülkeyi yönetmeye başladığı
24 yıldır her seçimde
Trabzon’da
Vaatlerinin başında,
“Samsun Sarp,
Erzincan Trabzon arası
Demiryolu projesi vardı…”
Her mitingde,
“Samsun Sarp arası
Tren istiyor musunuzzzzz?”
“Eveeeeeet”
“Bizi seçin yapalım…”
Tabi
Bu vaatler yapılmayıp,
Millet uyutulmaya devam etmesi
Ve
Uyanmaması için
Bir dahaki seçimde rota değişiyor,
Bu sefer
“Erzincan,
Trabzon arası
Tren istiyor musunuzzzzz?”
“Eveeeeeet”
“Bizi seçin yapalım” diye,
Vaadin
Şekli değişiyordu…
Seçimden sonra
Seçim vaadindeki dosyalar,
Bir dahaki seçim arifesine kadar
Tozlu raflara kaldırılıyordu,
Peki niye?
Çünkü
Yol, tünel, köprü gibi
Karayollarının gelişmesi için
Yapılan yapılar
Bu kadar yapılmayacak,
Rant olmayacak,
Birileri
Milyarlarca Doları cebine koyamayacaktı…
Hatta
Ülkenin geleceğine
İpotek koymaları
Ve
Bu alacakları,
İngiliz Mahkemelerindeki
Hâkimlerin,
Vereceği kararlara bırakılmayacaktı…
“Beni
Türk Hekimlerine
Emanet edin” diyen Atatürk’ü
Sevmemeleri çok normal…
Çünkü onlar,
Türk Hâkimlerini değil de,
İngiliz Hâkimlerini
Özellikle tercih ederler…
İktidar partilerini
Bu kadar olumsuzluklara rağmen
Daha savunan kişilerin
“Yol,
Tünel, köprü yaptı” diye,
Tek gerekçeleri var…
1 Km karayolunun,
100 Km demiryolundan
Daha fazla masrafı olmaktadır…
Karayolu
Yapıldıktan sonra,
Her yıl onarım yapılması gerekmektedir…
Yazın sıcaktan,
Kışın soğuktan ayrı
Tamir görmesi gerekmektedir…
Selde ayrı,
Karda, kışta ayrı
Karayolu zarar görmektedir…
Karayolu için
Sürekli
Masraf yapılması lazım…
Ve
Demiryolu,
Masrafsız veya
Çok az masraflı ulaşım aracıdır…
Beni
Takip edenler bilir…
Yurt içindeki
Şeyh, Şıh gibi şarlatanlara inanmam
Ve
Tarikat,
Cemaat gibi oluşumlara,
Hiç yüz vermedim…
İlgimi çekince
Pakistan’da ortaya çıkan
“Çuf, Çuf Hocayı” ziyarete gitmiş,
Doğuştan sakatları,
Âmâları,
Kekemeleri,
“Çuffffffff, çuffffff,
Çuffff, çuffff” diyerek
Ve
Ona dokunarak,
Tedavi ediyordu…
Öyle yaptığı için adına,
“Çuf, Çuf Hoca” denmişti…
Ona gidip,
Müridi olsam
Ve
Bende onun gibi
“Çuffffffff,
Çuffffff,
Çuffff, çuffff” diye söylesem,
Trabzon’da olduğum için
Trabzon’a
Tren gelir mi acaba?
Bu duygularla
Hoş kalın, hoşça kalın…
01.02.2026
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar
Cumhuriyetin 10. yılıyla giriyor, tren raylarından geçiyor, Trabzon’da sinirleniyor, iktidara bağırıyor,
hâkimlere takıyor, Pakistan’da “Çuf Çuf Hoca”ya uğrayıp finali “Tren gelir mi acaba?” diye kapatıyor.
Düz yazı diye başlıyor, nutuk oluyor, köşe yazısı sanıyorsun, bir bakmışsın anı, kendi kendine “bu makale” diye not düştüğü bir kompozisyon, en sonda da fıkra. Ne başı tam, ne sonu… ama gürültüsü bol 🙂
Yazıyı alt alta yazınca derin manalar içerdiğini sanmak… Ama bu bir makale değil; market fişinden hallice bir ‘aklıma ne gelirse’ listesi… Bir sonraki sefere araya biraz da yemek tarifi serpiştirdi mi tamamdır.
Dedemiz görmedi babamız görmedi bizden sonra tornumuzda göremez Trabzonda demiryolunu başkan kral çıplak.
Bir kilometre karayolunun yüz kilometre demiryoluna denk olduğu yönündeki oran acaba hangi hesaba dayanıyor? Anlaşılan, bu oran resmî raporlardan değil, anlatıcının zihnindeki serbest üretim bölümünden çıkmış.
1 km yola 100 km ray hesabı yapan bir ‘araştırmacı’ yazar… Bu deha karşısında matematik profesörleri cübbelerini düğmeleyip eğilmiştir herhalde.
Hükümet geleceği otoyollarla, İHA’larla ve gökyüzüne imza atan KAAN ile inşa ederken; siz geçmişin küllerini eşeleyip buharlı tren bacası tüttürmeye çalışıyorsunuz. Sizin ‘Atatürkçülük’ anlayışınız sadece marşlarda ve heykellerde donup kalmış; oysa gerçek miras bugün gökyüzünde KAAN, karada duble yol olup akıyor. Zira gerçek ilericilik; 100 yıl öncesinin vagonunda Pakistanlı üfürükçü beklemek ya da ses hızını aşan teknolojiye ‘teneke’ diye taş atmak değil, o hıza bizzat kanat takmaktır!