61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

8 MART: KADINLAR GÜNÜ MÜ, KAPİTALİZMİN GÜNÜ MÜ? « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

8 MART: KADINLAR GÜNÜ MÜ, KAPİTALİZMİN GÜNÜ MÜ?

8 MART: KADINLAR GÜNÜ MÜ, KAPİTALİZMİN GÜNÜ MÜ?
Son Güncelleme :

08 Mart 2026 - 15:24

17 Görüntüleme

Bu makalede, 8 Mart’ın gerçek anlamı ile günümüzdeki pratikleri arasındaki çelişkiyi sorgulayacak; kadınların yaşadığı sorunlar ve kapitalizmin bu günü nasıl istismar ettiğine odaklanarak “Kadınlar Günü: Gerçek mücadele mi, yoksa kadınları oyalama ve kapitalizmi yaşatma günü mü?” sorusuna yanıt arayacağız.
8 Mart’ın kökenleri, 20. yüzyıl başlarında kadın emekçilerin çalışma koşullarına karşı verdikleri mücadeleye dayanır. İlk olarak 1910’da Almanya’da feminist ve işçi hareketleri tarafından önerilen bu gün, zamanla uluslararası bir sembol haline gelmiştir. Ancak bu günü anlamlandıran temel idealler, kapitalist sömürüye ve emek sömürüsüne karşı direnişi temsil ederken günümüzde bu anlamın büyük ölçüde saptırıldığı görülmektedir. Kapitalist sistem, bu günü tüketim ve gösteri günü haline getirerek kadınların özgürlük ve eşitlik taleplerini ekonomik ve kültürel anlamda ticarileştirmiştir (Kaynak: Ehrenreich ve Hochschild, “Kadınlar ve Emek”, 2003; Fraser, Nancy, “The Politics of Women’s Rights”, 2009).
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların hak ve özgürlük mücadelesini simgeleyen uluslararası bir dayanışma ve farkındalık günüdür. Ancak günümüzde kapitalist sistemler ve medya tarafından ticarileştirilerek semboller ve kutlamalar aracılığıyla anlamı saptırılmakta ve kadınların gerçek sorunları göz ardı edilmektedir. Tarihsel olarak kadın emekçilerin mücadelelerini temsil eden bu gün, kapitalist sömürüye ve emek sömürüsüne karşı bir direniş günüydü. Günümüzde ise medya ve reklamlar aracılığıyla kadınlar üzerindeki toplumsal baskılar tüketim ve gösteri odaklı kutlamalara dönüşmüş; kadınların özgürlük ve eşitlik talepleri ekonomik ve kültürel olarak ticarileştirilmiştir.
Kadınların halen şiddet, cinayetler, ekonomik eşitsizlikler, eğitim ve sağlık alanındaki adaletsizliklerle mücadele ettiği gerçek yaşam sorunları göz ardı edilmekte; sembolik kutlamalar bu sorunların çözümüne hizmet etmemektedir. Bu durum, 8 Mart’ın kapitalist çıkarlar tarafından istismar edilerek kadınların mücadelesini gölgeleyen bir araç haline geldiği eleştirisini gündeme getirir. Gerçek bir dönüşüm için kadınların sorunlarına sahip çıkmak, yapısal politikalar geliştirmek ve mücadelelerini sistemli hale getirmek gerekmektedir. Aksi takdirde 8 Mart, yalnızca ticarileşmiş gösteriler günü olmaya devam edecektir. Dolayısıyla bu günün anlamı, kadınların yaşamını iyileştiren ve eşitliği sağlayan bir mücadeleyle güçlendirilmelidir.
Modern çağda 8 Mart’ın kutlanması büyük ölçüde medya ve reklam endüstrileri tarafından şekillendirilmekte; kadınlar üzerindeki toplumsal baskılar ve talepler, ticarileştirilmiş kutlamalar ve sembollerle sınırlandırılmaktadır. Kadınlar Günü, “güzel çiçekler, indirimli alışverişler ve gösterişli etkinliklerle” özelleştirilerek kadınların gerçek sorunlarından uzaklaştırılmakta ve bu gün, tüketim kültürünün bir aracına dönüştürülmektedir (Kaynak: Harvey, David, “Kapitalizm ve Yüz Yıllık Sömürge”, 2010).
Gerçek anlamıyla ele alındığında, kadınlar halen yoğun toplumsal sorunlarla karşı karşıyadır. Kadın cinayetleri, şiddet, ekonomik eşitsizlikler, eğitim ve sağlık alanında devam eden adaletsizlikler, kadınların günlük yaşamını şekillendiren temel sorunlardır. Türkiye’de her gün ortalama 3 kadının şiddet sonucu yaşamını yitirmesi, bunun en acı örneklerinden biridir (Kaynak: TÜİK, Kadın ve Erkek İstatistikleri, 2023).
Aynı zamanda, çocuk yaşta zorunlu evlilikler, kadınların eğitim ve iş yaşamına katılımındaki engeller, toplumsal cinsiyet rollerinin dayatılması ve buna karşı yürütülen mücadeleler, kadınların gerçek yaşam koşullarını ortaya koymaktadır. Bu sorunlar, sadece sembolik kutlamalarla değil, yapısal politikalar ve uygulamalarla çözümlenmelidir (Kaynak: Butler, Judith, “Cinsiyetin Performansı”, 1990).
Burada önemli bir soru ortaya çıkıyor: Günümüzde kadınlar, sistemin ve kapitalizmin dayattığı bu kutlamalar ve sembollerle mi dikkate alınıyor, yoksa gerçek sorunlarıyla yüzleşilip çözüm mü aranıyor? Kadınlar, sadece bir gün değil, her gün şiddet, ayrımcılık ve eşitsizlikle mücadele ederken, bu mücadelenin görünürlüğü ve ciddiyeti azaltılmakta; gün, bir “tüketim ve kutlama günü” haline getirilerek sistemin çıkarlarına hizmet eden bir araca dönüşmektedir (Kaynak: hooks, bell, “Feminism Is for Everybody”, 2000).
Bu bağlamda 8 Mart, kadınların seslerini yükseltip gerçek sorunlarını gündeme taşıyan, sistem karşıtı bir mücadele ve farkındalık günü olmalı; ticarileşmiş kutlamalar ve gösterilerden uzak durmalıdır (Kaynak: Crenshaw, Kimberlé, “Intersectionality”, 1989).
Günümüzde 8 Mart, ya kadınların hak ve özgürlük mücadelesini yansıtan, gerçek anlamıyla anlamlandırılan bir gün olmalı ya da kapitalist çıkarların ve medya çıkarlarına hizmet eden bir araç haline gelerek kadınları oyalayan ve sistemin çıkarlarını pekiştiren bir gün olarak kalmalıdır. Kadınların yaşadığı acıların ve mücadelelerin unutturulmaması, sadece bir gün değil, her gün gündemde tutulması gereklidir.
Aksi takdirde 8 Mart yalnızca bir kutlama ve ticarileşmiş etkinlikler günü olur, kadınların hak ve özgürlük mücadelesine zarar verir. Gerçek dönüşüm; kadınların yaşamını iyileştiren, eşitliği sağlayan ve sistemli değişimleri hedefleyen bir mücadeleyle mümkündür. Bu nedenle, kadınların sorunlarına sahip çıkmak, sadece sembolik kutlamalara değil, sistemsel dönüşümlere odaklanmayı gerektirir.
8 Mart, ya kadınların gerçek sorunlarına dikkat çeken bir mücadele ve dayanışma günü olmalı ya da kapitalizmin ve medyanın oyuncağı olan bir kavram olarak kalıp kadınların hak ve özgürlük taleplerini gölgeleyen bir gün olmaya devam etmelidir. 8 Mart tarihinin gerçek anlamı ve işlevi, kadınların yaşamını iyileştiren ve yılın her gününü kadınlar günü düşüncesiyle var eden, beyinlerde ve uygulamalarda bu sistemsel adaleti sağlayan bir mücadeleyle mümkündür. Vesselam.
Öğr. Gör. Ed. Yılmaz ÇAKMAK

EN ÇOK KAZANANLAR

EN ÇOK KAYBEDENLER

EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER

YORUM YAP

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments

DÖVİZ KURU

BIST100
DOLAR
EURO
BITCOIN
ÇEYREK ALTIN
GRAM ALTIN
0
Would love your thoughts, please comment.x