61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et

Gagavuzya’ da Bir Köy, Çeşmeköy… « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Gagavuzya’ da Bir Köy, Çeşmeköy…

Gagavuzya’ da Bir Köy, Çeşmeköy…
Son Güncelleme :

19 Eylül 2026 - 19:48

1.500 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Biliyorsunuz,
Moldova’nın Başkenti
Kişinev’e
Ve
Oradan da,
Gagavuzya’ ya giderek,
Gagavuz Türklerinin
Örf, adet ve
Geleneklerini sürdürüyor olmalarını
Takdirle gözlemlemiş oldum…
Eski örflerini koruyor,
Dillerini
Kaybetmemek için
Adeta
Yoğun bir gayret içindeler…
Bir Gagavuz Türk’ü
Romence,
Rusça,
Ukraynaca,
Bazıları İngilizce
Ve
Gagavuzca olmak üzere
5 dili konuşabiliyor…
Gagavuzca olarak
Onların dediği dil,
Türkçenin ta kendisidir…
Yaşlı bir ablamızla konuşmak istemiş,
Fakat
“Ben Türkçe bilmiyorum” diye
Bana Türkçe söylemişti…
“İsmin ne?” deyince
Beni anlamadığını söylemiş,
Fakat
“Adın ne” deyince,
“Başi, benim adım Başi” diyerek,
Beni anlamıştı…
İşte
Türk vatandaşı ile
Bir Gagavuz Türk’ü,
Bir aracı olmadan rahatça
Birbiriyle anlaşmakta…
Gagavuz Türkleri dünyada
“Hristiyan Türkler” diye anılmaktadır…
Ancak
Bu araştırmama
Başlamadan önce tanıştığım
Süleyman Gökoğuz gibi
Bazılarına,
“Gacal” deniliyor…
Gacallar,
Müslüman olmuş
Gagavuzlara verilen isim…
İşte
Bu Gacallardan biri de
Süleyman Gökoğuz kardeşimiz…
Babası ve
Annesini de tanıdığım
Süleyman’ n bütün ailesi
Misafirperver,
Hoş sohbet
Ve
Güleryüz bir aile…
Burada
Tanışmaktan çok memnun olduğum
Bu aileye,
Yürekten teşekkür ederim…
İlk gece
Kişinev’ de
Bir hostelde kaldım…
Buradaki ikinci günümde
Sabah erkenden
Süleyman hostelden alıp
Çeşmeköy
Minibüsüne beni bindirdi…
Yaklaşık
3 saatlik bir yolculukla
Çeşmeköy
Belediye Başkanı tarafından
Karşılanmış oldum…
Çeşmeköy belediyesinin
Hizmet binasında
Çay,
Kahve içip,
Bir şeyler yiyerek sohbet ettik…
Belediye başkanı ile
Röportaj yaptık…
3 Bin nüfuslu bir köyde
Gördüklerim,
Beni şaşkınlığa uğrattı…
Köy meydanında
Park içinde
Lenin heykelini görünce,
Şaşırmadım değil…
Fakat
Daha sonra gördüklerimle,
Az daha
Küçük dilimi yutacaktım…
Önce
Çeşmeköy Müzesinde
Gagavuzların,
Yüzlerce yıl önce ki
Örf, adet
Ve
Geleneklerini kaybetmemek,
Dilini unutmamak için
Mücadele etme
Azmini görmüş oldum…
Belediye başkanı Petr Madjar’la
Kültür evine gittiğimizde
Belediye orkestrası
Bizim için çalgı çalarak,
Şarkılar söylemeye başlamıştı…
Danslar eşliğinde
Orkestrayı dinlemiş olduk…
500 kişilik
Tiyatro,
Sinema salonu,
Konser
Ve
Bütün etkinliklerin yapıldığı salon
Belediye tarafından
Daha yeni restore edilerek,
Faaliyete konulmuş…
Yaratıcılık Evi denilen
Yine
Belediyeye ait bir binada
Onlarca öğretmen eşliğinde
Yüzlerce çocuk,
Resim,
Heykel sanatı,
Ağaç oymacılığı,
Dans,
Halk oyunları
Ve
Bir çalgı çalmayı,
Okul dersleri dışında öğreniyorlar…
Halı sahada gençler,
Futbol,
Voleybol ve
Basketbol oynayarak
Sportmen bir kişiliğe kavuşuyor…
TİKA’ nın yapmış olduğu
Su deposu,
Türkiye ve Gagavuz kardeşliğini
Gönülden perçinliyor…
Belediye Başkanı Petr Bey,
Çakıl getiren şoförleri karşılayıp
Yol gösteriyor,
Büyük ve
Önemli projelerinden
Biri olan,
Güneş enerji sistemini yapan
Ustalara yardım ediyor
Ve
Bir amele gibi
Sürekli sahada çalışıyor…
Başkan
Beni başka bir yere götürünce,
Okul öncesi çocukların
1 yaşından sonra gittikleri
Kreşi görünce,
“Yok
Bu kadarda olmaz” demişim…
1 yaşından sonra kreşe gidiyor,
Okula gittikleri
7 yaşına kadar tamamen ücretsiz
Günde 3 öğün yemek yedikleri,
Servisle
Evden alınıp,
Akşam evine bırakılan
Bu küçük çocuklar,
3 katlı ve
Hiçbir şeyin eksik olmadığı bu kreşte
Gagavuzca dilini öğrenip,
Müzik söyleyip,
Çalgı çalmayı öğreniyorlar…
İlkokula
Başlamadan bir yıl önce de
Okula hazırlık dönemini yaşıyorlar…
Gagavuzlar,
“Ağaç,
Yaşken eğilir” Arasözünü,
Bizden daha iyi uygulamakta…
Bize göre
Çok küçük bir köyde
Belediye başkanının
Yapmış olduğu hizmetleri gezmeyi,
Bir günde bitiremedim…
Akşam
Belediye başkanının misafiriydim…
Eşi
Bize özel olarak
Bıldırcın kızarması yapmış,
Bu yemeği yerken
Az daha
Parmaklarımı yiyecektim…
Ertesi gün
Çok özel bir köy olan buradan
Ayrılırken,
Üzülmedim desem,
Yalan demiş olurum…
Ertesi gün
Volkaniş Belediye başkanının
Misafiri oldum…
Fakat
Yazımızı çok uzattık
Buraları yazmam
Ancak
Başka bir gün olur…
Buradan şimdilik
Hoş kalın, hoşça kalın…

19.09.2025
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar

YORUM YAP

5 5 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x