Evet,
Emperyalizm artık savaş uçaklarıyla gelmiyor.
Önce kelime gönderiyor. O kelimelerden biri bugün sıkça duyduğumuz ve ülkemizin bütünlüğü açısından tehlikeli olan “halklar” sözü.
Kulağımıza hoş geliyor olabilir ama bu kelime Ortadoğu’da masum değildir.
ABD ve benzeri güçler bir ülkeye hiçbir zaman “millet” diye bakmıyor. O ülkede yaşayanlara mezhep, etnik grup ve halklar olarak bakarlar. Zira, şunu çok iyi bilirler. Tek millet varsa o ülke ayakta durur, halklar varsa o ülke parçalanır.
Irak’ta “Irak halkları” dediler devlet dağıldı, ülke bölündü, kazanan Irak halkı olmadı.
Suriye’de “halkları talepleri” dediler şehirler yıkıldı, milyonlarca insan yerinden oldu.
Bir ülkede “ halklar” demek, o ülkenin ortak milleti yoktur anlamına gelir.
Bu söz birlik getirmez,
Özgürlük getirmez,
Barış hiç getirmez ve ayrılığın kapısını aralar.
Şu hiç unutulmamalıdır. Ayrımcılık bazen baskıyla değil, tanımlamayla başlar. İnsanları yurttaş değil de bir halkın parçası diye ayırırsanız eşitlik biter, tartışmalar başlar ve devlet zayıflar. İşte Emperyalizm de tam bu anda devreye girer. Ülkemiz bu oyunu çok gördü.
ABD’nin oyunu basit: Böl, zayıflat ve yönet. ABD Ortadoğu’ya hiçbir zaman millet diye bakmadı.
Emperyalizmin tehlikeli oyunu halklar kelimesi üniter yapıların dağılmasıdır. Bugün halklar diyenler, yarın haklar der. Sonra özerklik gelir ve sonra ayrılmalar konuşulur.
Bugün ülkemizde yaşananlar ortadadır. Sokakta başka, kürsüde başka, masada başka bir dil dolaşımına sokuluyor. Birlik denilirken altı oyuluyor, demokrasi denilirken üniter yapı tartışmaya açılıyor. Ülke halkları ifadesi artık teorik bir tartışma değildir. Meclis kürsülerinde, sivil toplum ve medya söylemlerinde bilinçli biçimde kullanılmaktadır. Bu sıradan bir kelime tercihi değil, devletin temel yapısına yönelmiş siyasi bir çıkıştır.
Şunu artık açık açık söylemek zorundayız:
Türkiye’de halklar söylemi birlikte yaşamı güçlendirmiyor, aksine ayrılığı normalleştiriyor.
Bugün ülkemizde yaşananlar artık inkar edilemez noktadadır. Bir yandan birlik deniliyor öte yandan üniter devlet dili sessizce aşındırılıyor. Bilinçli bir siyasal tercihin söylemleri devletimiz adına tehlikelidir. Ülkemizde halklar söylemi üniter devlet yapısını hedef alan bir siyasi mayındır.
Türkiye, kimlik pazarlığı ile kurulmadı. Bu devlet, ortak mücadele ile ortak bedelle tek millet iradesiyle kuruldu. Üniter yapı tartışması çok tehlikelidir. Bunu sulandıran her dil, niyetine bakılmaksızın emperyalizmin değirmenine su taşımaktadır.
Şunu çok iyi anlamalıyız; dünya tek bir devlet değildir ve uluslararası çoğulculuğu anlatır. Bölücülük içermez. Ancak bir ülke için halklar denilirse üniter devlette bu ifade masum olamaz ve bölücü anlam taşır.
Tebrikler Abdulvahap bey. Güzel tesbitlerinize katılıyorum.