Daha düdük çalınmadan kaybedilen otoritenin hikâyesi.
Hakem kulaklığında duyulan en tehlikeli kelime: “Abi”
Maç öncesi, saha içi, VAR odası… Hep aynı dil:
“Abi, sen rahat ol.”
“Abi, bir bakar mısın?”
“Abi, sen bilirsin.”
“Abi” denildiği anda teknik iletişim bitiyor, hiyerarşi başlıyor. Genç hakem itiraz edemiyor, yardımcı hakem gördüğünü net söyleyemiyor, hakem VAR’ın çağrısını talimat gibi algılıyor. Oysa hakemlikte iletişimin kısa, açık ve teknik olması gerekir. Samimiyet değil, netlik ve sorumluluk esastır.
IFAB da net: VAR sadece önerir, nihai karar hakemindir.
Üstelik sorun “abi”yle sınırlı değil.
Türk hakemliği “ofsaytımsı bir şey var”ı da duydu. Net hata olmayan pozisyonlarda VAR’dan gelen uyarıya “faulümsü” deniyor.
İkisi de “-ımsı” ile bitiyor, ikisi de hakemliği bitiriyor.
Belirsizlik, hakemin otoritesini zedeler.
Geçen sezon Gaziantep–Trabzonspor müsabakasında VAR hakemi, orta hakem golü iptal edince kulaklığa “Bravo” dedi. Bu tek kelime, VAR’ın sadece kararlarıyla değil, kullandığı dille de tartışılması gerektiğini gösterdi.
Hakemlik ciddiyettir, tezahürat değil.
Mehmet Türkmen, Galatasaray–Göztepe maçında VAR’ın çağrısıyla monitöre gitti ve sahada verdiği kararı değiştirerek penaltı verdi.
Oysa VAR yalnızca öneride bulunur; karar hakemindir. Monitör, VAR’ın görüşünü onaylama yeri değildir. Hakem, VAR çağırdı diye kararını değiştirmek zorunda değildir.
Asen Albayrak ise Göztepe–Alanyaspor maçında kararına sahip çıktı. Üstelik bunu Süper Lig’deki ilk maçında yaptı. Monitörde pozisyonu dikkatle izledi ve gördüğüne güvendi.
Kayıtlara yansıyan son bölüm yeterince açıktı:
VAR: “Karar senin Asen.”
Asen Albayrak: “Abi, kararımda kalıyorum, bilgin olsun. Çok basit.”
Asıl dikkat çekici olan da buydu.
Süper Lig’deki ilk maçına çıkan bir kadın hakem, VAR monitörü karşısında yıllardır bu ligde görev yapan birçok tecrübeli erkek hakemden daha sağlam durdu.
“VAR çağırdıysa kararımı değiştirmeliyim” kolaycılığına sığınmadı; kendi değerlendirmesini savundu, sorumluluğu üzerine aldı ve kararını korudu.
Bu tavrıyla yalnızca yeteneğini değil, özgüvenini ve hakemlik karakterini de gösterdi.
Ancak yeni sezonun ilk dört haftasında kendisine maç verilmemesi dikkat çekicidir.
Orta düzey maçlarda düzenli olarak görev aldıkça gelişeceğine; adım adım zirveye tırmanacağına inanıyorum.
Bu örnek, “abi” hitabını masumlaştırmıyor.
Asıl mesele, bu kelimenin oluşturduğu bağlılık, çekingenlik ve itaat kültürüdür.
Asen’in cümlesindeki “abi” bile, kararın kendisinde kaldığını gizlemiyor; hitap duruyor, teslimiyet durmuyor. Fark orada.
Hakemlerin maç boyunca yardımcı hakemler, dördüncü hakem, VAR ve AVAR ile yaptığı bütün konuşmalar yayımlansa acaba kaç kez “abi” kelimesini duyarız?
Kaç kararın teknik gerekçeyle, kaç kararın kıdem baskısı altında şekillendiğini görürüz?
Türk hakemliği bu “abi-kardeş” düzeninden kurtulmalıdır.
Hakemin özgüveni, sorumluluğu ve karar verme cesareti korunmalıdır.
Çünkü hakemin otoritesi, sadece düdük çaldığında değil; kararının arkasında durabildiğinde vardır.
Kulaklıkta “abi” değil; cesaret, sorumluluk ve hakemlik duyulmalıdır.
Prof. Dr. Ömer Dalman
04.09.2026
Fotoğraf: Rast Mag
VAR hayatımıza girdiğinden beri sevdiğimiz oyun bozuldu hasar aldı. Futbolun doğallığı bitti. VAR bir onay makamı değil, majör hataların olmaması için geliştirilen yardımcı bir araçtır. Sahadaki tek otorite hakemdir!
Sayın hocam, dikkat çektiğiniz konular Türk futbolunun yarasıdır, yıllarca sizler gibi görevini layıkı ile yapan insanları arıyoruz. Tff Mhk liyakatlı insanlar tarafından yönetilmeli, sizler gibi
Son derece doğru bir tesbit. Sohbet dilimizde pelesenk olan ve olur olmaz her ortamda seslendirilen “ hocam “ ifadesi de, “ abi” açıklamasında belirtilen sakıncaları taşımaktadır.
Hocam merhaba bence var sisteminin adı değişmesi lazım vicdan var mı diye Türkiye’deki bütün kurumlarda çok acilen yeniden yapılanmaya ve çürümüşüğün ortadan kalkması gerektiğine inanmaktayım vesselam