Türkiye siyasetinde son aylarda dikkat çeken güçlü bir gelişme yaşanıyor. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katıldığı mitinglerde, salon toplantılarında ve halk buluşmalarında kadınların ve gençlerin yoğun ilgisi açıkça görülüyor. Bu tabloyu yalnızca kalabalık görüntülerine indirgemek büyük bir yanılgı olur. Siyasette kimi işaretler vardır; seçim sonuçlarından önce toplumdaki yönelişi haber verir. Kadınların ve gençlerin bir lidere yönelmesi de bu işaretlerin en önemlilerinden biridir.
Bugünün kadını yalnızca geçim sıkıntısını konuşmuyor. Adalet, hukuk, güvenli yaşam, eşit yurttaşlık, özgürlük ve çocuklarının geleceği konusunda güven veren bir siyasal anlayış arıyor. Gençler ise emeklerinin karşılığını alabildikleri, liyakatin egemen olduğu, umut aşılayan ve kendilerini dinleyen bir Türkiye özlemi taşıyor. Bu iki büyük toplumsal kesimin aynı siyasal çizgide buluşması, geleceği belirleyecek güçlü bir toplumsal dalgaya dönüşebilir.
Özgür Özel’in kullandığı kapsayıcı dil, toplumun her kesimine ulaşma çabası ve kararlı duruşu özellikle kadınlar ile gençlerde karşılık buluyor. Ancak siyasette ilgi tek başına yeterli değildir. Asıl başarı, bu güveni kalıcı bir toplumsal bağa dönüştürebilmektir.
Gelecekte siyasal koşullar değişir ve Özgür Özel yeni bir siyasal hareket oluşturmayı seçerse, en büyük gücü bugünden oluşan kadın ve gençlik desteği olacaktır. Böyle bir hareket, eski alışkanlıkların yinelendiği bir yapı yerine yeni kuşağın beklentilerini karşılayan çağdaş bir örgütlenmeyi temel almalıdır. Ön seçim, saydam yönetim, hesap verebilirlik, kadın-erkek eşitliği ve gençlerin karar süreçlerine doğrudan katılımı bu anlayışın vazgeçilmez ilkeleri olmalıdır.
Kadınların yönetimde söz sahibi olduğu, gençlerin düşüncelerini özgürce ortaya koyabildiği, üretkenliğin ve emeğin değer gördüğü bir siyasal yapı, toplumun geniş kesimlerinde güçlü bir umut yaratacaktır. Bugün meydanlarda görülen ilgi, böyle bir anlayışla yarının sandığında kalıcı bir desteğe dönüşebilir.
Türkiye artık yeni bir siyasal dönemin eşiğindedir. Bu dönemin belirleyici gücü kadınlar ve gençler olacaktır. Onların sesine kulak veren, beklentilerini siyasetinin merkezine yerleştiren anlayış geleceğin Türkiye’sini kurma fırsatını yakalayacaktır.
Bir siyasal hareketi büyüten yalnızca genel başkanın karizması değildir. Asıl güç; inanan kadınların, umut taşıyan gençlerin ve değişim isteyen milyonların ortak yürüyüşünden doğar. Bu yürüyüş sağlam ilkeler üzerine kurulursa, Türkiye siyasetinde yeni bir sayfa açılması güçlü bir olasılığa dönüşür.