Bir kültürü yaşatmak kolay değildir. Asırlar boyunca insanların alın teriyle, emeğiyle, inancıyla ve ortak hafızasıyla oluşur. İşte Kadırga Yaylası da böyledir. Yaklaşık beş asırdır yaşayan bu gelenek, Karadeniz insanının en büyük ortak kültürel miraslarından biridir.
Tarihî kayıtlar göstermektedir ki Kadırga Yaylası, Osmanlı döneminde Trabzon Vilayeti’nin yaylacılık kültürü içinde önemli bir yere sahipti. Beşikdüzü, Vakfıkebir, Tonya, Şalpazarı, Düzköy ve Eynesil başta olmak üzere bölge halkı, yüzyıllardır aynı yolları aşarak Kadırga’ya çıktı. Otçu göçleri, kemençe, horon ve yayla kültürü bu coğrafyada nesilden nesile aktarıldı. Bugün Kadırga’nın idari olarak Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi sınırlarında bulunması, bu tarihî ve kültürel gerçeği değiştirmez.
Hukukta idari sınır başka, kültürel aidiyet başkadır.
Bir kültürü yaşatan, haritaları çizenler değil; onu yüzyıllarca yaşatan halktır.
Ne yazık ki bu yıl yapılan Kadırga Şenlikleri, ortak kültürün ruhunu yansıtmak yerine siyasi görüntülerin öne çıktığı bir organizasyona dönüşmüştür. Oysa Anayasa’nın 63. maddesi, devletin tarihî ve kültürel değerleri korumasını öngörmektedir. Korumak; siyasi gösteriye çevirmek değil, ortak mirası bütün yönleriyle yaşatmaktır.
En acı tablo ise hizmet eksikliğidir.
Yüz binlerce insanın geldiği söylenen Kadırga’da yeterli temiz su yoktur.
Yeterli tuvalet yoktur.
Hijyen hizmetleri yetersizdir.
Konaklama altyapısı yetersizdir.
Sağlık ve çevre düzenlemeleri çağın gerisindedir. Siyasi şov yapılma yerine alt yapının eksiksiz tamamlanması neden gündeme gelmiyor?
Kültür, yalnızca kürsülerden yapılan konuşmalarla korunmaz. Kültür, insana gösterilen saygıyla korunur. Misafirine su veremeyen, temiz tuvalet sunamayan, çevresini koruyamayan bir organizasyonun önce bu eksikleri gidermesi gerekir.
Buradan bir çağrımız da Trabzon’un batı ilçelerinin yöneticilerinedir.
Beşikdüzü nerede?
Vakfıkebir nerede?
Tonya nerede?
Şalpazarı nerede?
Eynesil nerede?
Yüzyıllardır bu geleneği yaşatan insanların seçilmiş ve atanmış yöneticileri, neden bu ortak kültürel mirasa daha güçlü sahip çıkmıyor?
Kadırga hiçbir zaman bir ilçenin siyasi vitrini olmamıştır. O, Karadeniz’in ortak vicdanı olmuştur. Özellikle Beşikdüzü Kızılağaç otçusunun Tonya otçularıyla Kadırga’ya girişi taktire şayandır.
Artık Kadırga’nın yönetim anlayışı değişmelidir. Trabzon ve Gümüşhane’nin ilgili kurumları, belediyeleri, üniversiteleri, sivil toplum kuruluşları ve yayla kültürünü yaşatan temsilcileri ortak bir Kadırga Kültür Kurulu oluşturmalıdır. Bu kurul, şenliklerin siyasi etkilerden uzak, tarihî kimliğine uygun, bilimsel ve kültürel esaslarla yürütülmesini sağlamalıdır.
Çünkü Kadırga, yalnızca bir yayla değildir.
Kadırga, Karadeniz’in hafızasıdır.
O hafızaya sahip çıkmak; tarihe, kültüre ve gelecek nesillere sahip çıkmaktır.
Siyaset gelip geçer.
Makamlar değişir.
Fakat Kadırga kalır.
Ve tarih, ortak mirası kişisel veya siyasi hesaplara dönüştürenleri değil; ona sahip çıkanları hatırlar.