61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et

TFF, Serkan Sarıöz’e Mobbing mi Uyguladı? « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Akademisyen ve Yazar | KTÜ | Eski TFF Üst Klasman Temsilcisi | Bilim, spor ve fikir yazıları | Görüşlerim şahsıma aittir; kurumları bağlamaz.

Prof. Dr. Ömer DALMAN

TFF, Serkan Sarıöz’e Mobbing mi Uyguladı?

TFF, Serkan Sarıöz’e Mobbing mi Uyguladı?
Son Güncelleme :

10 Eylül 2026 - 12:03

506 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Temsilciler Kurulu, yıllarca TFF’nin en itibarlı ve en az tartışılan kurullarından biriydi. Bugün ise liyakat, istifa baskısı, bahis, görev dağılımı ve şeffaflık tartışmalarının merkezinde.

Peki ne değişti?

Şerafettin Bural’ın kurul başkanlığına getirilmesiyle ilk tartışmalar başladı. Mesele kişisel değil; liyakat ve temsilcilik kültürü meselesiydi. Temsilcilik tecrübesi ve spor adamlığı geçmişi tartışılan bir ismin bu kritik kurumun başına getirilmesi soru işaretlerine yol açtı.

Başkanın temsilcileri özlük dosyalarından tanımaya çalışması ve maçtan sonra temsilcileri birbirlerine sorması, kurum içinde muhbirlik algısı oluşturabilecek bir yöntem olarak değerlendirildi. Kurumsal duruşu yeterince güçlü olmayan bazı temsilciler de bu ortamı fırsata çevirerek kişisel sorunlarını ve meslektaşlarıyla yaşadıkları anlaşmazlıkları başkana gelişigüzel aktarma imkânı buldu.

Başkan Vekili Ömer Demir de geçmişte, şu anki TFF başkanının talimatıyla hakemlerin stadyumda bekletilmesi olayıyla bağlantılı olarak aldığı hak mahrumiyeti cezası her zaman gündemde kaldı.

O müsabakada Trabzonspor yönetiminden bu eyleme destek vermediği belirtilen bir isim vardı. Bu tutumuyla diğerlerinden ayrışan bu isim neden TFF’nin herhangi bir biriminde tercih edilmedi de hak mahrumiyeti cezası aldığı belirtilen Ömer Demir bugün Temsilciler Kurulu’nda Başkan Vekili olarak görev yapıyor? sorusu kamuoyunu meşgul etti.

Ömer Demir hakkında bir başka ciddi iddia da bazı temsilcileri telefonla arayarak istifaya yönlendirdiği ve dilekçelerin alındığı halde işleme konulmadığı yönünde.

Bu dilekçeler neden toplandı?

Neden işleme konulmadı?

Hangi amaçla kullanıldı?

Hakkında kesinleşmiş ceza bulunmayan temsilciler neden istifaya yönlendirildi?

Eğer bu iddialar doğruysa, istifa dilekçesi alınan temsilcilerle ilgili böyle bir uygulamanın açıklanması gerekir. Kiminin sistem dışına çıkarılması, kimine “devam” denmesi ise ayrı bir tutarsızlık oluşturuyor.

Bu soruların cevabı verilmeden tartışmanın kapanması mümkün değil.

Ardından bahis dosyası geldi.

TFF Hukuk Müşavirliği 26 Aralık 2025’te 42 temsilciyi PFDK’ye sevk etti. İstifa eden 33 temsilcinin de bahis iddiaları kapsamında PFDK’ye sevk edildiği belirtildi.

Burada kritik bir ayrım var: Bir kişinin bahis hesabının bulunması, tek başına bahis oynadığı ve disiplin ihlali yaptığı anlamına gelmez. Yapılması gereken kişileri peşinen suçlamak değil, aynı kriterlerin herkese uygulanıp uygulanmadığını ortaya koymaktır.

Aynı durumdaki kişilere farklı ölçütler uygulanıyorsa, tartışma artık kişilerin değil, sistemin tartışmasıdır.

Serkan Sarıöz’ün gündeme getirdiği konular aslında yeni değil. Bu köşede TFF’nin temsilcilik yapısını ve Temsilciler Kurulu’ndaki sorunları defalarca yazdım. Sarıöz’ün paylaşımlarıyla yeniden gündeme gelen soruların önemli bir kısmı daha önce de kamuoyuna taşındı.

Daha önce TFF yönetimi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuş bir isim olarak şimdi de kurulun işleyişiyle ilgili sorular soruyor.

Aynı konular farklı kişiler tarafından gündeme getirildiğinde neden cevap vermek yerine baskı iddiaları ortaya çıkıyor?

Sarıöz’ün kamuoyuna taşıdığı başlıca sorular şunlar:

Son 5 yılda 40 yaşından gün almadan terfi eden temsilci var mı?

FGAT kadrosundan talimata aykırı ÜKT yapılan var mı?

Kurul veya TFF Yönetim Kurulu üyeleri arasında aktif bahis hesabı olan var mı?

Huzur hakkı dışında ücret alan kurul üyesi var mı?

Kesinleşmiş cezası olmayan temsilciler neden istifaya zorlandı?

Servet Sarıkaya neden Riva’ya alınmıyor?

Kurulda diploma şartıyla ilgili sorun yaşayan üye var mı?

İki aylık hak mahrumiyeti cezası alan bir kişinin talimatlardaki karşılığı nedir?

Temsilci atamalarındaki görev dengesizliğinin nedeni nedir?

Temsilci raporlarına üçüncü kişilerin müdahalesi mümkün mü?

Kurul üyeleri kulüp başkanlarıyla deplasmana gidiyor, aynı otelde kalıyor mu?

Bunlar kişisel kavga soruları değil; TFF’nin nasıl yönetildiğine ilişkin sorular.

İddialara göre Sarıöz’ün paylaşımlarından rahatsız olan bazı TFF ve Temsilciler Kurulu yöneticileri, aracılar üzerinden paylaşımların durdurulmasını istedi. Sarıöz devam edince de şikâyet ve hapis cezası ihtimali üzerinden baskı oluşturulduğu ileri sürüldü.

Hatta kendisine, “Hapis yatarsa üzülürüm” denildiği iddia edildi.

Eğer bu iddia doğruysa sorun daha da büyüktür.

Çünkü kurumsal bir yapıda eleştirinin cevabı baskı değil, açıklamadır.

“Bu sorduklarınız yanlıştır” denir.

“İşte belgesi” denir.

Soruyu soranı susturmak, sorunun kendisini ortadan kaldırmaz. Aksine daha büyük bir soru doğurur:

Neden cevap vermek yerine susturma yoluna gidiliyor?

Bugün yaşananları yalnızca Serkan Sarıöz ile TFF arasındaki bir tartışma olarak görmek eksik olur. Ortada daha büyük bir mesele var.

Terfilerde hangi kriterler uygulanıyor?

Görev dağılımları hangi ölçütlere göre yapılıyor?

İstifa süreçlerinde aynı yöntem herkese uygulanıyor mu?

Bahis dosyalarında aynı kriterler herkes için geçerli mi?

Temsilci raporları gerçekten bağımsız ve güvenli mi?

Ve en önemlisi:

TFF, yıllar içinde oluşmuş temsilcilik kültürünü mü sürdürüyor, yoksa kendi yapısını mı kuruyor?

Çözüm aslında zor değil.

Terfiler açık ve ölçülebilir kriterlere bağlanmalı. ÜKT ve FGAT geçişleri şeffaf hale getirilmeli. İstifa dilekçelerinin nasıl ve neden toplandığı açıklanmalı. Bahis dosyalarında herkese aynı kriterin uygulanıp uygulanmadığı ortaya konulmalı. Görev dağılımlarındaki farklılıkların gerekçesi açıklanmalı. Temsilci raporlarının güvenliği konusunda gerekli güvenceler sağlanmalı.

Talimatlara aykırı şekilde terfi eden bir temsilcinin yazdığı rapor hukuken geçerli olur mu?

Çünkü temsilcilik bir makam dağıtımı değildir.

Temsilci, TFF’nin sahadaki kurumsal yüzüdür.

Temsilciler Kurulu’nun ihtiyacı yeni bir güç dengesi değil; makamlarla değil, liyakat, eşitlik, şeffaflık ve hesap verebilirlikle güçlenen bir kurumsal yapıdır.

Bunun yolu da basit:

Soruları susturmak değil, sorulara açık ve belgeli cevap vermektir.

 

Prof. Dr. Ömer Dalman

10.09.2026

YORUM YAP

4.7 3 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Serkan Sarıöz
Serkan Sarıöz
16 saat önce

Tüm futbol paydaşlarına yazdığınız yazılarla güç katıyorsunuz hocam. Yüreğinize sağlık. Sizin gibi insanların kalemi hepimize güç katıyor, cesaretlendiriyor ve umut veriyor. Sağolun varolun.

1
0
Would love your thoughts, please comment.x