61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

30 Ağustos DEM Parti İçin Neden Sessiz Geçti? « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Değerli yazarımızın köşe yazısını okumak için tıklayınız. Takipte kalın!

Abdülvahap ULUDÜZ

30 Ağustos DEM Parti İçin Neden Sessiz Geçti?

30 Ağustos DEM Parti İçin Neden Sessiz Geçti?
Son Güncelleme :

30 Ağustos 2026 - 19:43

13 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

 

 

Bir soru soralım: 30 Ağustos Zafer Bayramı neden DEM Parti’nin siyasi hafızasında bu kadar sessiz kaldı?

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca insan, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutladı.

Atatürk anıldı.

İstiklal mücadelesinin kahramanları saygıyla yad edildi.

Bağımsızlığın, egemenliğin ve Cumhuriyet’in hangi bedeller ödenerek kurulduğu bir kez daha hatırlandı.

Siyasi partiler mesaj yayımladı.

Ama ortada dikkat çeken bir sessizlik vardı:

DEM Parti’nin genel merkez düzeyinde 30 Ağustos Zafer Bayramı’na ilişkin belirgin bir kutlama mesajı neden yoktu?

Bu soru sorulmayacak mı?

Sorulmalı.

Hem de açıkça sorulmalı.

Çünkü 30 Ağustos sıradan bir tarih değildir.

30 Ağustos; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolun en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu zafer yalnızca bir siyasi partinin, bir hükümetin veya bir dönemin değil; bu ülkenin ortak tarihinin parçasıdır.

O halde soruyorum:

DEM Parti 30 Ağustos’u neden sahiplenmekte zorlanıyor?

Atatürk’ün başkomutanlığında kazanılan bu büyük zaferle ilgili neden güçlü ve açık bir mesaj vermiyor?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla ilgili yaklaşımı nedir?

Cumhuriyet’in kuruluş felsefesiyle problemi varsa bunu açıkça millete anlatacak mı?

Yoksa mesele yalnızca siyasi bir tercih midir?

DEM Parti’nin demokratik siyasetin içinde yer alması, TBMM’de temsil edilmesi ve Türkiye’nin geleceği hakkında söz söylemesi elbette demokratik hakkıdır.

Fakat demokrasi yalnızca hak istemek değildir.

Demokrasi aynı zamanda ortak değerlere, ortak tarihe ve ortak ülkeye karşı sorumluluk taşımaktır.

Türkiye’de siyaset yapan herkesin bu ülkenin ortak tarihine karşı da bir sorumluluğu vardır.

Üstelik bugün Türkiye yeni bir dönemin eşiğinde olduğunu söylüyor.

“Barış”, “demokratik Cumhuriyet”, “birlikte yaşama” ve “yeni bir gelecek” gibi kavramlar konuşuluyor.

Öyleyse soru daha da büyüyor:

Eğer gerçekten demokratik Cumhuriyet’ten söz ediyorsanız, Cumhuriyet’in kuruluşunun en önemli zaferlerinden biri olan 30 Ağustos’a neden sahip çıkmıyorsunuz?

Bu ülkenin vatandaşları açık ve samimi bir cevap bekliyor.

Kimse kimseyi zorla bir bayramı kutlamaya mecbur bırakamaz.

Ama siyasi partilerin tercihleri elbette eleştirilebilir.

Ve bugün eleştirinin merkezindeki soru şudur:

DEM Parti’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuyla ve Cumhuriyet’in kurucu değerleriyle meselesi nedir?

Eğer bir mesele yoksa, bunu açıkça söyleyin.

“30 Ağustos bizim de bayramımızdır” deyin.

Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşı’nı ve bağımsızlık mücadelesini sahiplenin.

Eğer farklı düşünüyorsanız, onu da açıkça anlatın.

Çünkü Türkiye’nin artık siyasi imalardan, üstü kapalı mesajlardan ve suskunluklardan daha fazlasına ihtiyacı var.

Millet açık cevap istiyor.

Bir başka soru daha:

Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik geleceğinde yer almak isteyen bir siyasi hareket, Cumhuriyet’in kuruluşuna giden tarihi yürüyüşün en önemli zaferlerinden biriyle arasına neden mesafe koyar?

Bu sorunun cevabı DEM Parti’ye aittir.

Bizim görevimiz ise sormaktır.

Çünkü 30 Ağustos yalnızca geçmişte kazanılmış bir savaş değildir.

30 Ağustos;

bağımsızlığın,

egemenliğin,

vatan bütünlüğünün,

millet iradesinin

ve Cumhuriyet’e giden yolun simgesidir.

Bugün Türkiye’de siyaset yapan herkesin önünde tarihi bir tercih vardır:

Ya Türkiye’nin ortak değerlerinde buluşacağız,

ya da geçmişin ayrışmalarını geleceğe taşıyacağız.

Benim sorum basit:

DEM Parti hangisini tercih ediyor.

30 Ağustos Zafer Bayramı’nı neden açık ve güçlü bir biçimde kutlamadınız?

Atatürk ve Cumhuriyet konusunda gerçek düşünceniz nedir?

Demokratik Cumhuriyet dediğiniz Cumhuriyet’in kuruluş değerlerini kabul ediyor musunuz?

Milletin beklediği cevap budur.

Suskunluk da bir tercihtir.

Ama Türkiye’nin geleceği söz konusu olduğunda, bazı soruların cevapsız bırakılmaması gerekir.

Elbette bir yanıtı vardır…..!

YORUM YAP

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x