DİJİTAL AJANS · MATBAA · REKLAM Markanız için güçlü bir başlangıç. Web Tasarım E-Ticaret SEO Logo Tasarım Matbaa & Baskı Projenizi Konuşalım 61medya.com.tr
BURASI
REKLAM ALANIDIR

TFF’de Piyonlar Değil, Sistem Değişmeli « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Akademisyen ve Yazar | KTÜ | Eski TFF Üst Klasman Temsilcisi | Bilim, spor ve fikir yazıları | Görüşlerim şahsıma aittir; kurumları bağlamaz.

Prof. Dr. Ömer DALMAN

TFF’de Piyonlar Değil, Sistem Değişmeli

TFF’de Piyonlar Değil, Sistem Değişmeli
Son Güncelleme :

04 Ekim 2026 - 21:48

218 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

TFF/MHK operasyonundan sonra işlerin düzeleceğini sanmayın. Sorun isimler değil; o isimleri koltuğa taşıyan yapıdır. Piyonlar değişir, her yeni gelen kendi ağını kurar. Ama sistem aynı kalır; aynı oyun, yeni oyuncularla sürer.

TFF tek merkezli, denetimsiz ve şeffaf olmayan bir yapıya dönüştü. Tahkim’de, MHK’da, Disiplin’de ve Temsilciler Kurulu’nda bağımsızlık yok; kurullar yönetimin atamasıyla oluşuyor, yönetimin uzantısı haline geliyor. Aynı dosyaya farklı kararlar veriliyor, kimse şaşırmıyor.

Bu artık algı değil, hukuken sabit. Anayasa Mahkemesi, Tahkim Kurulu üyelerinin Yönetim Kurulu tarafından atanmasına ilişkin düzenlemeyi iptal etti. Gerekçe net: “Bağımsız ve tarafsız mahkemede yargılanma hakkıyla bağdaşmaz.” Tahkim, futbolun tüm paydaşları arasındaki uyuşmazlıklarda son sözü söyleyen mercidir. Yönetimin atadığı bir yapı, adil bir denge kuramaz.

TFF/MHK operasyonu da bunu doğruladı. MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun da aralarında bulunduğu kişilerin tutuklanması, sistemin fişleme, tehdit ve müdahale üzerinden nasıl işlediğini bir kez daha ortaya koydu; istifa etmek yetmez, yapı değişmeli.

Ferhat Gündoğdu’nun FIFA yardımcı hakemi Kerem Ersoy’a yönelik ses kaydına yansıyan yıldırma ve tehditleri, bu yapının en somut örneğidir. “Hakemliğini bitirmekle bitirmemek arasında ramaktayım”, “Ya adam ol ya da bırak”, “MHK hakkında bir daha konuşma”, “Her adımını takip ediyorum” gibi ifadeler, sahadaki hakemlerin yıllardır nasıl hedef alındığını gözler önüne serdi. Oysa asıl sorgulanması gerekenler, bu baskı mekanizmasını kuran ve işleten yöneticilerdi. Bu gerçek artık gün yüzüne çıktı.

Zaman zaman hakemlere “Kimsenin etkisinde kalmayın, çıkın maçınızı yönetin” demiştim. Bu samimi bir çağrıydı. Ama bu tabloda hakemlerin sağlıklı ve bağımsız maç yönetmesi mümkün değil. Çünkü sorunun kaynağı onlar değil, üzerlerinde kurulan baskı sistemidir.

VAR, adaleti sağlamak için getirildi. Ancak mevcut yapı onu adaletsizliğin aracı haline getirdi. Ortaya çıkan yazışmalarda “Şu isim olsun” denilerek VAR hakeminin belirlendiği açıkça görülüyor. Yıllardır “sistem var, algoritma var, yapay zekâ var” deniyordu. Bu yazışmaların açıklaması ne? Teknolojiyi bile keyfî müdahalenin aracı yapan bir yapıdan temiz futbol çıkmaz. Sözde değil, özde yönetici gerek.

Şimdi kritik eşikteyiz. TFF Yönetim Kurulu 6 Ekim Salı günü Riva’da olağanüstü toplanıyor. Ya statüko devam eder ya da gerçek reform başlar. Talebimiz net: Mevcut yönetim istifa etmeli, geçici bir reform yönetimi seçilmeli ve bu ekip seçime girmeyeceğini taahhüt etmeli. Aksi halde değişim değil, vesayet el değiştirir.

2 Temmuz’da delegeleri göreve çağırmıştım. Üç ay kaybettik. Daha bir gün bile bekleyemeyiz. TFF yönetiminin görevi bırakması artık ertelenemez bir zorunluluktur.

İbrahim Hacıosmanoğlu’nun görevi bırakmaya niyeti olmadığı, yeniden seçilmeyi istediği, eğer TFF olmazsa Trabzonspor başkanlığını hedeflediği yönündeki değerlendirmeler kamuoyunda sıkça konuşuluyor.

Görünen o ki kişisel hesaplar bir kez daha sistemin önüne geçmiş durumda.

Futbolun geleceği, bir kişinin koltuk hesabına feda edilemez.

Kısa vadede yapılması gerekenler açık. Olağanüstü genel kurul toplanmalı. Kurullar yönetimin atamasından çıkarılmalı; Tahkim, Disiplin, Temsilciler Kurulu ve MHK üyeleri doğrudan delegeler tarafından seçilmeli. AYM kararı bunu zorunlu kılıyor. Hakem havuzu genişletilmeli, atamalar şeffaf kura ile yapılmalı. Kura canlı yayında, noter huzurunda ve çıkar çatışması filtreleriyle çekilmeli. VAR kayıtları ve karar gerekçeleri açıklanmalı. Bağımsız denetim raporları ile gelir-gider tabloları derhal kamuoyuyla paylaşılmalı; kanun zaten bunu zorunlu kılıyor.

Orta vadede kurumsallaşma şart. Tam zamanlı profesyonel hakemlik, hakem akademisi ve şeffaf performans sistemi kurulmalı. Yabancı hakemlere ödenen paralar, Türkiye’deki genç hakemlerin gelişimine aktarılmalı. Ülkemizde genç ve yetenekli insan kaynağı varken bunu değerlendirmemek büyük kayıp. Parayı dışarıya vermek yerine kendi gençlerimizi yetiştirmek öncelik olmalı.

Uzun vadede ise yasal reform, bağımsız disiplin yargısı, liyakate dayalı yönetim ve kültür değişimi gerekiyor. “Hakem düşmanlığı” yerine şeffaflık ve hesap verebilirlik kurulmalı.

Olağanüstü genel kurul, kurulların bağımsızlığı, hakem sayısının artırılması ve kura usulüyle atama doğru adımlardır. Ama tek başına yeterli değil. Kısa vadede şeffaflık, orta vadede kurumsallaşma, uzun vadede hukuk ve kültür değişimi olmadan operasyonlar sadece el değiştirir. Futbol düzelmez.

TFF bir ailenin malı değil. Bir kişinin tapulu arazisi de değil. Piyonlar değişse de sistem aynı kalırsa, aynı filmi yeni oyuncularla izlemeye devam ederiz.

Delegeler göreve. TFF yönetimi değişmeli. Aksi halde aynı film, yeni oyuncularla devam edecek.

Prof. Dr. Ömer Dalman

04.10.2026

YORUM YAP

5 5 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Serkan Sarıöz
Serkan Sarıöz
18 gün önce

On numara yazı olmuş hocam. Ama TFF yönetimi değişse de ben bir şeyin değişeceğini ümit edemiyorum. Tünel karanlık. Işığı görmemiz yıllar alır gibime geliyor.

1
0
Would love your thoughts, please comment.x