61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

Beşikdüzü Yapılmayanların İlçesi!! « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Beşikdüzü Yapılmayanların İlçesi!!

Beşikdüzü Yapılmayanların İlçesi!!
Son Güncelleme :

06 Mayıs 2026 - 20:43

80 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

 

Beşikdüzü’nün fotoğrafı yönetim zaafının adıdır diyebiliriz. Bir ilçeyi anlatmanın en kestirme yolu bazen çelişkilerini sıralamaktır. Beşikdüzü için dillerde dolaşan o cümle aslında bir yönetim bilançosudur: Cezaevi var, adliye yok. Teleferik var, otel yok. Deniz var, sahil yok.
Bu tablo tesadüf değil. Bu, yıllarca aynı siyasi anlayışla yönetilmiş bir ilçenin sonucudur. Beşikdüzü’nü bu hale getiren, plansızlığı yönetim tarzı haline getiren AKP’li belediye anlayışıdır. Ülkeyi 24 yıldır yöneten AKP anlayışıdır. Çünkü 1940 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlanma projesi kapsamında açılan 21 Köy Enstitüsü’nden biri Beşikdüzü’nde açıldığı bilinmektedir. Bu şirin ilçe eğitimle amnılması gerekirken ilçenin kültürel yapısıyla taban tabana zıt bir anlayışla cezaevi yapmak abesle iştigaldir. Üstüne üstlük Beşikdüzü adliyesini başka bir ilçeye taşımak, hem bir eksiklik hem de açık bir vizyon yoksunluğudur. Vatandaşın işi başka ilçelere düşerken, yapılan yatırımın anlamı da tartışmalı hale gelir.
Beşikdüzü’nde teleferik olayı, başlı başına bir ibretlik örnek ve vizyon adı altında sunulan projelerin nasıl birer kaynak savurganlığına dönüşebileceğinin kanıtıdır. Büyük iddialarla açılan bu yatırımın ne bir konaklama tesisi ne de gerekli turizm altyapısı bulunmaktadır; oysa oteli olmayan bir teleferik, günübirlik meraktan öteye geçemeyen bir “vitrin süsü” olmaktan kurtulamaz.
Sorunun ekonomik boyutu kadar teknik güvenliği de ciddi soru işaretleri barındırmaktadır. Teleferiğin inşa edildiği Beşikdağı’nın volkanik bir tepe olduğu bilinirken, iktidar yönetiminin bu tepenin yeniden faaliyete geçmeyeceğine dair hangi bilimsel veriye dayanarak garanti verdiği meçhuldür. Dahası, bu volkanik yapı üzerine bindirilen binlerce tonluk yükün bir heyelanı tetiklemeyeceği konusunda nasıl bir bilimsel güvence alınmıştır? Eğer ortada bilimsel bir teminat yoksa, olası bir heyelan felaketinde yaşanabilecek can kayıplarının sorumluluğunu kim üstlenecektir?
Önümüzdeki en acı tabloyu ise “deniz var ama sahil yok!” metaforu ile ifade edebiliriz. Karadeniz kıyısında yer alan bir ilçede, insanların denizle kucaklaşabileceği alanlar yoksa; burada doğanın cömertliğini sorgulamak haksızlık olur, ancak yönetimin basireti sorgulanabilir. Bu tablo sadece bir ihmal olarak açıklanamaz; bu durum, açıkça halkın önceliklerini belirleyememe ve vizyon eksikliğidir.
Bugün mevcut yerel yönetimin “merkezi hükümetten yeterli kaynak gelmiyor” tezi, elbette bir gerçekliktir. İktidarın muhalif belediyeleri mali açıdan kıskaca alma politikasını hepimiz biliyoruz. Ancak gerçek şu ki; kaynak yokluğunu aşacak, alternatif çözümler üretecek bir irade de ne yazık ki istenilen düzeyde sergilenemiyor. Eğer yönetim anlayışı, sadece şikâyet eden ama çözüm geliştirmeyen bir noktaya evrilirse, bu durum en az geçmişteki hatalar kadar büyük bir sorun haline gelir.
Oysa yerel yönetimlerin hizmet üretme kabiliyeti, sadece merkezi hükümetten gelecek bütçeye mahkûm bırakılmamalıdır. Sosyal demokrat belediyecilik; kendi kaynağını yaratmak, öz olanaklarını devreye sokmak ve yaratıcı çözümler geliştirmek zorundadır. Örneğin; maliyetleri düşürmek adına parke taşı üretim tesisleri kurmak, belediyeye ek gelir sağlayacak bir beton santrali oluşturmak veya bölge ekonomisini canlandıracak fuar ve etkinliklere imza atmak mümkündür. Bu adımlar ekonomik bir katkı ile birlikte aynı zamanda güçlü bir vizyonun ve çalışma iradesinin de ispatı olacaktır.
Beşikdüzü’nde artık bu yönde güçlü bir hamleyi, gerçek bir değişim rüzgârını özlemle bekliyoruz. Aksi takdirde, ne geçmişin hatalarından ders çıkarılmış ne de günümüzün zorlu koşullarına uygun, üretken bir belediyecilik anlayışı ortaya konmuş olur.
Bu ilçe, mevcut durumundan çok daha iyisini hak ediyor. Ancak bunu başarmak için önce sorumluluk almak, sonra da iş üretmek ve gerçekten çözüm için ter dökmek gerekiyor.
Haydi bakalım; yaşanabilir, nefes alan bir Beşikdüzü için ha gayret! Aslan sosyal demokratlar bunu başarabilir.

YORUM YAP

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x