61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

EMLAK İŞİ YAPANLARIN ÇIKMAZI! Doç. Mehmet Yıldızlar yazdı « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

EMLAK İŞİ YAPANLARIN ÇIKMAZI! Doç. Mehmet Yıldızlar yazdı

EMLAK İŞİ YAPANLARIN ÇIKMAZI! Doç. Mehmet Yıldızlar yazdı
Son Güncelleme :

13 Ocak 2026 - 22:54

89 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

EMLAK İŞİ YAPANLARIN ÇIKMAZI!

Devletin görevi ticareti teşvik etmek midir, yoksa daha kapıdan girerken bedel tahsil etmek mi? Son günlerde esnafın dilindeki soru tam olarak bu.
7566 sayılı “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve KHK’lerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 9. maddesiyle, ticaret yetki belgesine bağlı yıllık harç uygulaması getirildi. 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek bu düzenleme; gayrimenkul danışmanlarını, oto galericilerini ve kuyumcuları doğrudan hedef alıyor. Yani zaten ayakta kalma mücadelesi veren küçük esnafı.
Kira, personel, sigorta primi, vergi, kredi faizi… Esnaf her kalemde boğulurken şimdi bir de “yetki belgesi harcı” ile karşı karşıya. Küçük şehirlerde 20 bin, büyükşehirlerde 40 bin liradan söz ediliyor. Henüz siftah yapmadan, daha kepenk açmadan.
Bu bir vergi mi, yoksa peşin tahsil edilen bir bedel mi? Sahadaki esnafın dili daha net: “Bu bir haraç.”
Asıl ağır darbe ise genç girişimcilere. İş kurmaya hevesli, sermayesi sınırlı, çoğu borçla yola çıkan gençlerin önüne daha baştan yüksek bir mali duvar örülüyor. Üstelik 30 yaş altı gençler için uygulanan 6 aylık Bağ-Kur prim desteği de kaldırılmış durumda. Yani devlet bir yandan “gençler ticarete atılsın” diyor, diğer yandan onları sistemin dışına itiyor.
Bu tablo tesadüf değil. Uzun süredir izlenen ekonomi politikalarının faturası, en zayıf halkaya kesiliyor. Büyük şirketler, zincir yapılar, sermaye grupları yoluna devam ederken; galerici, emlakçı, kuyumcu nefessiz bırakılıyor.
Bir başka sorun daha var ki, belki de en kritik olanı: örgütsüzlük.
Gayrimenkul danışmanlarının, galericilerin, kuyumcuların sendikal bir gücü yok. Odalar var, açıklamalar yapılıyor, itirazlar dile getiriliyor. Ama bunlar kalıcı, güçlü ve sonuç alıcı bir mücadeleye dönüşmüyor. Çünkü örgütlü değiller.
Ankara’da Tüm Emlakçılar Odası seçim sürecine girmiş durumda. Mevcut başkan Hakan Akçam, iktidarla görüşmeler yaptıklarını, muhalefete itirazları ilettiklerini söylüyor. Peki sonuç? Sahadaki esnaf hâlâ aynı soruyu soruyor:
Nerede örgütlü mücadele? Nerede kalıcı duruş?
Esnaf kendini emekçi olarak görmüyor mu? Oysa istihdam yaratan, vergisini ödeyen, piyasayı ayakta tutan kim? Küçük esnaf değil mi?
Benim yaşadığım 20 bin nüfuslu Beşikdüzü gibi ilçelerde bu yükler nasıl taşınacak? Büyükşehirle aynı mantık, aynı harç, aynı yük… Küçük ilçe esnafına “ya dayan ya kapan” mı deniyor?
Bu ilçelerde örgütlenme isteği var, potansiyel var. Ama öncülük yok, yönlendirme yok, cesaretlendirme yok. Sonuçta ses cılız çıkıyor, Ankara duymuyor.
Ne kadar daha sendikasız, örgütsüz, yalnızca odaların insafına bırakılmış bir mücadeleyle yol alınacak?
Genç girişimciyi yok sayan, küçük esnafı ezen bu anlayış sürdürülebilir değildir. Daha güçlü, daha kolektif ve daha kararlı bir duruş artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Kaybeden belli: Küçük esnaf, gençler ve küçük şehirler.
Kazananı ise henüz kimse açıklayamıyor.
Ama bir gerçek var: Bu yük böyle devam ederse, ticaret değil; tasfiye konuşulur.

YORUM YAP

5 1 vote
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x