Bu hafta sonu oynanacak dev derbiye Yasin Kol atandı. Bu atama, benim için değil, futbolun ta kendisi için bir skandaldır. Ama önce şu boş eleştirilere bir cevap vereyim.
Yasin Kol lise mezunu, İngilizce bilmiyor, FIFA kokartı yok. Peki ne yani? Üst Klasman Hakemi olmuşsa, Süper Lig’de her maçı yönetir. Zaten FIFA kokartı olmaması dil bilmediğindenmiş; MHK başkanı öyle söyledi. Sahaya futbolcularla İngilizce muhabbet etmeye gitmiyor, futbol oyun kurallarını uygulamaya gidiyor. Dil bilen FIFA hakemi olup da Dünya Kupası’na gidebilen kaç hakemimiz var? Sorun burada değil. Asıl eleştirilmesi gerekenler MHK ve TFF’dir. Çünkü onlardır Yasin Kol’u Üst Klasman Hakemi yapanlar. Onların atamalarıdır bu sonucu doğuran.
Ancak gelelim asıl meseleye: Bu derbiye Yasin Kol’un atanması gerçekten büyük bir skandaldır.
Yakın zamanda Fenerbahçe – Beşiktaş maçını yönetti. Maçın son saniyesinde, 35 metre mesafeden penaltı çaldı. Bu karar, kafalarda ciddi soru işaretleri bıraktı. O gün bu köşede yazdım, bugün tekrar yazmıyorum ama linkini aşağıya bırakıyorum.
Beşiktaş camiası, her dönemde olduğu gibi yine aklıselim açıklamalar yaptı. Kimse ortalığı birbirine katmadı. Ama şunu bir düşünün: Beşiktaş bu sezon şampiyonluk yarışının içinde, yani “potada” olsaydı, o pozisyon sonrası neler olurdu? Taraftarın tepkisini, yöneticilerin açıklamalarını, belki de saha olaylarını bir hayal edin.
Şimdi daha vahim bir gerçeğe gelelim. MHK ve TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’nun hakemlere doğrudan müdahale ettiğine dair iddialar ortadayken, bu derbiye Yasin Kol’un atanması tesadüf olabilir mi? Yasin Kol Trabzonlu, Hacıosmanoğlu da Trabzonlu. Üstelik Trabzonspor da bu sezon şampiyonluk yarışının tam içinde. Trabzonspor’un en büyük rakipleri kim? Galatasaray ve Fenerbahçe. Fenerbahçe ile aynı puanda oldukları bir dönemde, bu derbiye Trabzonlu bir hakemi kim atar? İşte bu sorunun cevabı, tüm bu kirli konjonktürü özetliyor. Artık kimse kusura bakmasın, bu işin içinde siyaset var, şampiyonluk yarışına doğrudan müdahale var.
İşte tam da bu yüzden Yasin Kol bu maçı yönetmemeli. Kendine güvenebilir, sahada iyi yer aldığını düşünebilir, maçın her anında içinde olduğunu sanabilir, hatta Süper Lig’in en iyi hakemi olduğunu iddia edebilir. Ama bu derbi öyle bir derbi değil. Öyle bir maç değil. İyi hakem olmak, bu kirli konjonktürde bu maçı yönetmeye yetmez. Çünkü bu maç belki şampiyonu belirleyecek ve yıllarca konuşulacak. Yasin Kol düdüğü bu maçtan sonra mı asar, yoksa bir sonraki TFF yönetiminde mi? Zaman gösterecek.
Şu dönemde apaçık görülüyor ki hakemlere TFF içinden müdahale var. Planı önceden yapmışlar. Bahis iddialarıyla hakemleri bir bir tasfiye etmişler. Sorgulayan, direnen, liyakat sahibi tüm isimleri saf dışı bırakmışlar. Geriye yalnızca itiraz etmeyen, yönlendirmelere açık, sorgulamayan hakemler kalmış. İşte tam bu noktada perdeyi indirmişler: “Kusura bakmayın ama her derbide Yasin Kol’a mecburuz.” Plan buymuş, kurgu buymuş. Bu kurgu, Türk futboluna unutulmaz bir darbe vurmak üzeredir.
Yasin Kol’a buradan bir tavsiye: Kendi kariyerin için bu maçtan affını iste. Tıpkı yakın geçmişte, 23 yıllık tecrübeyle hemşerin olan o temsilci gibi: İlkeleri uğruna dev maçları reddeden, koltuğunu değil vicdanını seçen, “Ben bu kirli oyunun parçası olmayacağım” diyerek maçlarda görev almak istemediğini bildiren o isim gibi. Yanlışa ortak olma. TFF’nin dayattığı bu maçı yönetmeyi reddet. Unutma: Bir maç kaybedilir, bir kariyer tamamlanır, ama bir insan duruşuyla tarihe geçer.
Beşiktaş bugün suskun olabilir, çünkü yarışta yok. Ama yarın başka bir camia, başka bir maçta aynı senaryoyu yaşadığında ortalık cehenneme dönecek. O gün gelmeden, doğru olanı yap. Tarih affetmez, Yasin Kol.
Link:https://abb61.com/hakem-mi-baski-mi-futbolun-cozulemeyen-denklemi/
Not: Bu yazı, kamuoyunda tartışılan iddialar ve basına yansıyan haberler temel alınarak, ifade özgürlüğü ve kamu yararı gözetilerek hazırlanmıştır. Yazı, hakaret, iftira veya kişilik haklarını ihlal amacı taşımamaktadır.
Prof. Dr. Ömer DALMAN
Aynı tas aynı hamam dediğiniz gibi senaryo baştan yazılmış Ali Koç futboldan elini çekmemiş görünüyor kendisine diyet ödenmeye devam ediliyor
Sevgili hocam kalemine ve yüreğine sağlık, tarihe geçmek için önce adam(!) olmak lazım.Bekleyip görelim Sayın Hocam…
Sevgili hocam bence Fenerbahçe Galatasaray maçının hakemi yabancı olsa daha iyi olurdu çeşitli dedikodulara sebep olmazdı ancak ne yazık ki ülkemizde hiçbir şeye güven kalmamış demek ki yazık ettiler Türkiye futbol federasyonu ve bazı yerlerin yerlerine liyakatlı insanların gelmesi lazım futbol sahada güzeldir masada değil yazınızdan dolayı tebrik eder yeni yazılarınızı merakla bekliyoruz kal sağlıcakla
Sayın hocam ….. hacıosmanoğlu nun eski sözleri hâlâ duruyor askıda …onun için yasin kol belki de çok süper yönetir evet zor maç beraber biterse fazla tepki almaz….
Hocam ben şöyle düşünüyorum ;İki ihtimal var Bjk maçında ki kritik penaltı olayı ile alakalı, ya feneri yasin kol araciliğiyla doğrayıp fişi çekecekler yada maçı berabere bitirttirecekler
Sevgili hocam tavsiyen maçtan affını iste şeklinde değilde adaletin zirvesinde ol şeklinde olmalı.Bu saatten sonra çok geç olan bir şey mümkün değil ve gerçekçi de değil.
Fehmi Hocam katkınız için öncelikle teşekkürlerimi sunarım. Hakem Yasin yazılarımı takip ediyor, okuyordu. Sanırım maça atandığı günden beri Riva’da. Telefonları kapalı olabilir. Onu bu maça atayanların kararı bu olabilir. Eğer yazımı okusaydı maçı iade ederdi diye düşünüyorum.
Ama sizin “adaletin zirvesinde ol” çağrınız asıl meseleyi tam olarak karşılıyor mu? O da ayrı bir tartışma konusu.
Çünkü sorun, Yasin Kol’un bireysel adalet duygusunda değil. Sorun, içine atıldığı kirli konjonktürde adaletin tecelli etmesinin neredeyse imkânsız hale gelmesidir. Yasin Kol, Süper Lig’in en iyi hakemi bile olsa, Trabzonlu olması, Hacıosmanoğlu ile aynı şehirden gelmesi, üstelik daha önce Fenerbahçe – Beşiktaş maçında verdiği tartışmalı penaltıyla hafızalara kazınmış bir isimken, bu derbide “adaletin zirvesi” olabilir mi?
Gerçekçi olalım: Tarafların birinin şampiyonluk yarışındaki en büyük rakibiyle aynı puanda olduğu bir dönemde, o rakibin maçına aynı şehrin hakemini atamak, dünyanın neresinde “adalet” olarak tanımlanır? Kol, istese de istemese de her tartışmalı kararında şehri, memleketi, başkanın yakınlığı konuşulacak. Bu onun suçu değil, onu bu duruma sokanların suçudur.
Dolayısıyla sizin öneriniz “ideal olan”dır. Ama “ideal olan”, bu gerçeklikte mümkün değil. O yüzden Fehmi Hocam, ben yine diyorum ki: Bu maçı yönetmemelidir. Çünkü bir hakemin “adaletin zirvesi” olabilmesi için önce üzerinde şüphe olmayan bir zeminde durması gerekir. O zemin bugün maalesef yoktur.
Saygılarımla.
Hakemlerin,hekimlerin ve hakimlerin kararları her zaman tartışılır.Galiba liyakat referanslar ile belirlenmediği zaman bu tartışmalar yerini sadece gülümseten eleştirilere bırakacak.Saygılarımla sevgili hocam.
Haklısınız Hocam, saygılarımla.