61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

KARAKTERLİ MİLLİ TAKIM”IN İÇYÜZÜ: SİLAH, REHİN VE RANT « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

KARAKTERLİ MİLLİ TAKIM”IN İÇYÜZÜ: SİLAH, REHİN VE RANT

KARAKTERLİ MİLLİ TAKIM”IN İÇYÜZÜ: SİLAH, REHİN VE RANT
Son Güncelleme :

02 Nisan 2026 - 12:06

426 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

KARAKTERLİ MİLLİ TAKIM”IN İÇYÜZÜ: SİLAH, REHİN VE RANT

 

2026 Dünya Kupası’na giden yolda İspanya’ya iki maçta kaybettik. Asıl yenilgiyi ise TFF Başkanı’nın açıklamalarıyla saha dışında aldık. Silah, rehin, rant ve “abi” yapılanmaları… Bilmek yetmez, hesap sormak gerekir.

İbrahim Hacıosmanoğlu, “En karakterli milli takım” eleştirilerine açıklık getireyim derken aslında yeni tartışmaların önünü açtı.

A Milli Futbol Takımımız, 2026 Dünya Kupası’na katılmaya hak kazandı. Büyük bir engeli geçtik. Bu kupaya gidebilmek için İspanya ile iki maç yaptık ve ikisini de kaybettik. Dünya Kupası’nda her takım İspanya gibi güçlü. İşte tam da bu kritik dönemde yapılması gereken, takımımızın moralini yükseltmek ve kenetlenmekti. Ancak TFF Başkanı Hacıosmanoğlu, yaptığı açıklamalarla tam tersi bir tablo çizdi.

Geçmişte silahlı baskınlar yaşandı, hakemler odaya kilitlendi. Böyle bir futbol ikliminde “karakter” vurgusu yapmak cesur bir hareketti. Fakat aynı nefeste “kampta birbirlerine silah çekenleri de biliyoruz” deyiverince, “karakterli” diye takdim ettiği kadronun tam da o silahlı olayın kahramanları olduğunu ima etti. Hacıosmanoğlu, söyledikleriyle geçmişin yaralarını sarmak bir yana, o yaraların neden hâlâ kanadığını gözler önüne serdi.

Hacıosmanoğlu’nun ima ettiği tablo şudur: 2013’te A Milli Takım kampında bir utanç yaşandı. Hollanda maçının ardından bir gece kulübünde başlayan tartışma, otelde silahlı bir baskına dönüştü. Dönemin basınına yansıyan iddialara göre G.T., H.Ç.’nun ağzına silah dayadı; Ö.T. saldırıya uğradı. Yetkililerin, olaya tanık olan futbolculara “şikayetçi olmayın, milli takımın imajı zedelenmesin” telkininde bulunduğu da yine o dönemde basına yansıdı.

Hacıosmanoğlu konuşmaya alışkın bir isim. “Kim 2011’de Fenerbahçe şike yapmadı diyorsa namussuzun dik alasıdır!” çıkışını yaptı. 2015’te Trabzonspor-Gaziantepspor maçı sonrası hakemleri soyunma odasında 4,5 saat alıkoydu ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 8 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Şimdi TFF Başkanı sıfatıyla “tarihin en yetenekli ve karakterli kadrosu” tanımını yapıp ardından “silahlı baskını biliyoruz” diyor. Bir yandan “karakterli” dediği takımın geçmişine sahip çıkıyor, diğer yandan o geçmişteki silahı, kavgayı, örtbası “biliyoruz” diyerek geçiştiriyor.

Şimdi soralım: 2026 Dünya Kupası’nda şu ana kadar açıklanan hakem listelerinde kaç Türk hakemi yer alıyor? Henüz atanan hakemler arasında Türk hakemi bulunmuyor. Halil Umut Meler, Atilla Karaoğlan gibi isimler aday kadrolarda yer alıyor ancak hiçbiri kesinleşen Dünya Kupası hakem kadrosuna dahil edilmedi. Özbekistan, Kırgızistan, Gürcistan hakemlerini Dünya Kupası’na gönderirken, Türk hakemleri neden orada değil? Bu soruların muhatabı, geçmişte hakemleri rehin alan Hacıosmanoğlu’dur.

Hacıosmanoğlu, konuşmasının sonunda “Ağabeylerinin izinden giderek 80 milyonu sevindirmek istiyorlar” ifadesini kullandı. Peki bu “ağabeyler” kim? 2013’te o odada silah çekildiği iddia edilen geceye müdahale etmeyen büyükler mi? 2015’te hakemleri rehin alan ve ardından olayları “tatsızlık” diyerek geçiştiren yönetim mi? Yoksa yıllardır Türk futbolunun içinde dolaşan, futbolcuları himayesine alıp sonra onları birer “abi” sarmalında tutan arka plandaki yapılar mı? O yıllarda bazı futbolcuların, FETÖ’nün kendilerine “abi” diye hitap ettikleri kişilerle bağlantılı olduğu iddiaları da dönemin basınına yansıdı.

Hacıosmanoğlu’nun “Bu millet her şeyi biliyor” çıkışı bir gerçeği haykırmaktan öteye geçemez. Bilmekle yetinmek, bu sisteme ortak olmaktır. O silahın çekildiği otelde kameralar vardı, hakemlerin rehin alındığı gece temsilci raporları vardı. Ama “imaj” denilen kavram, suçların üzerini örtmek için kullanıldı.

Şimdi gelelim en güncel olaya: Hacıosmanoğlu, milli takımın Dünya Kupası’na katılması halinde futbolculara villa vereceğini söyledi. Basında yer alan iddialara göre söz konusu villalar, Milas’taki bir projede yer alıyor. Muğla 2. İdare Mahkemesi bu projenin “ÇED Olumlu” kararını iptal etti. Yine aynı iddialara göre Hacıosmanoğlu bu projeyi satın alan ya da ortak olan isimler arasında bulunuyor. Milli takımın başarısı nasıl olur da bir rant projesinin reklam malzemesi haline gelir? Mahkemenin durdurduğu bir projeyi, milli takımın başarısıyla meşrulaştırmaya çalışmak hangi ahlaka sığar? Burası Milas’ın son sulak alanı. 197 kuş türüne ev sahipliği yapan bir doğa mirası. Ve onu talan etmeye kalkıyorlar.

Türk futbolunun en büyük problemi sahada attığımız goller kadar, saha dışında kapattığımız dosyalardır. Bir silahın milli takım kampında çekildiği bir olay “kapatılır”; hakemlerin rehin alındığı bir gece “kapatılır”; Dünya Kupası’na hakem gönderemeyen bir ülke olarak “biliyoruz” denilip geçilir; üstelik milli takımın başarısı, mahkemenin durdurduğu bir rant projesinin reklamı yapılırsa bu işte bir yanlışlık var demektir.

Millet her şeyi biliyor. Peki ya sonra?

Sonra hesap sormak var. Silahın hesabını sormak, hakemlerin rehin alındığı gecenin hesabını sormak, Dünya Kupası’na hakem gönderemeyişimizin hesabını sormak, Milas’ın sulak alanını talan etmeye kalkanların hesabını sormak.

Yüce Türk milletinin ve milli takımın imajını düşünüyorsak, Hacıosmanoğlu kafile ile Dünya Kupası’na gitmemeli. Yoksa yeni tartışmalar kaçınılmaz olacaktır.

Bilmek yetmez. Hesap sormak gerekir.

Not: Bu yazı, ifade özgürlüğü kapsamında kamu yararı gözetilerek kaleme alınmıştır. Bu yazıda yer alan tüm iddialar, basında daha önce yayımlanmış ve kamuoyu tarafından bilinen olaylara dayanmaktadır. Yazının amacı, ifade özgürlüğü çerçevesinde kamu yararını gözeterek bu olayları hatırlatmak ve hesap sorma çağrısı yapmaktır. Saldırı veya iftira amacı taşımaz.

Prof. Dr. Ömer DALMAN

YORUM YAP

4.4 5 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
6 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Nuran Dalman
Nuran Dalman
11 gün önce

Yüreğine sağlık

Sebo
Sebo
11 gün önce

Kalemine sağlık hocam 👏👏👏

Mustafa
Mustafa
11 gün önce

Güzel oldu, eksik ifade İspanya bir defa yendi , orada 2-2 berabere kaldık

Menderes Yunus Yarar
Menderes Yunus Yarar
11 gün önce

Sevgili hocam nokta atışlarına devam ediyorsun yüregine sağlık kalemine sağlık eline sağlık vesselam

Nuri Özdemir
Nuri Özdemir
11 gün önce

Harika tespitlerde bulunmuşsunuz teşekkür ediyorum. Gündeme damga vuran bir yazı olmuş

6
0
Would love your thoughts, please comment.x