Doğu Karadeniz Bölgesi’nde peş peşe yaşanan doğa olayları endişe yaratırken, Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş’tan Artvin Arhavi’de meydana gelen ölümcül heyelanlara ilişkin kritik değerlendirmeler geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir analiz paylaşan Prof. Dr. Bektaş, heyelan tehdidinin yalnızca yüzeydeki kayaları tutarak bertaraf edilemeyeceğini, yamaçları tetikleyen asıl derin jeolojik hareketlerin aydınlatılması gerektiğini belirtti.
“Aktif Tektonik ve Yamaç Deformasyonları İncelenmeli”
Arhavi’deki can kayıplarına yol açan afetlerin arkasındaki mekanizmaya dair bilimsel bir hipotez sunan Prof. Dr. Bektaş, aktif tektonik süreçler ile yer çekimine bağlı yamaç deformasyonlarının bir arada değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
15 Kasım 2024 tarihindeki Hemşin sarsıntısı ile 8 Aralık’ta Arhavi’de yaşanan yıkıcı heyelan arasındaki ilişkiye dikkat çeken uzman isim, Doğu Karadeniz’in vadi ve dağ silsilelerinde yılda 0,5 milimetreye varan yükselme hareketleri gözlendiğini hatırlattı. Bektaş, 1960 ile 2026 yılları arasındaki Kandilli mikrodeprem verilerinin detaylı olarak masaya yatırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
“Yüzeysel Önlemler Yetmez, Uydu Verileri Şart”
Afet risk yönetiminde bütüncül ve çok katmanlı bir bilimsel takip sisteminin kurulması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Osman Bektaş, teknolojik izleme araçlarının sahaya entegre edilmesini isteyerek şunları söyledi:
“Bölgedeki tehlikeyi önceden yönetebilmek için deprem kayıtları, jeolojik haritalar, InSAR uydu ölçümleri ve GNSS verileri mutlaka bir arada analiz edilmelidir. Dağlık alanlarda harekete neden olan süreçler anlaşılmadan sadece yüzeysel önlemler almak yeterli olmaz.”
Bölge coğrafyasında yamaç dinamiklerinin kök nedenlerinin modern uydu ve yer radarı verileriyle tespit edilmesi, Doğu Karadeniz şeridinde olası can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi adına en kritik adım olarak gösteriliyor.
TRABZON’DAN TÜM TÜRKİYE’YE