Beşikdüzü’nde uzun süredir kamuoyuna sunulan bir söylem vardı: “Biz siyaset yapmıyoruz, Beşikdüzü için çalışıyoruz.” Bu söylem alkışlandı. Eleştirenler ise haksız bulunmaya çalışıldı. İlçenin geleceği adına kurulduğu ifade edilen birliktelikler örnek gösterildi. Aynı fotoğraf karelerinde verilen pozlar, ortak akıl ve uzlaşı görüntüsü olarak sunuldu.
Ancak geçtiğimiz günlerde açılışı yapılan dört çocuk parkı ve bir halı saha tesisi, kamuoyuna farklı bir tablo gösterdi. Ortada dikkat çekici bir sorun vardı. Açılış töreni adeta bir AK Parti organizasyonuna dönüştürüldü. Program boyunca verilen görüntüler, yapılan paylaşımlar ve oluşturulan atmosfer, Beşikdüzü’nde CHP’li bir belediye yönetiminin bulunduğunu unutturacak nitelikteydi.
Daha da dikkat çekici olan ise ilçenin seçilmiş belediye başkanının programa ilişkin bilgilendirmeyi son derece geç almış olması yönündeki iddialardır. Beşikdüzü halkının oylarıyla göreve gelen belediye başkanının saat 21.00 sularında haberdar edildiği bir organizasyonun ardından ortaya çıkan tablo, birçok soruyu beraberinde getirmiştir.
Şimdi sormak gerekiyor: Yıllardır “siyaset üstü birliktelik” söylemini savunanlar bu görüntülere hangi yanıtı verecekler? Sosyal medyada boy boy fotoğraflar paylaşanlar, protokollerde en ön sıralarda yer alanlar, CHP’li belediyeyi adeta görünmez hale getiren bu anlayışı nasıl açıklayacaklar? Beşikdüzü için çalıştıklarını ifade edenler, ilçenin seçilmiş yerel yönetimini ikinci plana iten bir organizasyonu hangi gerekçeyle savunacaklar?
Bizler bu köşede defalarca uyardık. Siyaset üstü kavramının arkasına sığınarak yürütülen ilişkilerin günün sonunda siyasi sonuçlar üreteceğini söyledik. İlçede oluşan algının sürekli aynı siyasi merkeze güç kazandırdığını dile getirdik. Bu değerlendirmeleri yaptığımızda çeşitli eleştirilerle karşılaştık.
Bugün ise yaşananlar, o uyarıların ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyor. Çünkü siyaset, yalnızca seçim günü sandıkta yapılmaz. Verilen fotoğraflar da siyasettir. Açılış kürsüleri de siyasettir. Kamuoyuna sunulan görüntüler de siyasettir. Kimin görünür kılındığı, kimin geri planda bırakıldığı da siyasettir.
Gelinen noktada asıl sorun şudur: Beşikdüzü’nde yıllardır anlatılan “siyaset üstü birliktelik” söylemi ile ortaya çıkan görüntüler arasında büyük bir uçurum bulunmaktadır. Bu nedenle kamuoyu adına şu soruyu sormak herkesin hakkıdır: Bugün yaşananları gördükten sonra, geçmişte yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu kabul edecek bir özeleştiri gelecek mi? Yoksa hiçbir şey yaşanmamış gibi davranılıp yeni fotoğraf kareleriyle aynı hikâye anlatılmaya devam mı edilecek?
Aydın olmanın gereği, yalnızca konuşmak değildir. Aydın olmanın gereği, yaşananlardan ders çıkarmak ve gerektiğinde kamuoyuna karşı sorumluluk üstlenebilmektir. Beşikdüzü halkı şimdi bu soruların yanıtını bekliyor.
Bu durum, doğrudan park ve halı saha açılışındaki görüntüleri merkeze alıyor, belediye başkanının geç haberdar edildiği iddiasını vurguluyor ve “özür dilemeleri gerekmez mi?” düşüncesini daha güçlü bir siyasi eleştiri çerçevesine yerleştiriyor.