61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

TFF’DE KUMPAS VE SESSİZLİK: İSTİFA ZORUNLULUĞU « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Akademisyen ve Yazar | KTÜ | Üst Klasman Temsilcisi | Bilim, spor ve fikirler paylaşılır

Prof. Dr. Ömer DALMAN (Karadeniz Teknik Üniversitesi)

TFF’DE KUMPAS VE SESSİZLİK: İSTİFA ZORUNLULUĞU

TFF’DE KUMPAS VE SESSİZLİK: İSTİFA ZORUNLULUĞU
Son Güncelleme :

15 Nisan 2026 - 2:20

810 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

TFF’DE KUMPAS VE SESSİZLİK: İSTİFA ZORUNLULUĞU

Değerli okurlar, Türk futbolu son günlerde sarsıcı iddialarla çalkalanıyor. Artık sadece saha içindeki hatalardan bahsetmiyoruz. Futbolun vicdanını, adaletini ve en önemlisi geleceğini tehdit eden karanlık bir tablo var karşımızda. Daha önce bu köşede defalarca söyledim: Türk futbolunun temel sorunu, sahada atılan goller kadar saha dışında kapatılan dosyalardır.


İşin vahameti sadece Burak Yılmaz’a yapılan “kumpas”la sınırlı değil. Temsilciler Kurulu Başkan Vekili Ömer Demir, temsilcileri adeta istifaya zorluyor. Daha da çarpıcı olan şu: İstifa edenlere, “disipline sevk edilmeyeceği garantisi” veriliyor.

Soruyorum: Liyakata, etik kurallara ve adalete dayalı bir sistemde, görevini kötüye kullandığı düşünülen birine neden “istifa edersen dokunmam” denir?

Çünkü asıl amaç başkadır. Amaç, süreci kontrol etmek ve sistemi ele geçirmektir.


Aynı sakat zihniyet PFDK ve Tahkim Kurulu’nda da kendini gösteriyor. PFDK dosyalara şablon cezalar kesiyor. Tahkim Kurulu ise bu cezaları olduğu gibi onaylıyor. Adeta bir fabrika bandı.

Bu sistemde kimileri sürpriz bir şekilde hiç ceza almazken, kimilerinin dosyası aylarca bekletiliyor. Peki bu hangi adalet anlayışıyla açıklanabilir?

Tahkim Kurulu, ehil olmayan kişilerin elindeyse ve oradan çıkan kararlar hukuki değil de yönetimin iradesini yansıtıyorsa, artık yargıdan söz edemeyiz.


Bütün bu şüphelerin odağında artık net bir isim var: Fuat Göktaş.

Bir süredir adı fısıltılarla anılan Göktaş’ı, teknik direktör Burak Yılmaz açıkça gündeme taşıdı. Yılmaz’ın anlatımına göre Göktaş, önce “Burak Yılmaz bahis oynamış” iddiasıyla onu hedef haline getirdi. Ardından “yanlış kişiymiş” diyerek geri adım attı.

Ancak bu geri adım, şüpheleri gidermedi. Tam tersine artırdı.

Bugüne kadar ne Fuat Göktaş ne de süreçte adı geçen Ömer Demir, kamuoyuna tek bir açıklama neden yapmadılar! Bu sessizlik, şeffaflık bekleyen futbol kamuoyunda endişeyi büyütmekten başka işe yaramıyor.

Tüm dikkatler artık Fuat Göktaş ve arkasındaki yapıya yönelmiştir.


Bu çarpık sistemin bir diğer kritik figürü: Ömer Demir.

Kendisini yakından tanıyanlar bilir. Futbolun içindeki “sadakat” anlayışı yeni değil. 2015 yılında, dönemin Trabzonspor Başkanı ile birlikte hakemleri soyunma odasında saatlerce alıkoyan ekibin içinde yer aldı.

Bugün temsilcilere “istifa et” baskısı yaptığı ve onları tehdit ettiği iddia edilen Ömer Demir, o dönemde PFDK’dan 1 yıl hak mahrumiyeti ve 200 bin TL para cezası aldı. O zaman verilen talimatları sorgusuzca yerine getiren bir profil çizdi. Bugün de aynı anlayışla hareket ediyor.


Sistemin en somut örneklerinden biri de Temsilciler Kurulu üyesi Haydar Özdemir’dir.

Özdemir, televizyon programlarında yasa dışı bahis konusunda uyarıcı ve aydınlatıcı açıklamalar yaptı. Bu kamu yararını gözeten çıkışları nedeniyle önce üst makamlarca tebrik edildi. Ancak kısa süre sonra hakkında disiplin soruşturması başlatıldı ve sistem dışına itildi.

Önce takdir edilip ardından cezalandırılmak… Bu, yapının ifşa edilmekten ne kadar çekindiğini açıkça gösteriyor.


Temsilciler Kurulu’nun bir diğer üyesi Servet Sarıkaya üzerinde de yoğun bir “istifa et” baskısı kuruldu.

Sarıkaya direnince farklı bir yöntem denendi. TFF’nin Riva’daki merkezinde yapılacak toplantıya gittiğinde, güvenlik görevlileri tarafından “emir var, sizi içeri alamayız” denilerek kapıda bekletildi. Ardından toplantının iptal edildiği söylenerek geri gönderildi.

Bu yönteme daha önce de başvurulmuştu. 2015’te hakem odalarının kapıları zorlanmıştı. Bugün aynı zihniyet, kapıları kendi kurul üyelerine kapatıyor.


Tahkim Kurulu, bazı dosyalara anında karar verirken, istifa baskısı altındaki temsilcilerin dosyalarını aylarca bekletiyor.

Ne anlama geliyor bu?

Artık sadece hakemlerin değil, kurulların ve yöneticilerin de hesap vermesi gereken bir süreç yaşanıyor.

Cevap vermeyen Temsilciler Kurulu’na, şablon kararlar üreten PFDK’ya ve sessiz kalan Tahkim Kurulu’na soruyorum:

Bu dosyalar ne zaman sonuçlanacak?

Yoksa bu süreç, hiç bitmeyecek bir yapının parçası mı?


Burak Yılmaz’ın açıklamalarından sonra ortaya çıkan tablo net:

TFF içinde farklı bir yapılanma var. Hakemler ve temsilciler, bahis hesabı gerekçe gösterilerek sistem dışına çıkarılıyor. Yerlerine “genç ve yeni” isimler getiriliyor. Böylece maç sonuçlarına, şampiyonluklara ve küme düşmelere etki edildiği iddia ediliyor.


Temsilciler Kurulu başkanına şu soruyu yönelttim:

“Temsilciler Kurulu’nda iki üyenin ve TFF Yönetim Kurulu’nda üç üyenin bahis hesabı olduğu bilgisi doğru mudur?”

Sayıları tam teyit etmeden yazmak istemediğimi, şeffaflık adına açıklama beklediğimi ilettim.

Ama bu sorular yanıtsız kaldı. Ne “var” Ne de “yok”  denilebildi. TFF’nin yürüttüğü bahis soruşturmasında bazı futbol paydaşları sevk edilip ceza alırken, bazı isimler hakkında işlem yapılmıyor. TFF yönetim kurulu üyeleri, kurul üyeleri, çalışanlar… Onlar dokunulmaz mı?

Bu çifte standart tartışmalarını beraberinde getiriyor.


Öte yandan, hakemler ve temsilciler tarafından TFF Başkanı ve hukuktan sorumlu yönetim kurulu üyesi Fuat Göktaş ve Temsilciler Kurulu hakkında suç duyurusu yapılacağı bilgisi de gündemde. Gerekçe: Görevi kötüye kullanma.


Türk futbolunun vicdanı artık bu tabloyu taşımıyor.

Ya bu karanlık perde aralanacak, ya da bu güvensizlik ortamı herkesi içine çekecek.

Son söz açık ve net:

TFF yönetiminin istifası artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Not: Bu yazı, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında; kamu yararı gözetilerek kaleme alınmış eleştiri ve yorumlardan ibarettir. Kişilik haklarına saldırı veya iftira amacı taşımaz.

Prof. Dr. Ömer DALMAN

YORUM YAP

4.9 9 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
5 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Nuri Özdemir
Nuri Özdemir
1 ay önce

Siz yazmaktan biz yorum yapmaktan yorulduk. Bu kişilere neden tahammül ediliyor. Kim bunlar, bu gücü nereden alıyorlar. Neden görevden alınmıyorlar. Neden istifa etmiyorlar. Anlayan varsa bizide anlatsın. Geçmişinde lekeler bulunan, talimatlara göre TFF kurullarında görev yapmaması gereken Ömer Demir bu gücü nereden alıyor ve bu kurulda nasıl duruyor. Bu kişi yüzünden MHK gibi artık temsilciler ve kurulda eleştirilerin merkezinde yer alıyor. Vurun neşteri temizleyin iltihabı artık yoksa vücut gidecek.

Mustafa Dalman
Mustafa Dalman
1 ay önce

Hoca kalemine sağlık

A.y.
A.y.
1 ay önce

Kalemine sağlık……desene garanluk…..

A.y.
A.y.
1 ay önce

Fotomaç da Osman tanburacı da Burak ile olan mevzuyu yazdı.başlık “hay ağzını bal yesin” …

Menderes Yunus Yarar
Menderes Yunus Yarar
1 ay önce

Sevgili hocam yazınızı dikkatlice okudum benim söylemek istediğim Burak Yılmaz’ın açıklamalarından sonra hiçbir kurul harekete geçmedi bence Türkiye’de futbol ve futbol paylaşları ne yaparsa yapsın karanlık güçler iddia şirketleri buna benzer yapılar halen devam ediyor kimse kolunu kıpırdatmıyor bunlara karşı ne soruşturma var ne de temizlik var liyakatsiz insanlar işin başında siyasetin olmadığı çirkinlerin olmadığı iyilerin olduğu bir lig olması dileğiyle yazılarınızın devamını bekliyoruz kolay gelsin

5
0
Would love your thoughts, please comment.x