TRABZONSPOR – GALATASARAY: 2-1
Tribün Kazandı, Düdük Tartışıldı
Bu maçın hikâyesi iki kelimeyle özetlenebilir: 12’ye 12. Ama bu 12’lerden biri tribünlerdeydi, diğeri ise hakemin düdüğündeydi. Sahada fazladan bir Galatasaraylı oyuncu yoktu. Ama hakemin düdüğünde bir tane vardı.
Asıl tartışma götürmeyen tutarsızlık şu: Aynı hakem, aynı maçta Ozan Tufan’ın yaptığı bir faulde avantajı uyguladı ve sonrasında sarı kart çıkardı. Sarıyı da oldukça geç çıkardı. Asıl sorgulanması gereken bu. Sarı uyarısı nereden geldi? Fakat bu kez Ozan Tufan’a yapılan bir başka faulde yine avantaj uygulandı ama bu kez faulü yapan oyuncuya sarı kart gösterilmedi. Birinde sarı var, diğerinde yok. İşte bu tutarsızlık, “hakem Galatasaray’ın 12. adamı mıydı” sorusunu sormanın en somut dayanağıdır.
Trabzonspor’un 2-1’lik galibiyetinin ardındaki en büyük gerçek, 12. adam faktörüdür. Tribünler adeta bir volkan gibiydi. 4. dakikada Nina’nın inanılmaz çalımı ve adrese ortası Onuachu’nun kafasıyla gelen erken gol, bordo-mavililere özgüven verdi. Savunmada Nwaiwu devleşti, orta sahada Ozan kırıp döktü. Galatasaray 48’de Singo ile dengeyi bulsa da her atağında “Dur!” diyen bir duvarla karşılaştı: bordo-mavili tribünler.
61’de yine bir duran top, yine Nwaiwu’nun yükselişi ve yine bir kafa golü… 2-1. Bu galibiyet, 882 günlük hasreti bitirdi ve Fatih Tekke’ye de büyük bir güven getirdi.
Maçın en çok konuşulan anı 51. dakikada yaşandı. Barış Alper Yılmaz’ın Pina’ya müdahalesi sertti. Bu pozisyon hakemin kararına kalmıştı. Kırmızı da idare eder, sarı da. Hakem sarı kartı çıkardı. VAR’daki Erkan Engin ise “VAR’da hata istemiyorum” diyen Hacıosmanoğlu etkisi ile kendisine de güvenmeyip müdahaleyi izlemek için çağırdı. Hakem kararını değiştirmedi. İyi ki de değiştirmedi. Çünkü maç sonu sadece bu konuşulacaktı ve Trabzonspor’un galibiyetine gölge düşecekti.
Üstelik sadece bu iki pozisyon da değil; maç boyunca 10’un üzerinde hatalı düdük vardı. Bu, bir müsabakada görülmemesi gereken bir hakem performansıdır.
Bahis bahanesiyle çok sayıda hakemi sistem dışına çıkaran TFF, aynı sezonda Cihan Aydın’ı bu iki takımın maçına dört kez atarsa, TFF’nin asıl niyetinin lige ayar vermek olduğu tartışması da kaçınılmaz olur. O zaman şu soru sorulur: TFF, 12. adamı hangi amaçla gönderdi?
TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, daha önce hakemler dahil birçok konuda konuşmasına rağmen, kendisine yöneltilen hakem Cihan Aydın sorusuna “Bu soruyu Federasyon başkanına sorman yanlış!” diyerek cevap vermemiş ve soruyu geçiştirmiştir.
Sahada 5 TFF temsilcisi vardı. Maç bitti, yine yüzlerce kişi sahaya girdi, yüzlercesi soyunma odası koridorlarında. O beş temsilci ne yapsın? Hiçbir şey. Çünkü ortada şöyle bir denklem var:
Liyakatsizlik + keyfî kurul + temsilciyi korumayan sistem + kamera gözetiminin tek taraflı olması = temsilcinin eli kolu bağlı.
TFF ve Temsilciler Kurulu liyakatsiz kadrolardan oluşuyor, keyfî çalışıyor, kimseye hesap vermiyor. Sistem temsilciyi korumuyor. Müdahale etse “kışkırttı” raporu, etmese “görevini yapmadı” raporu. Ne yapsa yanlış.
Üstelik temsilcinin önüne kamera koyup çekim yaptırıyorsun ama o temsilci kaydı izleyemiyor. Kim izliyor? Temsilciler Kurulu. Yani kamera, temsilciyi korumak için değil, kurulun elinde bir silah olarak var.
Bu denklem böyle olunca temsilcilerin eli kolu bağlı. Onları suçlayamıyorum. Çünkü kurula rağmen doğru işler yapan temsilciler yaş bahanesi, bahis bahanesi ya da küstürülerek sistem dışına çıkarıldı. Zaten o temsilciler de bir bahaneyle sistem dışına gönderilmeyi bekliyor.
Asıl sorumlu, bu denklemi kuran TFF ve liyakatsiz kurullar.
Dün gece Papara Park’ta futbol kazandı mı? Bakış açısına göre değişir. Trabzonspor için evet: 882 günlük hasret bitti, taraftarıyla büyük bir zafer kazandılar. Şimdi başlasın şampiyonluk nutukları. Bakalım gelecek haftalar ne gösterecek?
Galatasaray cephesinden bakınca tablo farklı. Trabzonsporlu futbolcular iyi oynadı, 12. adam görevini çok iyi yaptı. Galatasaray için stresli haftalar basladı…
TFF’nin gönderdiği 12. adam Galatasaray için miydi, yoksa başka bir hesap için mi ? Bunu kimse tam olarak anlayamadı.
Not: Bu yazı, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında; kamu yararı gözetilerek kaleme alınmış eleştiri ve yorumlardan ibarettir. Kişilik haklarına saldırı veya iftira amacı taşımaz.
Prof. Dr. Ömer DALMAN
Ömerciğim bu kadarına teşekkür, önceki maçlarda ne idi bu hakem?
Sevgili hocam yazınız çok duyarlı çok kaliteli tebrik ediyorum bence Türk futbolu bazı hegemonyalardan kurtulması lazım Galatasaray’a bu kadar müsamaha gösterilmemesi lazım inşallah önümüzdeki günlerde haftalarda aylarda ve yıllarda her şey çok güzel olur doğruluk dürüstlük hakim olur Türkiye’nin her yerinde yazılarınızı bekliyorum kutluyorum ve başarılar diliyorum
Sayın hocam yazınınizi okudum
Fazla tevazu etmem sırf iki defa meht edileyim diye iyi tesbitler bulunurum ama itiraf edeyim siz beni de geçtiniz
Tesbitler mükemmel
Kaleminize ve yüreğinize sağlık
Bu yazında irdelenmesi gereken öngörü.Liyakatsızlık.Biz her hakem görevlendirilmesi veya her hakem hatasından sonra birilerinin birilerini görevlendirdiğini düşünüyoruz.Belki de bu görevlendirildi dediğimiz kişiler liyakatsiz olduğu için görevlerini yapamıyor.Güçlü lobi baskısını liyakatsızlıklarından dolayı üzerlerinden atamıyorlar.Barış Alpler’in oyundan atılmaması tespitin çok doğru.Bu durum tamamen maçın önüne geçerdi.