Futbolda ülkelerin ortaya koydukları oyun bütünlüğün diğerlerinden ayıran farklılıkların temelini kültür oluşturur. Bu kültür bütünlüğüne ‘ekol’ deriz. İşte bu farklılık, ülke içindeki bölgesel yaşam ve olaylara karşı tavır zenginliğin de sahaya yansıması anlamında bir kültürel farklılığı da ortaya koyar.
Bu kültürel değerleri en net belirtisi, olaylara karşı tavır alma şeklidir. Tıpkı Nazım Hikmet’in Kuvayı Milliye Destanı’nda anlattığı gibi,
“…uzun eğri burunlu
ve konuşmayı şehvetle seven insanlardı ki
sırtı lacivert hamsilerin ve mısır ekmeğinin
zaferi için
hiç kimseden hiçbir şey beklemeksizin
bir şarkı söyler gibi ölebilirdiler…”
Karadeniz inadıyla, zafer için ortaya konulan iradenin birleşmesi ancak başarının temel kültür değeri olabilir. Bunun dışındaki farklılıkları olduğu gibi kabul etmek, ancak yabancılaşma süreci yaşanmasından başka bir karşılığı olmaz. Temelde var olan tarihsel değerleri de yok eder.
Ahmet Suat Özyazıcı’nın kasketinin bir kültürel karşılığı vardır. Bu sadece onu takmakla ifade edilmez. O bir bölgesel kültür değerini antrenmanda, maçta bir irade olarak ortaya koymanın simgesidir.
Ahmet Suat Özyazıcı yöresel bir figürdü. Genelde bunu olumsuz eleştirilerde kullanırım ama burada bunun için söylemiyorum. Belirtmek istediğim; yöresel değerleri üzerine kurguladığı yaşamına duyduğu saygının karşılığı, o kasketi takıp maça ve antrenmana çıkmasıydı.
Hani, gelip İstanbul’da en lüks mağazalarda alış-veriş yapıp sadece Trabzon’a döndüğünde kasket taksaydı tabii ki komik olurdu.
Futbol kolektif bir oyundur. Ve üst düzeyde emeğe dayanan çalışma ve oynama içeriğe sahiptir. Futbol sadece bedenen oynanan bir oyun olmadığı gibi, belirli sistemler ve bunu kurgulayan taktiksel içeriklere sahiptir. Ene önemlisi prensiplerin yorumlanması için bir felsefesi vardır. Tüm bunları dışlayarak futbol üzerine konuşmak veya onu meslek olarak seçmek eksik kalır.
Bu mücadelede bu toplumda, İstanbul’da, İzmir’de, Ankara’da ve Trabzon’da karşılığı olmayan düşüncelere karşı çıkmak ve buna karşılık gelen farklılıkların uygulamasına sahip çıkmak ve onun için bedel ödemek, ancak bir gladyatör ve bir filozof donanımına sahip olanların yapacağı işlerdir !
Yani AHMET SUAT ÖZYAZICI !
Yani ÖZKAN SÜMER !
Yani TRABZONLU UŞAKLAR !
Yani BİZ !
Yani ” TÜRKLER “!
Trabzonluya bir soru soruyorum?
Trabzonsporda 10 yabancı ile saha çıkan takımı SEN TRABZONSPOR DEĞERLERİNİ YANSITAN VE YAŞATAN BİR TAKIM OLARAK GÖRÜYORMUSUN?
SAYIYORMUSUN ?….
Cevap ; HERŞEYİN ÖZETİ VE ÇARESİDİR !..
Sedat Olca
TRABZON’DAN TÜM TÜRKİYE’YE