Bakkal Oflu Dursun…
Ben
Ve
Gazetem olan Gugar Haber
Yoğun saldırıya uğramaktayız…
Doğruları yazmamız,
Bazılarının
Hoşuna gitmemektedir…
Bazı makalelerden sonra
“Fincancının
Katırları ürküyor”
Hem gazetem,
Hem ben saldırılar karşısında
Doğru bildiğimizden sapmayacağız…
Bu saldırılar sonucu
Zorunlu olarak ara verdiğimiz
Bir haftadan sonra,
Yine buradayız…
…
Mahallemizde
Bakkal ve marketi olan
Fakir, fukara dostu,
Rahmetli,
Bakkal Oflu Dursun vardı…
O,
Bakkallığın yanında
Garipleri kollar,
Yetimlere kol kanat gererdi…
Şimdikiler gibi
Bir’e alıp, Beş’ e satmazdı…
Sabah erkenden gidip
Halden
Meyve ve sebzeyi
Ucuz fiyata alır,
Çok az bir kar koyarak satardı…
Hırdavat çeşitleri,
Bisküvi çeşitleri,
Zeytin, peynir, tereyağı
Ve
Her türlü
Yeme üzerine şeylerden başka
İç çamaşırı, terlik,
Giysi üzerine
Bulamayacağınız bir şey olmazdı…
Yani
Onun dükkânında
Yok, yoktu…
Fakat
Tek Otogar Mahallesine
Hizmet etmez,
Piyasaya göre çok ucuz olduğu için,
Trabzon’un her tarafından
Müşterisi olurdu…
Bu varoş mahallede satılan
Ev, arsanın çoğunu da,
O, almıştı…
Kazandığı parayı
Gayrimenkule yatırıyordu…
İşte
Rahmetli Oflu Dursun Ağabeyden
Alış veriş yaparken
Gazeteci
Olduğumu bildiği için
“Rahman,
Sana bir şey anlatayım” demişti…
“Buyur,
Dursun Ağabey”
200 Metrekareden büyük dükkânının
Hemen üstünde evi vardı…
“3-4 kere oldu ki
Sabah namazını kıldıktan sonra
Dükkâna indiğimde
Dükkânın
Kepenklerinin açılıp,
İçine girildiğini
Yani
Soyulduğumu gördüm…
Polisi çağırıyoruz
Ama
Hiçbir şey olmuyor…
Ben de çözümü
Dükkâna alarm taktırmakta buldum…
Taktırdıktan sonra
Aradan çok geçmeden,
Gece 02.00 sularında alarm öttü…
Hemen
Aşağı doğru inince,
Dışarda gözetleme yapan biri
Beni görünce kaçtı…
Hemen
Yarım açık olan kepengi kapatıp,
Kilidini vurdum…
Polisi arayarak,
Gelmelerini bekledim…
Polisler geldiğinde,
Kepengi açıp içeri girdiler
Ve
Genç birini
Kıskıvrak yakaladılar…
5 kere soyulmanın acısıyla
Polislerin arasındaki gence
Vurmak istedim
Ama
Polisler engellediler…
O kargaşa içinde
Ben vurmaya çalışıyor,
Polislerde
Acele onu götürüyorlardı…
O
Kargaşa içinde
Bir ara
Sırtından montu çıkarak,
Yere düşmüş oldu…
Polisler
Genç adamı karakola götürmüş,
Sorguya alınmıştı…
Oflu Dursun Ağabey,
Evine giderek
Dinlenmeye çekilmişti…
Sabah ezanıyla beraber
Tekrar
Dükkânı açıp,
Müşteri bekleyen Oflu,
Biraz sonra gelen
Genç bir adamın,
“Benim burada bir emanetim olacak,
Onu ver de gideyim” demişti…
Oflu,
“Oğlum hayrola,
Emanet ne vardı” deyince,
“Gece
Montum burada kaldı,
Onu bana ver” diyen genci tanıyan
Oflu Dursun,
Süpürgeyi kaptığı gibi
Ona birkaç tane vurmuştu…
Genç adam
Birkaç saat sorgudan sonra
Serbest bırakılmış,
“Yüzsüzlüğün bu kadarı da” dedirterek,
Soygun yaptığı yere,
Montunu almaya gelmişti…
Peki
Çok önceleri olan
Bu olayı,
Şimdi niye hatırladım?
Sanırım
Karamürsel’de
Yine Oflu olan bir vatandaşımızı
Baba, oğul,
Almış oldukları arabanın parasını
Vermiş gibi gösterip,
Açıkça dolandırmışlardı…
Parasını veya
Arabasını alamayan adam,
Mahkemeye veriyor,
Ama
Bir sonuç elde edemiyordu…
Uzun bir süre
Parasını isteyen adam
Tehdit ediliyor,
Parasını istememesi hususunda uyarılıyordu…
Sonunda
Kendi adaletini kendi sağlayarak,
Bir mahkeme sonunda
Baba ve oğlu,
Kurşunlayıp öldürüyordu…
Yakın bir zamanda
Yine
Giresun’da
Böyle bir olay yaşandı…
Bir müteahhit,
Aynı evi birkaç kişiye satmış,
Açıkça
Milleti dolandırmıştı…
Mahkemelik olan olayda
Dolandırılan kişi,
Mahkemeden
Bir sonuç çıkmayacağını biliyor…
O da,
Oflu gibi yaparak,
Müteahhit’ i sokak ortasında
Bıçakla delik deşik edip, öldürüyordu…
Şimdi
Böyle olaylarda kim suçlu?
Dolandıran mı?
Dolandırılan mı?
Yoksa
Dolandıranı cezalandırmayan sistem mi?
Hak, hukuk,
Adalet sağlanmazsa,
O millet uçuruma doğru sürüklenir…
“Devletin dini adalettir”
Adalet olmazsa,
Her zaman
Haklı değil, güçlü kazanır
Ve
Herkes
Kendi adaletini sağlamaya çalıştığı için
Ülkede kaos olur…
Bu duygularla,
Hoş kalın, hoşça kalın…
27.09.2025
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar