Bazıları,
Kuldan utanmıyor,
Allah cc’ tan hiç korkmuyor…
Ne yazık ki ülkemizde
Doğruları söyleyen,
Vatandaşa
Doğru yolu gösteren çok az
Gazeteci,
Yazar,
Akademisyen kaldı…
Toplumu bilinçlendiren,
Yönlendiren bu kesim korkutularak,
Sindirilmiş durumda…
Küfür ve
Hakaret etmeden
Toplumu yönlendirenler
Doğruları yazıp, söyledikçe,
Bundan
Rahatsız olanlar var…
Doğruları
Yazıp, çizmesinler,
Doğruları konuşmasın diye,
Onlara
Makam verip,
Paraya boğuyorlar…
Fakat içlerinde
Bunları elinin tersiyle itip,
Yine
Vatandaşa,
Doğruları anlatanlar oldukça,
İşte
O zaman,
Yargı eliyle
Hizaya getirilmek istenenler olmakta…
Para ve makam yetmezse,
Devletin polisi,
Jandarması devreye girip,
Onları korkutuyorlar…
Amaç
Bunlara gözdağı verip,
Doğruları konuşmasını önlemek…
Her şey
Güllük gülüstanlık olarak
Göstersinler isteniyor…
Ne yazık ki
Bu durum ülkemizin
Demokrasiden uzaklaştığını gösteriyor…
Siyasetçinin
Görev tanımında,
Milletten aldığı yetkiyle,
Devleti,
Milleti yönetmek olduğuna göre,
Onların bu çizgiden
Saptığını gören
Ve
Milleti bilinçlendirme
Görev tanımında olan
Gazeteci,
Yazar ve
Akademisyenlerdir…
Eğer
Yanlış yolda gittiğini
Siyasetçilere anlatmamış olsa
Bu kesim,
Görevini yapmamış olur…
Vatandaşı bilinçlendirmemiş olsa,
Milletine
Ve
Ülkesine ihanet etmiş olur…
Onun için
Ülkeyi yöneten siyasetçiler,
Her zaman
Makam ve parayı
Elinin tersiyle itmekte olan
Gazeteci,
Akademisyen
Ve
Yazarlardan çekinmiştir…
Onlardan
Çekindikleri kadar
Allah cc’ tan korksalardı,
Tüyü bitmemiş
Yetimin hakkını yerler, yedirirler miydi?
Hak,
Hukuk,
Adalet ve
Liyakate önem vermezler miydi?
Müslüman bu milletin
Kendileri gibi
Müslüman olan evlatlarının,
Söylemleri ile
Yaptıkları,
Sürekli tezat oluşturan
Siyasetçileri görüp,
“Onlar Müslümansa,
Ben Müslüman değilim” diyerek,
Onları yönetenlere
Tepki koyup,
Deist,
Ateist olmasına
Açıkça göz yumarlar mıydı?
Onlardan
Çekindikleri kadar
Allah cc’ tan korksalardı,
Garip, gureba,
Fakir, fukara olan bu milletin
Cebine el uzatırlar mıydı?
Emeklileri
İnim inim inletip,
Asgari ücretlileri namerde
Muhtaç ederler miydi?
Onlardan
Çekindikleri kadar
Allah cc’ tan korksalardı,
Dört mevsimin yaşandığı
“İnsanı diksen biter” diye tabir edilen,
Dünyaya yetecek kadar
Bereketli topraklarda,
Tarım ve
Hayvancılığı bitirirler miydi?
İşçi ve memura,
Fakirlik sınırı altında,
Asgari ücretli
Ve
Emeklilere ise açlık sınırı altında
Maaş verip,
Yaşamı zindan ederler miydi?
Emekli
Çöplükten meyve,
Sebze toplarken,
Onlar
Binlerce emeklinin
Aylığından fazla
Para harcamasını gururuna yedirirler miydi?
Öyle olmazsa
Sözlü sınav deyip,
On binlerce başarılı gencimizin
Hakkını yiyip,
Karamsarlığa iterler miydi?
Muhalefet partili vekillerin,
“Bu yaptıklarınızdan
Utanmıyor musunuz?” dediğinde,
“Niye
Utanacakmışız,
Yaptığımızla
Gurur duyuyoruz” derler miydi?
Hâkim olmak için
Birkaç defa birinci olanları
Sözlü sınavdan elerken,
Kendi yeğenlerine
Milyonların önünde torpil isteyebilirler miydi?
Öyle olmazsa,
Hava,
Deniz ve
Kara sınırlarımızı
Yolgeçen hanına çevirirler miydi?
…
Bir Atasözümüz
“Kalem,
Kılıçtan keskindir” der…
Gazeteci, Yazar
Ve
Bazı Akademisyenlere yapılanlar,
Bu Atasözümüzü
Açıkça teyit etmektedir…
…
Türkiye’nin
Nadir basın kuruluşu olan
Anadolu Basın Birliği(ABB)
Trabzon
Şube yönetimi olarak,
Ortahisar Belediye Başkanı
Sayın Ahmet Kaya,
Ortahisar İlçe Kaymakamı
Sayın Gürkan Demirkale,
Trabzon
Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri
Sayın Gürkan Üçüncü,
Trabzon Büyükşehir Belediyesi
İnsan Kaynakları
Eğitim Daire Başkanı Sayın Nazmi Öztürk
Ve
Basın Yayın ve
Halkla İlişkiler Daire Başkanı
Sayın Ahmet Yoloğlu’nu ziyaret ederek
Bilgi alış verişinde bulunduk…
ABB
Trabzon Şube Başkanı
Sayın Abdulvahap Uludüz,
Şube Sekreteri Rahman Ayhan,
Üye Sayın İsmail Kansız
Ve
Üye Sayın Ayhan Pala
Katılmış oldu…
Bu duygularla,
Hoş kalın, hoşça kalın…
07.01.2026
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar