ELENDİK, AMA “BİN ZAFERE BEDEL” KAZANDIK… KİMİ KANDIRIYORUZ?
Dünya Kupası’ndan elendik. Bu kadar net.
Ama yok, son maçtaki galibiyeti sanki kupayı kazanmışız gibi kutluyor herkes. Montella çıkmış “Bin zafere bedel” diyor. Ne dediğini anlamak mümkün değil.
Neymiş efendim, bin zafere bedel galibiyetmiş…
Bir maç önce 10 kişiyle oynayan rakibe gol atamadık. Sonra gruptan çıkmayı garantilemiş ikinci takımı son saniyede yendik. Bu kadar övünmek, bu kadar abartmak gerçekten anlamsız.
ABD nin hocası Pochettino ne dedi biliyor musunuz?
“Ben mi yanlış anlıyorum, sanki biz elenmişiz de Türkiye turnuvada kalıyormuş gibi bir hava var.”
İşte bu söz, Türk futbolunda işlerin ne kadar ters gittiğini gösteriyor. %47 topla oynama, 9 şut, 3 gol… Bunu “mucize” diye satmaya çalışmak, aslında ne kadar kötü oynadığımızı gizlemekten başka bir şey değil.
Avustralya maçına ne demeli?
%72 topla oynadık, 2-0 kaybettik.
Paraguay’a karşı %78.5 topla oynadık, 33 şut attık, yine kaybettik.
İki maçta ortalama %75 topla oynayıp 62 şut çektik. Kaç gol? Sıfır.
Sonra çıktık ABD’ye karşı %47 topla oynadık, kazandık.
Yani ne oluyor? Topa sahip olmayınca mı kazanıyoruz?
O zaman neden iki maç boyunca “topa sahiptik” diye övüp durdunuz?
Bu işin içinden çıkılmaz.
TFF Başkanı çıkmış, “İki maçta 65 şut attık, kötü mü oynadık?” diyor.
Abi, 65 şut attınız da kaçı gol oldu?
Rakip 10 kişiydi, sahanın %76’sı sizdeydi, ama gol yok.
Futbol şut sayısıyla mı oynanır? Skorla oynanır.
“Merih’in topu içeri girse” lafı teselli işte. Hayallerle avunup durursanız sonunuz böyle olur.
Pochettino ne dedi?
“Türkiye’yi inceledim, daha fazlasını hak ediyorlardı, çok iyi bir takım.”
Ama hemen arkasından “Evet elendiler” dedi.
Adam bizi izlemiş, analiz etmiş ama sahada ciddiye almamış. Çünkü %47 topla oynayıp 9 şutla 3 gol bulmak, istatistiklere göre sıradışı bir durum. Pochettino bunu “Nasıl olduysa 3 gol oldu” diyerek anlatıyor.
Yani şanslıydık, başka bir şey değil.
Montella “kaptanlarını, prenslerini kenara çektim” dedi.
Yani ne demek bu? En büyük yıldızlar olmadan mı kazandık?
Arda, Orkun, Kaan kenardayken gelen bu galibiyet, aslında sistemin çöktüğünü mü gösteriyor? En yetenekli oyuncuları kenara itip “takım ruhu” ile kazanmaya çalışıyorsanız, bu iş uzun vadede yürümez.
Bu, sistemin çaresizliğinin itirafıdır.
Montella istifa etmiyor. TFF başkanı “65 şut” diye sayıklıyor. Onlar kendi koltuklarını düşünüyor.
Taraftar ise bu teselliye değil, hesap vermeye bakıyor.
Çünkü taraftar gerçeği çoktan gördü.
Elendik, eve dönüyoruz. Rakiplerimiz bizi ciddiye bile almıyor.
Bu galibiyet güzel bir teselli olabilir, ama asla bir dönüm noktası değil.
Asıl mesele şu: Neden bu kadar çabuk elendik? Neden aynı hataları tekrarlıyoruz?
Bu galibiyet, bin zafere bedel değil.
Bin tane “keşke”nin başlangıcıdır.
Prof. Dr. Ömer DALMAN