Beni
O kadar fazla
Emekli arıyor ki,
Onlara ne cevap vereceğimi şaşırdım…
Sanki
Onların maaşına
Artışı ben vereceğim…
Aç kalmış,
Biçare düşmüş emekliler,
Beni arayınca,
Ağızlarını açıp, gözlerini yumuyorlar…
Hükümete olan kinlerini,
Bana kusuyorlar…
Kirasını ödeyemeyen
Zavallı emekliler,
Kış günü
Sokağa atılacağından korkuyor…
Üretimin olmadığı,
Tarım ve hayvancılığın bitirildiği,
Hakkın
Haklıya verilmediği için,
Adalet
Herkese eşit davranmadığından
Enflasyonla değil,
Fiber enflasyonla karşılaşacağız…
TÜİK’ in açıkladığı
Enflasyon rakamları,
Ne yazık ki
Bütün emekçiler
Ve
Emeklileri
Açlıkla imtihan etmek üzerinedir…
Enflasyon
Emeklilerin sayesinde değil,
Yandaşlar doymadığı,
Siyasetçiler
Ve
Bürokratlar,
İtibardan
Taviz vermediği için sürekli artmakta…
Ancak
Emeklilerin
Bugünkü durumunun
Asıl sebebi nedir, söyleyeyim…
Sayın Cumhurbaşkanı
Kendini
Çok zor duruma düşüren,
Bazıları karşısında
Adeta
Küçük düşürmesinin,
Öcünü almakta
Ve
Emeklilere
Haklı olarak hınç duymaktadır…
Sayın Cumhurbaşkanı
Arka bahçesi olarak gördüğü
Emekliler tarafından
Protesto edilip,
Sırtından hançerlendi…
İlk hançeri
İstanbul
Büyükşehir belediye seçimlerinde
Sayın İmamoğlu’nun kazandığı
İlk seçimde vurmuşlardı…
Sayın Cumhurbaşkanı
Az bir farkla kaybettiği bu seçimi,
Almak için
Her yolu denemişti…
4 oydan
Üçünü kabul edip,
Birini iptal etmesi,
Bütün dünyada
Kabul görmeyen bir durumdu…
Fakat
“İstanbul’u kazanan
Türkiye’yi kazanır,
Kaybeden ise
Türkiye’yi kaybeder” diyerek,
İstanbul’un
Önemine binaen,
Bu garabeti yapıvermişti…
Ancak
Sayın Cumhurbaşkanının
Güvendiği emeklilere kar yağmıştı…
İkinci seçimde
Çok daha büyük farkla kaybedince,
İçten içe
Emeklilere kin bağlamıştı…
Neyse
Ona bir yol kazası diyelim…
5 yıl sonra
İstanbul’u tekrar istediğini
Her tarafa anlatmıştı…
İstanbul
Büyükşehir belediye başkan adayı
Sayın Murat Kurum’u
İstanbullular,
Sayın Cumhurbaşkanından daha az
Orada görüyorlardı…
Bütün bakan,
Milletvekili,
Parti kurmayları İstanbul’a
Adeta kamp kurmuşlardı…
Hatta
Diğer şehirlerdeki partililer,
İstanbul’a gelip,
Dost,
Arkadaş ve
Akrabalarını razı etmek için
Kapı kapı dolaşmışlardı…
Eğer
Sayın Ekrem İmamoğlu’nu
Mağlup etse,
İstanbul’u geri almakla kalmayacak,
İmamoğlu’nu
Siyasi mevta yapacaktı…
Onu
Bir daha sokaklara çıkamayacak
Hale getirip,
Bir rakibini de böyle
Adeta bertaraf edecekti…
Fakat
Türkiye geneli
10,5 Milyon emekli
Maaşlarının yetersizliğini bahane ederek
Sandığa gitmeyip,
İktidarı protesto etti…
1,5 Milyon emekli ise sandığa giderek
İl genel meclisi,
Belediye meclis üyesinde
İktidar partisine oy verip,
Belediye başkanlığında
Muhalefet adaylara oy verince,
Büyük hezimet geldi…
İktidar
Tarihinde ilk defa
İkinci parti oluvermişti…
Bu seçimi
Bütün bakanlara,
Sayın Cumhurbaşkanına karşı
Açık farkla kazanan
Sayın Ekrem İmamoğlu kazanmışsa,
Bunu emeklilere borçlu…
Sayın İmamoğlu
Bu olaydan sonra
“Yenilmez” diye söylenen
Sayın Cumhurbaşkanı karşısında
Açık ara kazanınca,
Bundan cesaret alarak,
Muhalefetin,
Cumhurbaşkanı adayı oluvermişti…
İşte
Sayın Cumhurbaşkanı,
İlk defa seçim kaybetmesinin
Sorumlusu olarak görmüş olduğu
Emeklilerden,
Açıkça öç almaktadır…
Yaklaşık
35 yıldır takip ettiğim
Sayın Cumhurbaşkanı,
Bu olayı ömrü boyunca hiç unutmaz…
İnim inim inlettiği emekli
Bunları hak etti…
Şimdi
Hapiste niye tutulduğu
Belli olmayan
Sayın Ekrem İmamoğlu’nun,
Hukuk garabetiyle
İçerde tutulmasının tek sorumlusu
Yine emeklilerdir…
Ülkemizden,
Yurt dışından gelen tepkiler,
Yine emeklileredir…
Haaaaaaaa
Önümüzdeki yıl,
Seçim olduğu için emeklilere
Hiç olmadığı kadar
Bir artış öngören Sayın Cumhurbaşkanının
İçindeki kin sönmez…
Seçimi kazandıktan
3 ay sonra
Verdiklerini geri almakla kalmaz,
Onlara duyduğu kini
Açıkça gösterir…
Muhaliflerin karşısında
Onu düşürdükleri durumdan dolayı
Onlara
Rahat yüzü yok…
Her bir emekli,
Yapmış olduklarını çekecektir,
Bu,
Böyle biline…
14.01.2026
Rahman AYHAN
Gazeteci-Araştırmacı Yazar
Bir konuşmasını hatırlıyorum ben yatan adama para vermem televizyonda bir soru üzerine bu cevabı vermişti dediği gibi yapıyor ama her şeyin bir sonu vardır.
Sayın yazar, “fiber enflasyonu” anlaymadık. Bunu hangi iktisat kitabından aldınız yazabilir misiniz? Yoksa bunu literatüre siz mi kazandırdınız?