Yeşil Pasaportta ayrımcılık yok mu?
Yeşil Pasaport tartışması bir seyahat meselesi değil, açıkça hukuki eşitlik meselesidir. Anayasa’nın 10. maddesi çok nettir: Herkes kanun önünde eşittir. Devlet bu eşitliği sağlamakla yükümlüdür. Elbette hukuk, her farklılığı yasaklamaz. Ancak bir ayrım yapılacaksa bunun nesnel , makul ve kamu yararına dayalı olması gerekir. Bugünkü yeşil pasaport uygulaması bu şartları ne ölçüde karşılıyor tartışması karşımıza çıkıyor.
Devlette çalışan bir kişi ile özel sektörde çalışan bir vatandaş arasında, vergi ödeme ve kamuya ekonomik katkı bakımından ciddi bir fark yoktur. Her ikisi de vergilerini öder, prim öder ve dolaylı vergilerle bütçeyi finanse eder. O halde sadece çalışma biçimi üzerinden birine ayrıcalık tanıyıp diğerini dışlamak hukuken eşitlik ilkesini zedelemez mi? Daha sonra yeşil pasaporttan avukatların yararlanacağı hukuki düzenlemeler yapıldı.
Şimdi bazı meslek gruplarının da yeşil pasaport alabileceğine dair çalışmalar yapılıyor. mesleğe göre hak tanımak, hukuk devletinde emsal yoluyla ayrıcalık üretmek anlamına gelir. Bu ülkenin finansal yükünü çeken bankacıların hak kamsam dışı bırakılması da ciddi tartışma konusudur.
Mesleğe, unvana ya da statüye dayalı ayrıcalıklar hukuk devletini güçlendirmez. Aksine toplumda adalet duygusunu zedeler. eşit yükümlülük altındaki vatandaşlara farklı muamele yapılması adı ne konursa konsun ayrımcılık olur.
Sadece devlette çalışıyor olmak ve bazı mesleklere hak tanımak tek başına anayasal eşitliği sınırlayan yeterli bir gerekçe değildir. İleride büyük sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz. O nedenle sonunda yeşil pasaportların iptali dahi düşünülebilir.