61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

Ramazan İftar Çadırları: Gelenekleşen Dayanışmanın İçinden Gözlemler « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Ramazan İftar Çadırları: Gelenekleşen Dayanışmanın İçinden Gözlemler

Ramazan İftar Çadırları: Gelenekleşen Dayanışmanın İçinden Gözlemler
Son Güncelleme :

15 Mart 2026 - 19:49

72 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Ramazan İftar Çadırları: Gelenekleşen Dayanışmanın İçinden Gözlemler

Ramazan ayı geldiğinde şehir meydanlarını süsleyen iftar çadırları, artık sadece bir yardım faaliyeti değil, toplumsal bir gelenek haline geldi. Geçtiğimiz günlerde iki ayrı partili belediyenin iftar çadırına konuk oldum. Farklı siyasi görüşlere sahip bu belediyelerin her ikisinde de çadırlar kurulmuş, sofralar donatılmıştı. Bu da gösteriyor ki iftar çadırları, siyasi ayrımların ötesinde hemen herkesin benimsediği bir pratik haline gelmiş durumda.

İlk gözlemim, fotoğraf çekmenin yasak olduğuydu. Görevliler nazikçe uyardı, biz de saygıyla karşıladık. Ancak ilginçtir, her iki çadırda da küçük siyasi simgeler ve mesajlar vardı. Bir yandan mahremiyet adına fotoğraf yasağı, diğer yandan siyasi kimliği hissettiren işaretler… Keşke bu sofralar, tüm siyasi sembollerden arınmış olsa da, gerçek anlamda herkese açık bir “gönül sofrası”na dönüşse.

Çadırda iftar açanlar arasında oruç tutanla tutmayanı ayırt etmek mümkün değildi. Çocuk, yaşlı, genç, kadın, erkek her kesimden insan vardı. En dikkat çekici grup ise çalışanlardı. İş çıkışı doğrudan çadıra gelen, iftarını yaptıktan sonra mesaisine devam edeceğini söyleyen birçok kişiyle sohbet ettim. Bu insanlar için iftar çadırı, sadece bir yemek değil, aynı zamanda zamandan tasarruf ettikleri pratik bir çözüm.

Bir grup üniversite öğrencisiyle de karşılaştım. Hafta sonu üniversitede iftar verilmediğini, bu yüzden dolmuş ücretini de hesaba katarak meydandaki bu çadıra geldiklerini söylediler. Kendileri için çok önemli bir hizmet olduğunu ifade ettiler. Gerçekten de öğrenciler gibi dar gelirli gruplar için bu çadırlar, sadece bir iftar sofrası değil, aynı zamanda ekonomik bir destek anlamına geliyor.

Hoş bir sürprizle de karşılaştım: Sofrada yabancı turistler de vardı. Meraklı gözlerle etrafı izliyor, Türk misafirperverliğini ve Ramazan atmosferini deneyimliyorlardı. Onlarla kısa bir sohbet ettim; çoğu ilk kez bir iftar çadırında yemek yediklerini ve bu dayanışma duygusundan çok etkilendiklerini söyledi. Gerçekten de iftar çadırları, kültürümüzü yabancılara tanıtan birer elçiye dönüşmüş durumda.

Ancak her güzel şeyin bir eksik yanı var. Yemekler sıcak ve lezzetliydi ama servis edildiği plastik kaplar canımı sıktı. Sıcak yemeğin plastikle buluşması, hele de üzerine dökülmesin diye yapıştırılan streç filmler, sağlık açısından kaygı vericiydi. O filmleri açarken plastiğin sıcağa dayanıksızlığını hissetmemek mümkün değil. Tabii ki bu kadar kalabalığa başka türlü hizmet vermek zor, anlıyorum. Belki de belediyelerin bu konuda daha kaliteli, ısıya dayanıklı malzemeler kullanması gerekiyor.

Tüm bunlara rağmen iftar çadırları, modern kent hayatının yalnızlaştırdığı insanları bir araya getiren nadir mekânlar. Aynı sofrada farklı siyasi görüşlerden, farklı yaşam tarzlarından, hatta farklı ülkelerden insanlar yan yana oturabiliyor. Bu, küçümsenecek bir şey değil.

Ramazan ayı geçip çadırlar toplandığında, geriye bu sofralarda kurulan gönül bağları kalıyor. Umarım gelecek yıllarda siyasi simgelerden arınmış, hijyen konusunda daha titiz, gerçekten herkese açık iftar sofraları görebiliriz. Çünkü dayanışma, gösterişten uzak olduğunda daha anlamlı.

Prof. Dr. Ömer DALMAN

YORUM YAP

5 3 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x