Maçın 72. dakikasında temsilciye “Başkanı raporlamayın, TFF Başkanı böyle istiyor” talimatı verildi. Raporların Hukuk Müşavirliği’ne gitmeden önce değiştirildiği, direnen temsilcilerin ise önemli maçlara atanmadığı öne sürülüyor.
Temsilciler Kurulu, 2004 yılında gözlemcilerle birlikte kuruldu. Gözlemciler 2009’da MHK’ye bağlanınca kurul bağımsız bir yapıya dönüştü.
Ben de 2008 yılında temsilci kadrosuna dâhil oldum.
O dönem Temsilciler Kurulu, Türk futbolunun işleyişi bakımından en güçlü ve saygın kurumlarından biriydi. Hatalar yapılıyordu ancak bunları ortadan kaldıracak bir irade de vardı. Kurul kendisini yeniliyor, eksiklerini gideriyor ve ileriye gitmeye çalışıyordu.
Bugün ise gözle görülür bir gerileme yaşanıyor. Öğrendiklerimiz, görünen tablodan çok daha ağır sorunlara işaret ediyor.
Maçın 72. dakikasında ne yaşandı?
Müsabakada görev yapan temsilcinin bana doğrudan aktardığına göre Temsilciler Kurulu Koordinatörü, TFF Başkanı’ndan geldiğini söylediği talimatı kendisine şu sözlerle iletti:
“Başkanı raporlamayın. TFF Başkanı, ‘Beni başkan yapan üç kişiden biri o’ dedi.”
Temsilci, bu talimata karşı çıktığını ve maçın 72. dakikasında görevini bırakmak istediğini de tarafıma aktardı.
TFF, müsabaka temsilcisinin bu anlatımını doğruluyor mu?
Hangi müsabakada, hangi kulüp başkanının raporlanmaması istendi ve bu talimat gerçekten TFF Başkanı’ndan mı geldi?
Bunlar ağır iddialardır. TFF’nin açık ve net bir açıklama yapması gerekir.
Yıllar önce ne yaşanmıştı?
Benim de görev yaptığım ilk dönemlerde temsilci raporlarına müdahale edildiği ve bazı bölümlerin değiştirilmesinin istendiği oluyordu.
Raporlarının yalnızca kendi gözlemleri doğrultusunda değerlendirilmesini isteyen temsilciler bu taleplere direniyordu. Direnç gösterenlerin kritik maçlara daha az atandığı yönünde ciddi bir kanaat oluşmuştu.
Bazı temsilciler ise önemli maçlarda görev almaya devam edebilmek veya rapor hatası gerekçesiyle ceza almamak için kendilerinden istenen değişiklikleri yapıyordu.
Böylece iki farklı temsilci profili ortaya çıkıyordu:
Gördüğünü olduğu gibi yazan ve bunun bedelini atamalarda ödeyenler ile kendisinden isteneni yaparak önemli maçlarda görev almaya devam edenler…
Ben ve birçok temsilci arkadaşımız bu uygulamaya itiraz ettik. Raporlarımızın araya herhangi bir kişi veya kurul girmeden, çevrim içi sistem üzerinden doğrudan TFF Hukuk Müşavirliğinin önüne düşmesini istedik.
Sonunda bunu başardık.
Bu yalnızca teknik bir düzenleme değildi. Temsilcinin bağımsızlığını, raporun güvenilirliğini ve disiplin sürecini güvence altına alan önemli bir kazanımdı.
Şimdi yeniden geçmişe mi dönüldü?
Bize ulaşan ancak resmî makamlarca doğrulanmayan bilgilere göre temsilci raporları artık doğrudan Hukuk Müşavirliğine gitmiyor. Raporların önce Temsilciler Kurulunun ve koordinatörün önüne düştüğü, ardından bazı temsilcilere değişiklik taleplerinin iletildiği iddia ediliyor.
İleri sürülenler basit yazım hatalarının düzeltilmesiyle ilgili değil. Temsilcinin raporuna yazdığı bazı bölümlerin çıkarılmasının veya yeni ifadeler eklenmesinin istendiği belirtiliyor.
Temsilci raporu sıradan bir yazı değildir. Kulüplerin ve yöneticilerin disipline sevk edilmesinde ve ceza almasında dayanak oluşturan resmî bir belgedir. Bu nedenle rapora içerik yönünden müdahale edilmesi, disiplin sürecinin güvenilirliğini tartışmalı hâle getirir.
İddialar doğruysa yıllar önce mücadele edilerek ortadan kaldırılan bir uygulama yeniden hayata geçirilmiş demektir.
Dik duran temsilciler mi gönderildi?
Aktarılan bilgilere göre her temsilci bu talepleri kabul etmiyor. Raporuna ve görevine sahip çıkan temsilciler olduğu belirtiliyor.
Bu noktada şu soru da açıklığa kavuşturulmalıdır:
Yetmişin üzerinde temsilcinin bahis gerekçesiyle sistem dışına çıkarılması ile raporlarına müdahale edilmesine karşı çıkan temsilciler arasında herhangi bir bağlantı var mıdır?
Böyle bir bağlantının bulunduğunu gösteren kesin bir bilgiye sahip değiliz. Ancak bu ihtimal de bağımsız biçimde araştırılmalıdır.
İlk bahis operasyonunun üzerinden yaklaşık on ay geçti. Temsilciler ve hakemlerle ilgili isimler kamuoyuna açıklanırken kulüp başkanları ve yöneticileri, TFF Başkanı ve Yönetim Kurulu üyeleri, TFF kurullarının başkan ve üyeleri ile TFF profesyonellerine ilişkin bilgilerin neden hâlâ paylaşılmadığı açıklanmalıdır.
TFF; sürecin neden uzadığını, dosyalar bakımından zaman aşımı riski bulunup bulunmadığını ve diğer futbol paydaşları hakkında neden aynı hızla işlem yapılmadığını kamuoyuna açıklamalıdır.
TFF cevap vermelidir
Temsilci raporları sisteme girildikten sonra ilk olarak kimin önüne düşmekte ve rapor Hukuk Müşavirliğine ulaşmadan önce kimler tarafından görülebilmektedir?
Temsilciden raporunda değişiklik yapmasını isteme yetkisi kime verilmiştir?
Raporların ilk ve değiştirilmiş hâlleri sistemde kayıtlı mıdır?
Değişiklik talebine karşı çıkan temsilcilerin atamaları bundan etkilenmiş midir?
Bir kulüp başkanının raporlanmaması yönündeki talimat TFF Başkanı’ndan mı gelmiştir?
Bu düzeni kim kurdu?
İddia edilen sistem, TFF Başkanı ve Yönetim Kurulunun bilgisiyle mi oluşturuldu, yoksa Temsilciler Kurulu ile koordinatörün kendi uygulaması mıdır?
Bunu bilmiyoruz.
Ancak iddiaların ağırlığı karşısında “Haberimiz yoktu.” açıklaması yeterli olmaz. Raporların ilk ve değiştirilmiş hâlleri, sisteme giriş zamanları, kullanıcı kayıtları ve değişiklik talepleri bağımsız biçimde incelenmelidir.
İddiaların doğru olduğu belirlenirse sorumlular hakkında gereği yapılmalıdır. Uygulamanın TFF Başkanı ve Yönetim Kurulunun bilgisiyle kurulduğu ortaya çıkarsa sorumluluk yalnızca Temsilciler Kuruluyla sınırlı kalmaz.
Raporlarına müdahale edilmesine karşı çıkan temsilciler duruş sergilerken Temsilciler Kurulunun ve Başkanının nasıl bir tavır aldığı da açıklığa kavuşturulmalıdır.
Temsilci raporlarına içerik yönünden müdahale edilen bir sistemde adil sevkten, bağımsız disiplin sürecinden ve güvenilir futbol yönetiminden söz edilemez.
TFF’nin ve iddialarla ilgili kişilerin açıklamalarını yayımlamaya hazırım. Aktarılan bilgilerin gerçeği yansıtmadığının somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması hâlinde gerekli düzeltmeyi aynı açıklıkla yapacağımı kamuoyuna bildiriyorum.
Temsilcinin raporu namusudur.
O rapora uzanan el, yalnızca birkaç cümleyi değil, Türk futbolunda adaletin temelini değiştirir.
Prof. Dr. Ömer Dalman
29.08.2025