Siyaset, sadece bir koltuğu işgal etmek olmamalıdır. Siyaset; üretmek, örgütlemek, harekete geçirmek ve topluma yön vermektir. Ancak ne yazık ki bazı ilçe başkanlıkları vardır ki, yıllar geçer, dönüp baktığınızda geriye hatırlanacak tek bir çalışma bile bulamazsınız.
Bir ilçe başkanı düşünün…
Görev süresi boyunca ne bir kültürel etkinlik düzenlemiş, ne bir sanatsal faaliyet gerçekleştirmiş, ne de halkla düzenli buluşmalar yapmıştır. Gençlerin, kadınların, emeklilerin, işsizlerin sorunlarını dinlemek için özel bir çaba göstermemiştir. Partiyi toplumun içine taşımak yerine, dört duvar arasına hapsetmiştir.
Daha da vahimi, yıllarca görev yaptığı halde parti binasına bir gazete bile almamıştır. Oysa siyaset, ülkeyi ve dünyayı takip etme işidir. Gazetesiz, kitapsız, panel siz, konferans sız bir siyasal anlayışın örgüte ne katabileceği ciddi bir sorudur.
Peki böyle bir tablo karşısında ne söylemeliyiz?
Bu kişi gerçekten ilçe başkanlığı mı yapıyor, yoksa sadece ilçe başkanı unvanını mı taşıyor? Çünkü siyaset görünmek için yapılmaz, iz bırakmak için yapılır. Siyaset, makamda oturmak yerine topluma dokunmaktır. Rozet takma yerine düşünce üretmektir. Eğer yıllar boyunca örgüt yerinde saymışsa, parti topluma açılamamışsa ve üyeler kendilerini geliştirecek etkinliklerden yoksun bırakılmışsa, burada bir başarı hikâyesi söz konusu değildir. Burada, büyük bir fırsat kaybı vardır.
Demokrasi, yerelde başlar. İlçe örgütleri de demokrasinin kılcal damarlarıdır. Damarlar çalışmıyorsa, organizmanın sağlıklı olması beklenemez. Bir ilçe başkanının en önemli görevi, örgütü canlı tutmak ve toplumu partiyle buluşturmaktır. Bunun yerine sessizlik, hareketsizlik ve rutin işler tercih edilmişse, eleştiri kaçınılmazdır.
Siyasette bazen başarısızlığın ölçüsünü yapılan hatalara fatura edilmez, hiç bir şey yapmamaya fatura edilir. Çünkü yanlış yapan en azından bir şeyler denemiştir. Ancak hiçbir iz bırakmadan geçen yılların telafisi yoktur.
Bugün sorulması gereken soru şudur: Görev süresi sonunda geriye kalan nedir?
Eğer bu soruya verilecek somut bir yanıt yoksa, ortada değerlendirilmesi gereken bir başkanlık yerine boşa geçirilmiş yıllar vardır. Trabzon’un bir çok ilçesinde ne yazık ki CHP ilçe başkanları yıllarını boşa geçiriyorlar. Bu son cümleyi Trabzon kamuoyunun takdirine bırakıyorum…