61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

Karakter Dersi « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Akademisyen ve Yazar | KTÜ | Üst Klasman Temsilcisi | Bilim, spor ve fikirler paylaşılır

Prof. Dr. Ömer DALMAN (Karadeniz Teknik Üniversitesi)

Karakter Dersi

Karakter Dersi
Son Güncelleme :

27 Mart 2026 - 12:36

181 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Karakter Dersi

Türkiye’nin dünya futbolunun en büyük sahnesine yeniden dönme ihtimali çok yakın. Tam 24 yıldır Dünya Kupası’nda yer alamayan milli takımımız, Romanya karşısında alınan 1-0’lık galibiyetle finale yalnızca bir adım uzaklıkta. Sahada ter döken futbolcuları ve teknik heyeti gönülden kutlamak gerekir. Önümüzdeki Kosova maçında da aynı inanç ve kararlılıkla mücadele edeceklerine şüphe yok.

Ancak son yıllarda neredeyse her galibiyetten sonra aynı cümleyi duyuyoruz: “Tarihin en karakterli milli takımı.”

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı’nın her galibiyetin ardından milli takımı bu sözlerle tanımlaması ilk bakışta bir övgü gibi görünse de, aslında geçmişin büyük kadrolarına karşı yapılmış ciddi bir haksızlık içeriyor.

Çünkü bu ülkenin futbol tarihinde karakter denildiğinde akla gelen sayısız örnek var.

2002 Dünya Kupası’nda dünyanın en büyük futbol ülkelerine meydan okuyarak üçüncü olan kadroyu hatırlayalım. Teknik direktör Şenol Güneş ve yardımcısı Ünal Karaman yönetimindeki o takım: Rüştü Reçber, Bülent Korkmaz, Tugay Kerimoğlu, Hasan Şaş, İlhan Mansız ve daha birçok unutulmaz isimle Türk futbol tarihine altın harflerle yazıldı.

Ya 2008 Avrupa Şampiyonası…

Nihat Kahveci’nin Çek Cumhuriyeti’ne karşı attığı iki golle gelen inanılmaz geri dönüş, Semih Şentürk’ün Hırvatistan’a karşı son saniyede attığı gol… O anlar sadece birer futbol hikâyesi değil, karakterin sahadaki somut hâliydi.

Türk futbolunun hafızası bununla da sınırlı değil.

Lefter Küçükandonyadis’ten Metin Oktay’a, Turgay Şeren’den Tanju Çolak’a; Cemil Turan’dan Hami Mandıralı’ya, Turgay Semercioğlu’dan Yıldıray Baştürk’e kadar uzanan büyük bir miras var. Daha yakın dönemde Arda Turan, Burak Yılmaz, Hamit Altıntop, Nuri Şahin, Gökdeniz Karadeniz gibi isimler de bu formanın ağırlığını taşıyan oyuncular oldu.

Bugün ise o mirasın sorumluluğu Arda Güler, Kenan Yıldız ve Hakan Çalhanoğlu gibi genç yıldızların omuzlarında yükseliyor.

Ve doğrusu şu ki, bugünkü milli takım kadrosunda forma daveti alan futbolcuların gözlerindeki heyecan insanı umutlandırıyor. Davet geldiğinde şaşkınlıkla sevinen, milli formayı giymenin gururunu yaşayan bir nesil var.

Bu da karakterdir.

Ama karakter sadece bugünü yüceltmek değildir. Karakter aynı zamanda geçmişe saygı duymaktır.

Tam da bu noktada eski kaptanların sessizliği dikkat çekiyor. Yıllarca bu formayı taşıyan, “Bu forma için canımızı veririz” diyen futbolcuların bugün ortaya çıkan söylemler karşısında suskun kalması düşündürücü.

Çünkü bazen suskunluk da bir tavırdır.

Bir başka gerçek ise sahadaki futbol.

Bugünkü milli takım çoğu maçta santrforsuz bir düzenle oynuyor. İlk on birde pivot forvetin olmaması, topun rakipte daha fazla kalmasına, baskının zayıflamasına ve ceza sahasında etkinliğin azalmasına yol açıyor. Böyle bir yapıyı “tarihin en karakterli takımı” olarak tanımlamak, futbolun gerçekleriyle çok da örtüşmüyor.

Futbol yalnızca bir skor oyunu değildir.

Futbol bir kültürdür. Bir hafızadır. Bir birikimdir.

Karakter ise her galibiyet sonrası yapılan büyük sözlerle değil, geçmişe gösterilen saygı ve geleceğe bırakılan mirasla ölçülür.

Bu yüzden bir kez daha hatırlatalım:

Yaşasın 2002’nin dünya üçüncülüğü.
Yaşasın 2008’in unutulmaz mücadele ruhu.
Yaşasın bu formayı onurla taşıyan tüm efsaneler.

Ve yaşasın, milli daveti aldığında sevinçten gözleri dolan futbolcular.

Çünkü gerçek karakter; kendini övmekte değil, tarihe saygı göstermekte ve çıtayı daha da yukarı taşımakta ortaya çıkar.

*Bu yazı, ifade ve basın özgürlüğü kapsamında; kamu yararı gözetilerek kaleme alınmış eleştiri ve yorumlardan ibarettir. Kişilik haklarına saldırı veya iftira amacı taşımaz.

Prof. Dr. Ömer DALMAN

YORUM YAP

5 5 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
3 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Sebo
Sebo
20 gün önce

En karaktersiz TFF Başkanı bu tarihten önceki canla başla mücadele eden futbolculara haksızlık etmiştir
Sen önce Trabzon da rehin aldığın hakem ve hakkını yediğin kişilerin hesabını ver mafya bozuntusu …. karakter dersi verecek dünyanın en son adamı bile olamazsın

Last edited 20 gün önce by Sebo
Mustafa
Mustafa
20 gün önce

Çok güzel olmuş Ömer’im

Menderes Yunus Yarar
Menderes Yunus Yarar
20 gün önce

Sevgili hocam yazdığın yazıyı okudum çok beğendim bu zamana kadarki milli futbolculardan sadece birisi hariç gerisini tebrik ediyoruz hariç olan kişi de alpay Özalan‘dır Alpay Özalan‘ın yapmış olduğu hareketi söylememe gerek yok Türk futbolu Türk forması Türk galibiyeti bizim için her şeyden önde gelir Türkiye ve Türk milleti için kim en ufak bir iyilik cesaret başarı göstermişti hepsini yürekten kutluyorum yazılarınızın devamını bekliyorum kolay gelsin diyorum hocam

3
0
Would love your thoughts, please comment.x