DİJİTAL AJANS · MATBAA · REKLAM Markanız için güçlü bir başlangıç. Web Tasarım E-Ticaret SEO Logo Tasarım Matbaa & Baskı Projenizi Konuşalım 61medya.com.tr
BURASI
REKLAM ALANIDIR

Meşrutiyetin Üç Ölçütü: Lozan ve İmamoğlu « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Meşrutiyetin Üç Ölçütü: Lozan ve İmamoğlu

Meşrutiyetin Üç Ölçütü: Lozan ve İmamoğlu
Son Güncelleme :

27 Ekim 2026 - 9:31

0 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Lozan ile İmamoğlu dosyası arasında doğrudan bir hukuki benzerlik ya da nedensellik bağı bulunmuyor. Buna karşın her iki sorun da kamusal tartışmanın tam merkezinde aynı hayati soruda kesişiyor: İddialar ve kararlar hangi ölçütlerle doğrulanmalı, neye göre denetlenmelidir? Bir iddianın veya kararın meşruiyeti; doğrudan kaynakların güvenilirliği, usul güvenceleri ve bağımsız denetim ilkesine sadakatle sağlanır.
İlk ölçüt kaynak güvenilirliğidir. Lozan tartışmasında antlaşmanın özgün metni ve resmî arşiv kayıtları esas alınmalıdır. Yusuf Halaçoğlu’nun “12 Ada Lozan’la verildi” iddiası da bu süzgeçten geçirilmek zorundadır. Adaların İtalya yönetimine geçiş süreci 1912 Uşi Antlaşması ve Balkan Savaşları kronolojisiyle başladı; Lozan ise mevcut statüyü tanıyan ve düzenleyen bir barış antlaşmasıdır. Dolayısıyla “12 Ada Lozan’da devredildi” ifadesi, tarihsel süreci eksik ve yanıltıcı şekilde aktarır. Benzer şekilde İmamoğlu dosyasında da 19 Mart 2025’teki gözaltı, 23 Mart’taki tutuklama ve İstanbul Üniversitesinin 18 Mart 2025 tarihli diploma iptal kararı doğrudan adli ve idari belgeler üzerinden okunmalıdır. Taraf beyanları veya siyasi açıklamalar tek başına doğruluk kanıtı oluşturmaktan uzaktır.
İkinci ölçüt usul güvenceleridir. Tarihsel metinler ikincil yorumların gölgesinden çıkarılıp dönemin diplomasi kurallarıyla değerlendirilirken; güncel idari ve adli süreçlerde de kanuni dayanak, savunma hakkı ve gerekçelendirme yükümlülüğü öne çıkar. AİHM’ye yapılan başvurular gibi usulî adımlar da henüz kesin bir ihlal kararı çıkmadan, doğru hukuki terimlerle aktarılmalıdır.
Son ölçüt ise bağımsız denetimdir. Tarihsel belgenin tarafsız tarihçilerce ve belgelerle sınanması gibi, İmamoğlu dosyası da bağımsız yargı ve uluslararası mekanizmalar tarafından gerekçeli biçimde denetlenmelidir.
Tarihsel bir antlaşmayı güncel siyasete araç kılmak ile güncel bir yargı sürecini tarihsel bir tartışmaya kanıt göstermek aynı yöntem hatasında buluşur. İki olayın doğrudan hukuki bağı bulunmasa bile meşruiyet zeminindeki ortak noktası nettir: Karar hangi belgeye dayanıyor, hangi usulle alınıyor ve bağımsız biçimde denetlenebiliyor mu? Zira meşruiyet; siyasi iddialar yerine açık gerekçeler, somut kanıtlar ve bağımsız denetimle kazanılır.

YORUM YAP

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
0
Would love your thoughts, please comment.x