61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

Eğitimde Savrulma ve Siyasetin Gölgesi « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Eğitimde Savrulma ve Siyasetin Gölgesi

Eğitimde Savrulma ve Siyasetin Gölgesi
Son Güncelleme :

13 Mayıs 2026 - 19:03

5 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in St. Petersburg dönüşü yaptığı açıklamalar, Türkiye’de eğitimin istikrar yerine savrulmayla yönetildiği gerçeğini bir kez daha yüzümüze çarptı. Dün “bilimsel” gerekçelerle savunulan ara tatiller bugün kaldırılma aşamasında. Bu kadar kısa sürede değişen unsurlar bilimden ziyade karar vericilerin öncelikleri gibi görünüyor.

Daha birkaç yıl önce ara tatiller, öğrencilerin zihinsel yükünü azaltmak amacıyla pedagojik gerekçelerle getirildi. O günlerde uzman görüşleri, akademik raporlar ve çağdaş eğitim modelleri temel alındı. Şimdi ise aynı uygulama, kapsamlı bir etki analizi veya kamuoyunu ikna edecek bilimsel bir rapor sunulmadan sessiz sedasız gözden çıkarılıyor.

Bu tablo, bir yönetim zaafından öte eğitimin siyasallaşması sorununa işaret ediyor. Eğitim politikaları bilimsel gerekliliklerden ziyade siyasi tercihlere göre şekilleniyor. Her yeni yönetim, kendine ait bir “iz” bırakma telaşıyla sistemi kökten değiştiriyor. Önceki uygulamalar itibarsızlaştırılarak yerlerine yenileri getiriliyor; ancak bu yeniliklerin ömrü de bir sonraki değişime kadar sürüyor.

Sayın Bakan’a sormak gerekir: Ara tatilleri getirirken dayanak olan bilim, şimdi kaldırırken yerini hangi yeni bulguya bıraktı? Yoksa bilim, kararları meşrulaştırmak için kullanılan bir kılıf vazifesi mi görüyor? Daha da önemlisi, eğitim gibi hayati bir alan sürekli siyasi müdahalelere açık tutuluyor. Bir ülkenin geleceğini belirleyen sistem, günlük politik hesapların aracı haline gelmiş durumda.

Bugün gelinen noktada okullarımız adeta bir “yap-boz tahtası” halini almıştır. Burada yapılan her hata, telafisi güç sonuçlar doğuruyor; çünkü bu sistemin merkezinde çocuklarımız yer alıyor. Eğitimde istikrarın kaybı, beraberinde başarısızlığı getiriyor. Güvensizlik ise geleceği karartıyor. Sürekli değişen kurallar; öğrencinin, öğretmenin ve velinin motivasyonunu kırıyor, toplumun sisteme olan inancını yok ediyor.
Gerçek bir reformun yolu şeffaflık, bilimsel veri, katılımcı süreç ve uzun vadeli planlamadan geçer.

Bunların yerine günübirlik kararlar ve kapalı kapılar ardında alınan politik tercihler hakimse, bu durum reformun aksine bir savrulmadır. Bu savrulmanın adı ise “eğitimde siyasi mühendislik” olarak netleşmiştir.
Unutulmamalıdır ki eğitim, bir ideoloji alanı olmaktan ziyade bir milletin ortak geleceğidir. Milletin ortak geleceği ile bu kadar hoyratça oynamaktan vazgeçilmelidir.

YORUM YAP

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x