61Medya
Çift Yönlü Kartvizit
1000 Adet – 1200₺
Ücretsiz tasarım
Tüm illere kargo
A5 Tek Yönlü El İlanı
1000 Adet – 2300₺
Web Tasarım
Modern & özgün tasarımlar
WhatsApp: 0553 416 52 70 Mağazayı Ziyaret Et
Anadolu Basın Birliği Trabzon Şubesi
REKLAM ALANI
Markanızı
bu alanda
duyurmak ister misiniz?
Bizimle İletişime Geçin

Park mı Yaptınız Yoksa Vatandaşa Lütuf mu Dağıtıyorsunuz? « ABB 61 – Anadolu Basın Birliği Trabzon

Park mı Yaptınız Yoksa Vatandaşa Lütuf mu Dağıtıyorsunuz?

Park mı Yaptınız Yoksa Vatandaşa Lütuf mu Dağıtıyorsunuz?
Son Güncelleme :

29 Nisan 2026 - 22:52

111 Görüntüleme


Haber / Köşe Yazısını Dinle
--:--

Trabzon’da Trabzon Büyükşehir Belediyesi eliyle Beşikdüzü’ne yapılacağı söylenen çocuk parkları üzerinden koparılan gürültü, aslında Türkiye siyasetinin kronik bir hastalığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Yapılan her kamu hizmetini bir “lütuf” gibi pazarlama alışkanlığı.
Sormak lazım, bu ülkenin kaynakları kimin? Belediyeler bütçelerini nereden alıyor? Vatandaşın ödediği vergilerle yapılan bir parkı, nasıl olur da bir siyasi partinin “iyiliği” gibi sunarsınız? Ama sorunun asıl can yakıcı tarafı başka.
Denizi olan bir ilçeden söz ediyoruz. Karadeniz kıyısında, doğasıyla övünülen bir coğrafyada yer alan Beşikdüzü… Peki bu ilçede yaşayan insanlar sahilde oturup bir çay içebiliyor mu? Ailece vakit geçirebileceği, denize karşı nefes alabileceği kamusal alanlar var mı? Yok. Daha doğrusu, olması gerektiği gibi yok.
Bugün birçok Beşikdüzülü, ironik ama acı bir şekilde, denizin dibinde yaşadığı halde günlerce, hatta aylarca denizi göremeden hayatını sürdürüyor. Çünkü sahil ya erişilemez hale getirilmiş ya da kamusal kullanım açısından ihmal edilmiş durumda. Bu nasıl bir şehircilik anlayışıdır?
Bir yanda “park yaptık” diye övünen bir anlayış, diğer yanda denizle vatandaşın arasına mesafe koyan bir gerçeklik. Bu çelişkiyi görmeden yapılan her övgü, eksik değil, yanıltıcıdır.
Belediyecilik dediğiniz şey sadece bir-iki proje yapmak değildir. Kentin kimliğini korumak, doğal varlıklarını halkla buluşturmak, yaşam kalitesini artırmak zorundasınız. Denizi olan bir yerde insanların denizle bağını koparıyorsanız, orada ciddi bir yönetim sorunu var demektir.
Üstelik öyle bir anlatı kuruluyor ki, sanki iktidar partisi dışında kimse bu ülkede tek bir çivi çakmıyor. Sanki belediyeler sadece belli bir siyasi görüşe hizmet etmek için var. Sanki kamu kaynakları, seçim sandığından çıkan sonuca göre dağıtılan birer ödül.
Bu anlayış, sadece yanlış değil; demokrasiye de açıkça aykırı.
Park yapmak, çocuk oyun alanı kurmak, yeşil alan düzenlemek… Bunlar ekstra işler değil, zaten yapılması gerekenlerdir. Yani ortada alkış bekleyecek bir “bağış” değil, yerine getirilmiş bir sorumluluk vardır.
Ama gelin görün ki, en temel ihtiyaçlar bile karşılanmamışken yapılan sınırlı projeler büyütülerek sunuluyor. Oysa gerçek soru şu olmalı: Bir ilçede insanlar denize ulaşamıyorsa, sahilini kullanamıyorsa, sosyal yaşam alanları yetersizse, siz gerçekten görevinizi yapmış sayılır mısınız?
Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğu tam da burada başlıyor. Bu sadece bir park meselesi değil; bu, bir kentin nasıl yönetildiği meselesidir.
Vatandaşın parasını vatandaşa harcayıp sonra da alkış beklemek, siyaset değildir. Ama daha da kötüsü şudur. Vatandaşın en doğal hakkı olan denizi bile ona layıkıyla sunamazken, küçük projeleri “büyük hizmet” diye anlatmak, artık sadece bir alışkanlık olmaktan öte açık bir yönetim zaafıdır.

YORUM YAP

5 3 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x